• 14.04.2015 00:00
  • (2280)

 TSK’nın Ağrı’da olanlarla ilgili yaptığı açıklamalar son zamanlarda yaptıklarıyla birleştiğinde cevaplanmaya muhtaç birçok soru akla geliyor. Aklıma gelen soruları sırayla sormaya başlayayım:


-Orada bulunan ve askerlere “Sizlere insanlık dersi vereceğiz” diyen vatandaş (Kürt) ne demek istiyor?

-Yaralı askerler neden vatandaşlar (Kürtler) tarafından diğer askerlerle yardımlaşılarak taşınıyor?

-Madem bir tür savaş yaşanmış, bir ordu yaralılarını almadan nasıl bölgeyi terkediyor?


- “Bizi suçlu görebilirsiniz ama biz görev icabı buradayız” diyen asker aslında ne demek istiyor? Neden “suçlu” görülme olasılığı var. Nasıl bir suç işlemiş olabilirler ki?

Hele hele olaydan sonra TSK’nın yardıma gelen vatandaşlara (Kürtlere) yaptığı teşekkür açıklamasına ne demeli? Yardıma koşan vatandaşların (Kürtler) bu davranışları “Türk askerine olan bağlılığa ve sevgiye” ve de “milletimizin birlik ve beraberliğinin güzel bir örneğine teşkil etmiştir” demesi nasıl bir açıklamadır?

Bu açıklama karşısında akla şu sorular da gelmiyor mu?

-Orada bulunan ve askerlere, “Sizlere insanlık dersi vereceğiz” diyen vatandaşın (Kürt) sözlerindeki “sizler” (konuştuğu kişi bir Türk askeri olduğuna göre) kime işaret ediyor olabilir ki?

-Bu durumda TSK’nın açıklamasındaki, “...vatandaşlarımızın (Kürtlerin) yaralı askerlere yardım yapması “Türk askerine olan bağlılığa ve sevgiye” mi işaret ediyor, yoksa kısa bir süre önce üzerlerine bomba ve kurşun yağdırmış olmasına rağmen, yaralı Türk askerlerini kurtarmayı bir görev bilen vatandaşlarımızın (Kürtlerin) insanlığına mı işaret ediyor?

-Efkan Ala kimdir? Eski bir İçişleri Bakanı değil midir? Yani artık “eski” bir bakan. Buradaki “eski”, “artık görevde olmayan”, “bir önceki dönemde görevde olan” anlamına geldiğine göre nasıl oluyor da bu bakan sözkonusu olayla ilgili ilk açıklamayı yapabiliyor?

-Bu “eski” bakana bu bilgiyi kim ya da kimler vermiş olabilir? Eğer bu bilgi “askerler” tarafından verilmişse hangi yetkiye dayanılarak bu yapılmıştır. Aynı şekilde eğer şu an görevde olan “bakan” ya da “içişleri yetkilileri” bu haberi “eski” bakana vermişlerse, onlar hangi yetkiyle bunu yapmışlardır?

Bunlar benim aklıma gelenler. Aslında insan soruları sorarken bir ölçüde cevapları da vermiş oluyor ve sanıyorum benim cevaplarım da bu sorularda içerilmiş durumda.

Doğrusu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın askerlerden “Aldatıldım!” diyerek özür dilemesi sonrası askerlerin yaptığı bazı açıklamaların soru işareti yaratmakta olduğuna dikkat çekmek istiyorum. Bu soru işaretleri benim için - tabii ki yalnızca bu değil- Öcalan’ın Newroz mektubunda “Eşme ruhu” değinmesi karşısında yaptığı açıklamayla başladı. O açıklamadaki, gereksizlik, sertlik, siyasetin konusu haline gelmiş kadim bir sorunla ilgili nereden çıktığı belli olmayan tarafgirlik, bütün bunlar askerin “çözüm sürecinde” topa girmek mi istiyor diye sormayı anlamlı kılıyordu. Şimdi ise Ağrı olayıyla ilgili bir adım daha atmış durumdayız. Çünkü bildiğimiz bir şey varsa, o da; bu olayın, HDP’nin hiç işine yaramayacak, onu Batı’daki vatandaşlarımız nezdinde şaibeli hale getirecek bir olay olması. Bu nedenle de olayı PKK yapmış iddiası inandırıcı bir iddia değil.

Yazıyı yine sorularla bitireyim: Asker sahiden topa mı girmek istiyor? Yoksa AKP iktidarı düşmemek için askere mi sarılıyor? Yoksa, nasıl olduysa sümen altına gitmiş Ergenekon mu uyanıyor?

Sanıyorum bu soruların cevapları günler 7 Haziran’a yaklaştıkça daha açık hale geleceklerdir.