• 27.02.2015 00:00

 Eğer siz katılmamış olsaydınız, şahsıma yönelik kin ve nefret kampanyasını ciddiye almaz güler geçerdim. Hem size hem de tüm CHP camiasına seslenmek istiyorum.

Aleyhime yürütülen kampanyaya neden olan ve sizden cevap vermenizi rica edeceğim soru şu:

MHP’ye yakın bir Türk kuruluşunun toplantısına giden ve orada Yeşiller’in görüşünü anlatan bir kişi Yeşiller Partisi’nden atılmalı mıdır? Buna “evet atılmalıdır” diye mi cevap veriyorsunuz?

Eğer, MHP’yi 70’li yılların MHP’si olarak görüp, ona yakın kuruluşların toplantısına gidenlerin partiden atılmasını destekliyorsanız, CHP’yi zor durumda bırakmış olmayacak mısınız?

Son yıllarda, MHP ile birçok konuda anlaşmakta ve ortak çalışma yürütmektesiniz, öyle değil mi?

Yerel seçimlerde, MHP’li Mansur Yavaş’ı Ankara Belediye Başkan adayı gösterdiniz!

Cumhurbaşkanlığı seçiminde MHP ile ortak hareket ederek Ekmeleddin Bey üzerinde anlaştınız!

Sayın Kılıçdaroğlu defalarca Kurt işareti yaparak MHP tabanına sevgi dolu mesajlar gönderdi!

Bazı seçim toplantılarında insanlar MHP ve CHP bayraklarını birlikte salladılar!

Meclis’te, şu anda MHP ile birlikte iç güvenlik yasasını çıkartmamak için beraberce çalışıyorsunuz!

Yanlış anlamayın, bu yaptıklarınız doğru veya yanlış anlamında bir şey söylemiyorum. Tam aksine, demokratik bir rejimde olması gereken, son derece normal bir şeyi yapıyorsunuz; anlaştığınız bir parti ile beraber hareket ediyorsunuz. Benim tavrım önemli değil; önemli olan bunların demokratik teamüller içinde normal şeyler olup olmadığı.

Ben de zaten Yeşiller’e bunu yazdım. MHP, Meclis’teki AKP, CHP ve HDP gibi partilerden bir tanesidir dedim. Biraz eksik biraz fazla… Yoksa öyle değil mi? Yanılıyor muyum?

Şimdi bu denli içli dışlı olduğunuz, beraber çalıştığınız MHP’ye yakın bir kuruluşun toplantısına gitti diye bir insanın partiden atılması sizce tuhaf değil mi?

Daha da önemlisi, bunları yazdım diye benim aleyhime kampanya yürütülmesi tuhaf değil mi? Ve daha da tuhafı sizin de bu kampanyaya katılmanız değil mi? Ortada anlaşılması gerçekten zor bir durum yok mu?

Galiba bu tuhaflıkları şöyle sonlandırmak gerekir; Sayın Tekin ve Pavey sizden bir ricam olacak. Lütfen Hamburg Yeşiller Partisi’ne bir mektup yazın ve MHP’nin, aranızda görüş ayrılıkları olsa bile birçok konuda beraber çalıştığınız bir parti olduğunu bildiriniz.

Mektubu bana yollayabilirsiniz, ben de iletirim. Böylece Yeşiller, arkadaşımı partiden atma tuhaflığına bir son verirler. Hem aleyhime yürütülen bu saçma kampanya da bitmiş olur, hem de CHP gereksiz yere zan altında kalmaktan kurtulur. Aksi durumda, “faşist bir partinin ortağı” olacaksınız!

Bir sözüm de, 70’lerdeki cinayetleri ile yüzleşmediği diye MHP’ye yakın bir kuruluşun toplantısına giden bir insanın Yeşiller Partisi’nden atılmasını savunan kişilere… Gerçekten söylediklerinizde ciddi misiniz? O zaman CHP, MHP ile ortaklık yaptığında niçin barikatlara geçmediniz? Belki çoğunuz Ekmeleddin İhsanoğlu ve Mansur Yavaş’a oy verdiniz! CHP’ye göstermediğiniz öfkeyi benim Yeşiller Partisi’ne yazdığım bir mektuba göstermenizde bir tuhaflık yok mu?

Eğer MHP geçmiş cinayetleri ile yüzleşmediği için, ona yakın bir kuruluşun toplantısına giden partiden atılacaksa, o zaman bu tavrın 2000’lere kadar siyasi cinayetler işleyen PKK’ya ve bu cinayetlerle yüzleşmeyen onun siyasi temsilcisi HDP’ye; Ermeni ve Dersim Soykırımları başta, Cumhuriyet dönemindeki birçok suçun sorumlusu CHP’ye de yayılması ve bu partilerin toplantılarına gidenlerin de Yeşiller Partisi’nden atılması gerekmez mi? Yoksa bunların cinayetleri, “istemezdik ama zorunluydu” veya “vatan savunması” cinsinden şeyler mi?

Geçmişteki cinayetleri ile yüzleşmemiş bir partinin toplantısına gidenler Yeşiller Partisi’nden atılmalıdır” ilkesini savunursanız, Yeşiller’e üye olacak insan bulamazsınız; çünkü Türk’ü, Kürd’ü, Alevi’si ile bu toplum kendi geçmişiyle yüzleşmek konusunda ciddi sorunlara sahip! Yoksa öyle değil mi?

Ama itiraf edeyim, AKP, MHP, CHP ve HDP (PKK) dâhil tüm ama tüm siyasi partilere, geçmişteki işledikleri suçları esas alarak bakmak ve buna göre tavır geliştirmek fikrini çok sevdim. İsterseniz işe oradan başlayalım.

Ermeni Soykırımı’nın yüzüncü yılı bir sembol olsun; örneğin MHP konusunda çok hassas olduğunu anlaşılan Avrupa Alevi Federasyonu Avrupa çapında Ermeni Soykırımı’nı kınayan büyük bir toplantı düzenlesin ve Türk’ü, Kürd’ü, Alevi’si ile tüm toplumu Ermeni Soykırımı’yla ve siyasi partileri de geçmiş cinayetleriyle yüzleşmeye davet etsin. Böylece hem yıllardır hasır altına atmak için çok özel çaba harcadıkları Ermeni Soykırımı diye bir gerçeğin var olduğunu öğrenirler hem de soykırım inkârcılarıyla düşüp kalkmaktan kurtulurlar. Böylece MHP cinayetleri konusunda da ciddi olduklarını anlarız. Ben de, söz veriyorum, Yeşiller’e “MHP, 70’lerin MHP’sidir, arkadaşımı partiden atabilirsiniz”, diye mektup yazarım!

[email protected]