İranlıların seçim mesajı: Sizi istemiyoruz, gidin artık!

  • 22.06.2013 00:00

 2013 Cumhurbaşkanlığı seçimleri sürecinde İran sokaklarında yaygın olan bir espri durumu çok iyi özetliyordu: “Diğer ülkelerde insanlar cumhurbaşkanını seçmek için sandığa gidiyor, bizdeyse birilerini seçtirmemek için!” Reformcu adayların daha baştan veto edildiği bir “meze tabağına” oy vermesi beklenen İranlılar, tamamı muhafazakâr ve güvenlik bürokrasisi kökenli diğer adayları istemedikleri için “Ilımlı-Merkezci” aday Hasan Ruhani’yi “ister gibi yaptılar”.

Seçim kampanyasının başında Reformcuların büyük bölümü oy vermeye niyetli değillerdi, son derece kötümser bir hava vardı. Toplumsal hareketlerin hararet kazanması veya gerilemesinin psikolojiyle ne kadar ilgili olduğunun yeni bir örneğini görmek isteyenler, İran seçimlerini ve sonrasını izlemeye devam etmeliler. Devletleri en çok sıkan da bu olmalı: “Uyuyan Devin” ne zaman uyanacağını kestirememek!

Ruhani, “siyasi tutukluların serbest bırakılması” “dünyayla kavgalı olmama gereği”vurgularında öne çıkan “itidal” çağrılarının yanına, “yolsuz ve beceriksiz ekonomi yönetimi neticesinde yüzde 40’lara varan enflasyon” gibi can yakıcı gerçekleri de ekleyince, İran sokakları yeniden hareketlendi. Gezi Süreci nedeniyle İran’ı unutan bizler şimdi anlıyoruz ki, İran’daki kampanya hararetlendikçe, 2009’da Yeşil Hareket’i sürükleyenler yeniden sokakları şenlendirmeye başladılar.

Ülkemizde yaygın bir kanı, Reformcuların “tuzu kuru orta sınıflardan” oluştuğu yönünde ki bu bakış açısı son derece hatalı. Reformcular sadece Tahran’da güçlü değiller. İran coğrafyasının dış çeperlerinde yaşayan etnik ve dinî azınlıklar ve onlara mensup milyonlarca yoksul da kendilerini Reformcu söylemlere ve adaylara yakın hissediyor. Ülkede yüzde 50 gibi bir oranda kalan Farsi“çoğunluk”, ülkenin iç bölgelerinde yoğunlaşmış durumda. İran’ı asıl birleştiren unsur Şiilik.

Geçmiş seçimlerin gösterdiği basit bir gerçek var: Tahranlılar ve azınlık vilayetlerindekiler seçimlere yüklendiklerinde (ve hile yapılmadığında!) Reformcular kazanıyor. Başka bir ifadeyle söylersek, İran orta sınıfı ve azınlıklarından oluşan Reformcu ana gövdeye, yüzde 60’lara ulaşan gıda enflasyonuyla boğuşan kent yoksullarını da eklediğinizde, büyük bir memnuniyetsizler cephesi ortaya çıkıyor.

Şimdi herkes “bundan sonra ne olur” sorusuna yanıt arıyor.

Bazı ihtimalleri kısaca ele alalım:

Molla kökenli olan yeni Cumhurbaşkanı Ruhani de İran’ın güvenlik bürokrasisinin önemli isimlerinden. Ruhani, Hamaney’e bağlı Milli Güvenlik Yüksek Konseyi üyesi ve eski bir nükleer müzakereci. İran ekonomisini yıkım noktasına getiren uluslararası yaptırımların hafifletilmesi yönündeki girişimleri, Hamaney tarafından desteklenecektir.

Ruhani’yi bekleyen başka bir sorun da, 2009’dan sonra hapislere doldurulan veya ev hapsinde tutulan Reformcular. Ruhani, bu isimlerin serbest kalmaları gereğinden bahsetti ama karşısında son derece muhafazakâr bir Meclis var. Ruhani hem bu Meclis’le hem de Hamaney’in Muhafazakâr Derin Devleti’yle mücadele etmek zorunda.

Ruhani, İran’ın son zamanlarda iyice törpülenen Cumhuriyetçi geleneğini yeniden canlandırmak istiyorsa cesur davranmalı ve İran toplumunun aktif desteğini almalı. Bir önceki Reformcu Cumhurbaşkanı Hatemi, yoğun halk desteğine rağmen kilit konularda çok fazla tereddüt göstermiş, bunu sezen Derin Devlet de büyük bir tasfiye operasyonuna girişmişti. Ruhani’nin böylesi çetin bir mücadeleye girişebilmesi, aktif bir İran toplumunu yanında görmesi ve değişen ve değişecek güç ilişkilerini de dikkate alarak bu yeni dalganın üzerinde oturmaya karar vermesiyle mümkün...

İran’la ilgili az bilinen bir gerçek de din adamları arasında Reformcu veya ılımlı adayların çok büyük destek gördükleri. Sözgelimi dinî medreselerin şehri Kum Eyaleti’ndeki seçimleri Ruhani açık ara farkla kazandı. İran’da Ruhani Önder’in seçiminden sorumlu Uzmanlar Heyeti çok büyük önem taşıyor. Ruhani Önder’i seçme ve gerek gördüğünde görevden alma yetkilerine sahip bu Heyet’in bir sonraki seçimleri 2015’te yapılacak. Seçimler sekiz yılda bir yapılıyor ve halk, din adamları arasından uygun gördüğü isimleri Uzmanlar Heyeti’ne gönderiyor.

 Bu Heyet, Hamaney öldüğünde veya iş göremez hâle geldiğinde daha ılımı bir ismi seçerse, İran’da yukarıdan aşağıya domino etkisi yapacak değişimler olabilir. Mevcut yapıda Ruhani Önder tüm siyasi gücün yüzde 75’ini elinde tutuyor. Şimdiden kılıçların bilendiğini ve Uzmanlar Heyeti’yle ilgili büyük bir satrancın başladığını söyleyebiliriz.

Başka bir yazıda da Reformculara yakından bakmaya çalışacağım...


[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.