Senelerdir rasyonalite yoktu, hukuk önemsenmedi, şeffaflık ihmal edildi şimdi geri dönüyoruz. Artık, gerçekle yüzleşeceğiz, hukuk reformu yapacağız, şeffaflığı gözeteceğiz. Bir sabah kalktık ve buna karar verdik! Bu yönüyle bakınca Türkiye gerçekten muazzam potansiyele sahip bir ülkedir. Senelerini boş geçiren, yüzmilyarlarca dolar kaynağını heba eden, milyonlarca insanını fakirleştiren politikalardan bir kalemde vazgeçip “Yanlış olmuş, şimdi doğrusu yapacağız” diyebilen bir esnekliğe sahibiz. Böyle, rahat, toleranslı ve kanaatkar bir ülkeye hayran olmamak mümkün mü?  

Kaybolan yıllar varsın kaybolsun… Harcanan paralar helali hoş olsun… Batan tüccar kazandığına saysın… Dayak yiyen yediği dayakla kalsın… Hapis yatan dışarıdaki günlerine şükretsin… Eğitimde boş geçen yıllar hayat üniversitesine yazılsın… Dünyada kaybolan itibar ecdadın mirasından eksilsin…  

Geri dönüyoruz artık, memleket rahat etsin. Zamandan paraya, moralden itibara en değerli kaynaklarını göz göre göre harcayan bir ülke büyüktür!  

Şimdi keşfettiğimiz gerçek nedir peki? Hukuk, şeffaflık, rasyonalite, piyasa ekonomisi vs… Zengin fakir, güçlü zayıf herhangi bir devletin zaten başka prensibi, başka yolu olabilirmiş gibi bu keşfin peşine düşmüş bulunuyoruz. Hayırlı olsun. Akıl ve mantığın geri dönüşüne kim hayır diyebilir? Ülke her dakika değer ve itibar kaybederken böyle bir haberin sedasına bile kim dudak bükebilir?  

Yürür mü yürümez mi, tatbiki mümkün olur mu olmaz mı bilinmez ama senelerdir ülkenin üzerine çöken komplo, hamaset ve beka furyası bir nebze dahi dinerse muhakkak sayısız faydası olur. Ekonomi iki puan faizle ayağa kalkacak değildir, hukuk iki kalem oynatınca itimat telkin edecek değildir. Sağlam bir ekonomi, güçlü bir hukuk sistemi için çabaladıkça çabalamak gerekecektir. Tepeden tırnağa herşeyi şeffaflaştırmak zarureti vardır ve iktidarın kendi kudretinden eksiltip o sahalara güç aktarması hiç kolay değildir. Bizatihi başkanlık sisteminin bünyesi böyle bir cömertliğe müsait değildir.  

Doğruya ulaşmak mümkün mü şüpheli lakin yanlışın ne olduğu görülmüştür. Faturası ağır, yaraları derin ve hasarı büyük olmuştur ama olmuştur. Bundan gayrı, kim söylerse söylesin, yanlış yanlıştır.  

Ben yaptım oldu, yanlıştır. 

Hızlı ve seri diye kapalı kapılar ardında alelacele alınan kararlar yanlıştır. 

Fizibilitesiz yatırım da karar da kanun da yanlıştır.  

Devletin bildiği doğrudur gerisi boştur, yanlıştır. 

Evet efendim sepet efendim, yanlıştır. 

Faiz sebep enflasyon netice, yanlıştır.  

Anayasa Mahkemesi’ni tanımam, yanlıştır.  

Yandaşım vatansever, muhalifim hain zihniyeti yanlıştır.  

İşler yolundayken benden, kötü gidince dış güçlerden, yanlıştır. 

Demokrasi olmadan da köşeyi döneriz, yanlıştır.  

Hamaset, slogan, kuru gürültü yanlıştır. 

Yanlıştı ısrar, en büyük yanlıştır.  

İki kere ikinin dört ettiğini ıskalayarak yıllar aktı, fırsatlar uçtu gitti. Tek kuruş harcamadan üstüne kazanarak ve yılları boşa geçirmeden de gerçeği görür, yanlışı görebilirdik ama nasip değilmiş! 

  • Abone ol