Bütün iktidarların göreve başlama süreçlerinde beklenip görülecek bir 100 gün vardır. Çoğu kez bu sürede yapılanlar devamında yapılacakların bir göstergesi veya teminatı olarak da kabul edilir. Kamuoyu, hangi sorunlara öncelik verileceği ve bunların çözümüne dair projeler ve takvimi burada görür anlar.

AK Parti iktidarlarında bu paket genel olarak acil eylem planı şeklinde açıklanırdı. Ve her defasında bu planda yer alan unsurlar hızlı bir şekilde ya kanun ya da uygulama yoluyla hal yoluna konulurdu. Erdoğan da bu planların önemini ve itici gücünü iyi tanıyan bir lider olarak baştan beri ilk ayları önemsemiştir. Bilebildiğim kadarıyla bu yaklaşım sadece 16 Nisan sonrasında “6 aylık eylem planı” hedefinde aksamıştı ama neticede o da bir iktidar belirleme seçimi değildi. Plan tam olarak açıklanamadan zaten arkasından 24 Haziran erken seçimi geldi.

Şimdi ise yeni 100 günlük plan hazırlanıyor ve yarın kamuoyuyla paylaşılacak.

16 yıldır ülkeyi AK Parti ve Erdoğan idare etmesine rağmen bu planın ‘acil’ gördüğü meselelerin ne olacağı yine de önemlidir. Neticede, yıllar içinde çözülemeyen veya çözüldüğü halde yeniden nükseden veyahut da konjonktür gereği ortaya çıkan bir dizi problem bulunuyor. Başta ekonomi olmak üzere hukuk ve diğer alanlarda yapılması gereken işler bulunuyor. Seçim öncesinde yapılan kampanyalarda bu problemlerin ne olduğuna dair çokça malzeme vardır.

***

Türkiye’nin bütün sorunları elbette 100 günde çözülemez. Bazıları çok daha uzun süre ister; bilindiği ve yaşandığı gibi bazı sorunlar da çözülemez ancak idare edilebilir. Hepsinden önemli olan topluma ve bürokrasiye çözüm mekaniğinin gösterilmesidir. İktidarın sorunların üstesinden gelme niyetinin yansıtılması hem 100 günün hem de sonrasının motivasyonudur.

Bu süreçte daha fazla fikrin, farklı düşüncelerin ve dolayısıyla daha çok elin taşın altına girmesini sağlamak çözüm sürelerini kısaltacaktır. Ehliyet ve liyakat hem acil eylem planının hem de bütün politikaların ayrılmaz parçası olmak zorundadır. Uzmanlık, tecrübe ve bilimselliği sisteme dahil etmek ülkeye zaman kazandırır. Nasıl kabine illa da partili isimlerden oluşmuyorsa, bütün bürokratik ünitelerde de çeşitlilik gözetilmelidir. 

Yeni sistemin yeniden yapılanmasına bakarak çalışma temposu en hızlı eylem planının bu seferki olacağını söyleyebiliriz. Zira, başkanlık sisteminin tabiatı gereği bazı konularda hızlı adım atılabileceğini biliyoruz. Hatta her konuda…

Şu halde, hem acil sorunların hem de zaman isteyenlerin hepsinin birden çözümünde işe yarayacak temel değerler için vakit kaybetmeye gerek yoktur. 16 yıl içinde yaşanan ağır travmaların da neticesi olarak aşınan noktaların onarımı için bundan daha büyük fırsat olamaz. Hangi sektörde olursa olsun; Türkiye’nin meselelerinin hepsiyle ilgili olan demokrasi ve hukuk bahsinde ne kadar eksik varsa hepsini birden tamamlamak için zemin müsaittir. Böylelikle, ekonomiden dış politikaya, eğitimden sosyal huzursuzluklara kadar acil veya süreli cümle problemlerin halli için zemin hazırlamaktan daha doğru bir yöntem yoktur. Bir dirhem demokrasi ve hukuk atmosferi bin problemin çözümünde fayda sağlayacaktır.

  • Abone ol