Son haftalarda sıklaşan ekonomide defans çabalarının bir yenisi dün sabah ilan edildi.

Bankaların çıkardığı finansman bonolarının vergisi yüzde 10'dan 15'e çıkarıldı. Döviz ve altın alımlarında da vergi binde 2'den yüzde 1'e yükseltilerek, 5 kat zamlandı. Hem vergi miktarını artırmak hem de dövize erişimi sınırlamak için sert hamleler… Geçen haftanın flaş hamlesi ithalatı kısıtlayan vergi artışlarıydı malum.

Epeyidir Türk Lirası’nın çok övündüğümüz konvertibilitesini neredeyse ortadan kaldıran bir dizi karar ve uygulama da olmuştu. 

Bu tabloya bakınca sadece işlerin iyi gitmediği değil görünür gelecekte de iyi gitmeyeceğini anlamak zor değil. Vergi tahsilatı azaldı vergi lazım, döviz ihtiyacı var dövizi tutmak lazım. Swap yapamayınca kısıtlamalara yüklenmekte, eldeki hesabı tekrar tekrar gözden geçirmekten gayrı çare yok. Varsa bile bunun için hukuk, şeffaflık, öngörülebilirlik gerekiyor, o da bizde yok. Zaten uzun iş öylesi… 

Yani, defans, defans, defans…

Aynı anda siyasette ne pişiyor?

Sanki bugün yarın erken seçim varmış gibi kurultayını yapamamış -yeni- partilerin seçime katılabilmesi için ihtiyaç duyma ihtimali olan Meclis’te grup kurma yolunu kapatma girişimi. MHP Lideri Bahçeli istedi, AK Parti gecikmeden kolları sıvadı. Bahçeli dün tekrar ısrarla bunun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha söyledikten sonra AK Parti’ye destek vereceklerini açıkladı. Tasarı kanunlaşırsa -ki çok yüksek ihtimalle öyle olacak- Gelecek Partisi ve DEVA partisi bir erken seçimde CHP’den vekil takviyesi alarak seçime katılamayacaklar. İki parti de zaten böyle bir şey istiyor muydu? Duymadık ama neme lazım tedbir tedbirdir. 

Yine, defans, defans, defans…

Salgın döneminde neler yaşadık peki? Hükümet Covid 19’la mücadeleyi eksik fazla başarıyla götürüyor. Vaka sayısı yüksek olsa da sağlık sistemi bir yığılma olmadan üstesinden geldi ve ölüm oranı düşük tutuldu. Gelin görün ki bu olumlu giden atmosferde bile, belediyelerin yardım kampanyalarını engellemek dahil herşey yapıldı. Üstüne, muhalefetin alanını daraltmak maksatlı siyasi dil gerdirildikçe gerdirildi. Duyulmadık sözler kalmadı. Akla gelmeyen yollar, yöntemler gördük.  

Görünürde ofans ama gerçekte yine aynı taktik. Defans, defans, defans… Aradan kimse sızmasın diye tam defans…

Oysa herkes gibi iktidar da biliyor ki Türkiye’nin meselelerini çözebilmek için meselelerin üzerine kurallı hücum etmek, ofans oynamak gerekiyor. Ekonomide içe kapanmak değil dünyaya açılacak kuralları, yolları ve lisanı bulmak…

Siyasette yeni veya eski partileri geriletmek için onların eleştirilerini boşa çıkaracak yöntemleri izlemek…

Farklı görüşleri, farklı siyasi bakışları baskılamak değil alanlarını zecri tedbirlerle daraltmak yerine hepsiyle serbest rekabette yarışma özgüvenini göstermek…

Alan daraldıkça ülke gerilir, ülke gerildikçe ekonomiden siyasete bütün branşlarda verimlilik düşer. İktidar, iktidar olmanın avantajıyla yapabildiği yol ve yöntem değişikliklerin kazanç saymasa iyi eder. Mesela, tıpkı İstanbul seçimini iptal edebilmenin sonuçta kazanç olmadığı gibi…

  • Abone ol