• 6.02.2019 00:00
  • (1396)

 Dünya sahnesinde en güçlü aktörlerden değilseniz denge politikasından başka şansınız yok. Ötesi hamaset, oyalanma...

Örneğin Osmanlı güçlü, şaşaalı dönemlerinde dünya siyasetinde at koşturuyordu.
Sanayi Devrimi'ni yakalamayıp işler sarpa sarmaya başlayınca, en azından sırtını sağlama alacak güçlerle tekli denge politikaları oluşturmaya çalıştı.
Profesör Fahir Armaoğlu bu süreci kaba hatlarıyla şöyle tarif eder:
1700'lerin sonundan 1800'lerin son çeyreğine kadar Rus tehlikesine karşı İngiltere'yedayandık...
Daha sonra, Birinci  bitene kadar da Rus ve İngiliz tehdidine karşı Almanya'ya yaslandık...
1920- 1936 arası, Batılılara karşı sırtımızı Sovyet 'ya verdik.
Ve Faşist İtalya'ya karşı İngiltere'yle 10 yıl süren bir yakınlaşmanın ardından, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra  ile "beraberiz."

***

Yakın tarihimizdeki bu çağı yakalama hamlelerimizin tümüne ne yazık ki ideolojik yaklaşımlarönderlik etti.
İslamcılık, İttihatçılık, Batıcılık, Türkçülük, Kemalizm derken tümü yereli aşamadan hüsranla sonuçlandı.
Geçen onca yılda Türkiye ne uzadı ne de kayboldu.
Şimdi  yeni bir dönüşüm sürecinde. Sert geçecek bir dönemin işaretleri olan izolasyonun ve kutuplaşmanın belirginleştiği dünya sahnesinde aktör olmaya çalışıyor.
Bu kez işimiz daha zor. Tekli denge politikaları olsa olsa Üçüncü Dünya'nın çaresiz devletlerinin işine yarar. Artık gerekli olan, kutuplar içindeki ve arasındaki ikili anlaşmaları da içeren çoklu denge politikaları.

***

Ama umutluyuz. Çünkü bu dönemi yöneten Cumhurbaşkanı Erdoğan ideolojik bariyerleriaşıp gerçekçiliğe terfi etmiş bir lider.
Ciddi, rasyonel bir devlet refleksiyle hareket edip, kendisine ideolojik çelmeler takmayaçalışan çevrelerin ajitasyonlarını elinin tersiyle itiyor.
Rusya'yla bir anlaşma yapınca bir anda Amerikancı kesilen İslamcılara; Çin'e gidince ABD'de ikamet eden (sanırım Pensilvanya'da) değil bir kadının kayığına binen Türkçülere; ABD'nin işgalle tehdit ettiği 'da ne diyeceğini tam olarak kestiremeyen Kemalistlere bakmıyor...
İdeolojilerin değil aklının sesine kulak veren halkı ve çağı dinliyor...
Nasıl geldikleri ortada olan makamlarını, mevkilerini, etkili köşelerini kaybedince ideolojikeleştiri moduna geçen ikbal pervanelerine, yobazlara siz de kulak vermeyin.
Zira Türkiye için en gerçekçi yolun inşasında değerli enerjinize, aklınıza ihtiyaç var.