• 4.11.2013 00:00

 Tarihimizde epey askerî darbe ve darbe teşebbüsü var. Ama ben size daha önce hiçbir yerde duymadığınız, okumadığınız bir darbe girişimini anlatacağım.

1914 Eylül ayında TalatEnverCemal ve Halil Menteşe başta olmak üzere İttihatçıların savaş yanlısı ekibi tarafından planlanan, ama daha sonra yapılmasına gerek kalmadığı için vazgeçilen bir darbe girişimi.

Aslında yıllardır yazmak istiyordum bunu.

Balyoz Darbe Planı sırasında yazacaktım; askerî darbe planlamalarındaki gelişme ve değişmeleri biraz şaka ile karışık anlatmak amacıyla.

Bugüne kısmetmiş.

Şimdi yazmamın nedeni, bu günlerin Birinci Dünya Savaşı’na resmen girdiğimiz günler olması. Pek kimse yazmadı; yazdı ise de ben görmedim. Unuttuk galiba...

Gerçi herkes bilir ama hatırlatmak babından tekrar edeyim: Ekimin sonunda, bize hediye edilen ve adları Yavuz ve Midilli olarak değiştirilen iki Alman savaş gemisi Karadeniz’e açılır, Ruslara saldırır, sonra da kasım başı ile birlikte sırayla Rusya, İngiltere bize savaş ilan ederler.

Biz de Cihat ilan ederek onlara karşı savaşa girdik.

Benim zamanımda okullarda “savaşa girmeye mecburduk”; “biz istemiyorduk ama bizi zorla soktular” gibi masallar okuturlardı.

Ya da, “Alamancı Enver, kimseye haber vermeden memleketi savaşa sürükledi” falan gibi şeyler. Şimdi neler anlatıyorlar bilmiyorum.


Bunların hepsi palavra
 elbette. Ne biz zorla sokulduk savaşa ne de her şey Enver’in başının altından çıktı. Hele Enver’in başına buyruk hareket ettiği tam bir yalanOnun bu denli günah keçisi hâline sokulmasının bir nedeni Mustafa Kemal.


Enver’den nefret ettiği için böyle bir tarih yazımının ortaya çıkmasını teşvik etti.

Eklemek gerekir ki, Talat, Cemal ve Halil Menteşe gibi İttihatçılar da, anılarında savaşa niçin girdiğimiz konusunda epey yalan söylediler.

Savaşa niçin ve nasıl girdik konusunda tarihî hakikat nedir kısmı kendi başına ayrı bir konu.

Biz, 1914 Eylül’ündeki darbe girişimi ve planına bakalım.


Okuyacağınız metin bir Alman belgesi.
 Hans Humann adlı Alman Askerî Ateşe tarafından kaleme alınmış.

Hans Humann, savaş yıllarında Alman Büyükelçiliği’nde görevli idi ve bugünkü deyimle, Osmanlı ve Alman “derin devletleri” arasındaki “gizli” bağlantıyı sağlıyordu. Taraflar resmî kanaldan iletemeyecekleri haberleri onun üzerinden birbirlerine iletiliyorlardı.

Humann’ın elinde bu nedenle son derece önemli, başka yerde kolayca bulunamayacak belge ve bilgiler mevcut.

Bu belgeler, yine büyük bir Türk dostu, Birinci Dünya Savaşı yıllarının Türk-Alman Dostluk Derneği’nin kurucusu Alman Ernest Jack arşivi arasında bulunuyor. Onun Yükselen Hilal adlı, Türklere övgü dolu kitabını çok kişi bilir.

Ernest Jack’in arşivi şu anda Amerika’da, Yale Üniversitesi’nde.

Darbe planını nasıl okumanız gerektiğine ilişkin ek bir bilgi daha vereyim.

1914 yaz ayları itibarıyla İttihat ve Terakki içinde açıktan savaştan yana olan ve savaşa girmek için çırpınan bir kanat vardı. Cemal Paşa biraz geç, eylül başları gibi katıldı bu gruba. Grubun dört lideriTalatEnverCemal ve Halil Menteşe idi. Doktor Nâzım ve Bahaettin Şakir’in tutumları ise ayrı bir mevzu ama darbe işinde onlar da var, “kambersiz düğün olmaz” misali.

Hükümet içinde, başta Maliye Bakanı Cavit Bey olmak üzere savaşa girmek istemeyen ciddi bir ekip var ve hükümetin savaş kararı almasını geciktiriyorlar. Bu durum savaşa bir an önce girmek isteyen ekibi çok sinirlendiriyor.

Almanlar zaten, 2 Ağustos 1914 tarihinde imzaladıkları gizli antlaşmadan beri çok sabırsızdırlar ve Osmanlı Hükümeti’nin bir an önce savaşa girmesini istemektedirler.

İşte darbe bu koşullarda, Hükümet’in savaş karşıtı kanadına karşı hazırlandı.

Biraz arkası yarın gibi oldu ama yer kalmadı, planı perşembeye günü aktarayım.


[email protected]