Trump, ABD Başkanlığı için adaylığını ilk açıkladığında kimse sonuca ulaşacağına inanmıyordu ve dünyayı ezberden yorumlama maharetine sahip komplocular, derin devletin adaylığa müsaade etmeyeceğini söylüyordu. Aday adayı oldu bu kez ABD’deki Cumhuriyetçi güç odaklarının adaylığı bir şekilde engelleyeceğini söylemeye başladılar. Trump yürümeye devam etti ve partisinin adayı oldu ama komplo teorisyenleri pes etmedi. Bu kez, ABD seçmeninin ülkelerini zor durumda bırakacak bir adamı asla seçmeyeceklerini ve olur da bir yanlış yapılırsa sistemin, derin devletin, derin Amerika’nın -adı her neyse- bir şekilde Trump’ı seçtirmeyeceğini, seçilse bile koltuğa oturtmayacağında ısrarla direndiler. Seçilip koltuğa oturduğunda ise teorileri birden değişti: Derin Amerika’nın planı baştan beri zaten Trump’ı seçtirmekti. Büyük oyun buydu!

Devletlerde ve dünyada olup bitenin bir çıkar ve güçler mücadelesi olduğu gerçeğini tatsız bulanların; illa da bir siyah gözlük, geniş yakalı pardesü ve ortasında büyükçe bir masa bulunan karanlık oda arayanların hayal dünyasıyla mücadele edebilmek imkansızdır. Mantık ve hakikat asla galip gelemez; zira her durumda cazip ve heyecan verici bir teori vardır. Yanlış çıkmış, çuvallamış kimin umurunda… İddialar tutmadı mı? Tutmasın. En son olan zaten orijinal plandı ve bunu aslında ilk andan itibaren biliyorlardı. Siz istediğiniz kadar olgularla, bilgiyle, akılla, mantıkla derdinizi anlatın, nafile… Komplocunun zihin konforuna ulaşamazsınız, boşa çabalamayın. 

Fransa’da göçmen gençler ayaklanıp şehirleri yaktıklarında İçişleri Bakanı Sarkozy’di. Sert tedbirlerle isyanı bastırarak siyasi kariyer yaptı ama bir yandan da insan haklarını yerle bir ederek ülkesini dünyaya karşı zor durumda bıraktı. Fransa’yı, Fransız siyasi aklını, o meşhur Fransız “hikmet-i hükümet”ini çok iyi bilen uzmanlar o sırada şöyle diyorlardı: “Fransızlar itibarlarına düşkündür ve kendilerini dünyaya rezil eden bu adamı asla cumhurbaşkanı seçmezler!” Sarkozy ilk seçimde açık farkla kazanıp cumhurbaşkanı oldu… O herkesi susturan iddia ne oldu? Şöyle oldu: “Fransa için önemli olan Fransızlardır. Asayişi seçerek, ülkedeki göçmenlere ve dünyaya mesaj verdiler!”

***

İngiltere… Derin bir akıl, asla kaybetmeyen bir oyun gücü ve gayet tabii her durumda politik asaletin değişmez merkezi. Malum, ABD dünyayı yönetir, İngiltere de ABD’yi; o kadar akıllıdırlar!

O İngiltere, Avrupa Birliği’nden çıkmak için referandum kararı aldı. Derin Avrupa ve Kraliçe’nin bilmem ne güçleri buna asla müsaade etmez dediler. Teoriye alkış... Brexit referandumuna gidildi, İngiltere derin devleti Brüksel’i sıkıştırmak için numara yapıyor dediler. Alkış... Almanlar-Fransızlar Londra’nın ayaklarına kapanır da İngiltere’yi kaybedemez dediler. Yine alkış... Ayaklarına kapanmak şöyle dursun, hem Almanya hem Fransa hem de bütün AB, “Bir an önce çıkın gidin uzatmayın” dedi. Sonrası malum, Brexit başbakan ve bakan yemeye doymadı, Avam kamarası gerçekten “avam”laştı ve hâlâ işin içinden çıkamadı. Birleşik Krallık dünyaya kepaze oldu ama dünyayı çok iyi okuyan komplo teorisyenleri “uzun bacaklı İngiliz”e asla toz kondurmadı: Dünyayla nasıl oynuyorlar ama…

Müthiş akıl, ince hesap, üstün planlama… Ortada hiçbirinin zerresi yok.. Yok ama bize göre yok. Biz faniler öyle zannediyoruz. Çünkü baştan beri plan tam da böyleydi. Nasıldı? Böyleydi!

İşte o müthiş planın, dahiyane “İngiliz zekası”nın yeni hamlesi başbakanlığa Boris Johnson gibi bir ayaklı yalan haber makinası, lafını bilmez ve asla güvenilmez bir Trump kopyasını getirmek oldu. Koskoca ada rezaletin son perdesini oynuyor ama komplo teorisyeni yine haklı: İngiliz’deki akla bak! Tam, dünyada itibar kaybettikleri anda başa sempatik ve şakacı birini getirerek herkesi şaşırttılar!

Söyleyecek çok şey var ama dedik ya nafile… Sakın ola ki akla ve mantığa itibar edip “Kim bundan sonra ABD ve İngiliz derin aklından bahsederse, gülerim” demeyin. ABD’yi, İngiltere’yi, Fransa’yı, Almanya’yı, orayı burayı yöneten ve asla yanılmaz bir akıl vardır. Umulan ve umulmayan bütün neticeler onların planının eseridir, gerisi hikayedir. Kabul edin rahatlayın…

  • Abone ol