Sınır ötesi operasyonlar tabiatı gereği uzun süre alan, zor hamlelerdir. Başka bir ülkede, saha hakimiyetine sahip ve çoğu kez de kural tanımaz yollarla mücadeleye hazır örgütlere karşı, hukuk içinde ve özellikle de sivillere zarar gelmemesine hassasiyet göstererek mukabele etmek kolay değildir. Bazen birkaç metre ilerlemek ve alınan yerleri tahkim etmek beklenenden uzun sürebilir. Sonuncusu dün olmak üzere TSK’nın yaptığı açıklamalarda da bu hassasiyet açıkça görülmektedir. Devlet, her adımda, hem kendi kamuoyuna hem de dünyaya gerekli ve doğru bilgi vererek ilerlemek sorumluluğu taşımaktadır.

***

Sadece son Afrin harekatından dolayı değil, bu tecrübeye uzun süredir özellikle Kuzey Irak’ta sayısız kez yapılan PKK operasyonlarından dolayı da sahibiz. Stresi yüksek ve sonuca ulaşmanın çoğu kez bedel istediği süreçler yaşandı. Sadece Türkiye değil, başta ABD ve Rusya gibi süper güçler de benzer tecrübeler yaşadı, yaşıyor. Belki, daha sorumsuz ve kuralsız ilerlemek gibi kendilerinden menkul imtiyazları var ama bu ülkeler de kendilerine yönelen tehditlere karşı aynı zor süreçlerden geçiyor.

Bütün bunlar Afrin harekatının sahada olduğu gibi sokakta, yani kamuoyunda da sabırla ve soğukkanlılıkla yürütülmesinin gereğini ortaya koyuyor. Zaman ilerledikçe dengeler değişebilir ve müttefik veya yarı müttefik veyahut da müttefik gibi görünüp el oğuşturan ülkelerin tavırlarında değişiklikler olabilir. ABD, Münbiç bahanesiyle Afrin’de de sorun çıkarabilir veya Rusya şimdi bir yandan Soçi’de barış derken öte yandan sahada Türkiye’nin canını sıkacak tercihlere yönelebilir. İran’ın sessiz ve öfkeli tavrının nasıl seyredeceğini ise hiç bilmiyoruz. Hasılı, sınır ötesi her açıdan hassas ve riskli bir alandır…

Türkiye de bunu biliyor elbette. Ankara, nasıl ve hangi çapta bir işe girişildiğinin farkındadır. Böyle olduğu için de daha baştan prensipler ve nihai amaç açıkça paylaşıldı. PKK terör örgütünün Suriye kolu olan YPG’nin etkisizleştirilmesi ve Türkiye’ye yönelen tehdidin ortadan kaldırılması ve devamında bütün sınır boyunca bu yapının sorun olmaktan çıkarılması amaçlanıyor. Afrin’de muvaffak olunması hiç şüphesiz devamındaki harekatların kaderini olumlu yönden etkileyecektir. Bu açıdan bütün bu geniş hedeflerin kilit taşı ve anahtarı Afrin’in uluslararası hukuk kitabına uygun şekilde temizlenmesidir. Şu anda da bu yol dikkatle izlenmektedir.

***

Tabloya geniş açıdan bakıldığında görünen manzara, bize içerideki dayanışmanın güçlendirilmesi ve ortak duygu dilinin zenginleştirilmesi gerektiğini söylüyor. 11 gün geride kaldı ve neredeyse bütün ülke aynı duyguları taşıyor ve harekata mesafeli tavır koyanların büyük kısmı da hassas bir dil kullanıyor. Hal böyleyken siyasi tartışmaların böyle bir süreçte olması gerekenden çok daha sert ve hacimli olması doğru değildir. Harekatın moral ve motivasyonu açısından, farklılıklar üzerinde odaklanmanın da bir faydası yoktur.

Zeytin Dalı harekatının her aşamasında dayanışmaya ihtiyaç olacaktır. Farklı veya uyumlu her türlü bakış acısının, bir demokrasi olarak Türkiye’yi güçlendireceğini bu açıdan da unutmayalım… Sadece güçlendirmek için değil; konuşmak ve tartışmak bugünkü morali zaman ilerledikçe korumanın da bir gereğidir.

  • Abone ol