• 18.01.2013 00:00
  • (6168)

 Altı yıldır birkaç tetikçi dışında Hrant Dink’in herkesçe malum faillerinin hiçbirisine ulaşamadık.

Ama bu dava böyle bitmez.

Ne var ki Hrant yaşarken ve linç edilirken ateşe bezin döken, ancak son dönemde başımıza “arkadaş”kesilenlerin derdi bambaşka.


Rakel Dink
’in “bir bebekten katil yaratan karanlık” diye tanımladığı bu “davayı”, kişisel siyasi husumetlerinin diyetine alet eden tiplerin sesi Hrant’ın gerçek arkadaşlarınınkini bile bastırıyor.

Bireysel politik hasımlarından, Hrant’a fail yaratan karanlığın müsebbiplerine dair, geçtiğimiz günlerdeÖzgür Gündem’de harika bir yazı yayımlandı.


“Herşeyden önce ahlak”
 isimli yazısında Ayşe Günaysu“Hrant Dink’in anma programında Nedim Şener’i görmenin” dayanılmaz ağırlığını kaleme almış. Ve bakın, Hrant’ın arkadaşlarının bugün bize “arkadaş” diye önerdiği Şener tam bir yıl önce bakın Posta’da neler yazmış:


“Hükümet en kısa zamanda sorumluları yargı önüne çıkartmazsa ve bu cinayeti aydınlatmazsa, Türkiye’nin 1915’teki olaylar neticesinde hedef olduğu ‘soykırım’ sıkıntılarının üstüne, bir de Hrant Dink cinayetinin sıkıntısı, ‘Tek kişilik soykırım’ suçlamasının baskıları yüklenecektir.”

Olaylar olaylar “1915’teki olaylar”...

Hrant’ın katlini bir “sıkıntı”ya eşitlemeler...

Canı devlete emanet bir vatandaşın, üstelik de gayrımüslim diye iki kez naçar bir mazlumun katledilmesini, devletinin, ulusunun “perstiji” karşında “tali” sayan bir “arkadaş”; üstelik de Hrant’ın arkadaşı...

İnsanın “bırak dağınık kalsın. Bu saikle, bu dille aydınlatılacaksa, karanlık yeğdir” diyesi geliyor değil mi?

Tartışmalar üzerine Şener ve “arkadaşlarının” katıldığı panelde neler konuşulmuş diye haberleri inceledim.


Evrensel
 gazetesindeki Eda Yıldırımİlyas Coşkun imzalı haberde, Şener’in Hrant’ın katili “Ergenekon devletine” dair tek bir eleştirisinin bile olmadığını okudum.

Varsa yoksa siyasal iktidar!

Bir de eleştirilerini sakınmasalar da sabah akşam AK Parti’ye küfretmeyen Hrant’ın arkadaşlarına, adını anma toplantısına yazanlara çemkirme.

Elbette, geçtiğimiz çarşamba Kanal A’daki programıma konuk olan AGOS Genel Yayın YönetmeniRober Koptaş’ın da söylediği gibi AK Parti faillerin ortaya çıkartılması konusunda sonuna kadar eleştiriyi hak ediyor. Bizler de kendilerinden bunu hiç esirgemiyoruz.

Ne var ki, meşhut failleri atlayıp, yalnızca sorumluluğunu yerine getirmeyenleri “göstermek”, üstelik de “fail” diye yaftalamak neye işaret eder allahaşkına?

Ermenilerin kullandığı mekânlarda bomba patlatmayı planladıkları iddia edilen “kafesçilerin”, Hrant’ın adı geçen “harp oyunlarına” dördüncü olan Balyozcuların avukatlığını yapacaksın. Malatya’da Hıristiyan vatandaşlarımızı diri diri doğrayanlara “gık” diyeni “cemaatçi” ilan edeceksin. Yetmeyecek Hrant’ın kanlısı “kerinçeklerle, perinçsizlerle” yargılanacaksın ve hâlâ aklanmamış olacaksın. Sonra kalkıp bu yargılamalarda güçlü bir siyasi irade gösterenleri işaret edip “Katil AKP” sloganıyla tatmin olmayanları suçlayacaksın.

Evet, vay anasına sayın seyirciler!

Yine de, “sıkıntı” düzeyine indirgediği bir vahşetin aydınlatılmasını, ancak ulus-devletinin bekası için talep edenin, hele bir de faillerle volta atmışlığı da varsa, katil yerine kendisinden ya da “kedisinden” hesap soranları adres göstermesine şaşırmalı

Arkadaşımıza, Hrant’a nasıl sahip çıkacağımızı, kendilerini gayrımüslimlerin malvarlıkları ile ilgili provokatif haberleriyle de tanıdığımız şaibeli gazetecilerden öğrenecek değiliz.

Bereket, Hrant’ın, derdi “başka” olanlar ve Etyen Mahçupyan’ın muhteşem tabiriyle “parazitleri”dışında onunla tanışmış, tanışmamış milyonlarca demokrat arkadaşı var.


[email protected]