AKP ve CHP’nin demokrasi paketleri

  • 5.10.2013 00:00

 Normal bir demokraside basının büyük bir bölümü, Ana Muhalefet Partisi CHP’nin ağustos ayında açıkladığı Demokrasi ve Özgürlükler Bildirgesi’ne daha fazla yer ayırır, yapıcı eleştirilerde bulunurdu. Yine işleyen bir demokraside İktidar Partisi, CHP’nin önerilerini TBMM’de ve özellikle Anayasa Komisyonu’nda değerlendirmeye alır; benzeşen önerileri birleştirme yoluna giderdi. Tabii maksat üzüm yemekse...

Bunlar yapılmayınca tuhaf bir durum ortaya çıkıyor: AKP’nin “muhalefet beni yalnız bırakıyor” diyerek reform yapmaya gönülsüz olduğu kimi hayati konularda, CHP somut ve ileri öneriler sunuyor. Bu durumda AKP’nin, “toplam seçmenin yüzde 75’i artı BDP desteği var” diyerek çok daha cesur olması gerekmez mi? Belki de reform konusunda tutucu ideolojik rezervleri olan parti AKP’dir?

Sahiden de Habur Süreci’nde yaşananlar AKP’ye, “reform yapmak isteyen ama devletin seçilmiş ve seçilmemiş seçkinlerince engellenen parti” mazeretini sunmaktaydı. CHP, AKP’ye demokratik standartların yükseltilmesi üzerinden muhalefet ettiğindeyse, AKP’liler ciddi biçimde bocalıyorlar. Kılıçdaroğlu ve kurmayları, AKP’nin Demokrasi Paketi’ne bu kavrayış üzerinden eleştiriler getirirken, elbette bu meşru duruşu kavrayamayan bazı CHP’liler de var. İşte onlar yaklaşan seçimlerde AKP’nin en büyük umudu...

CHP’nin Bildirgesi’nde olumlu ve eksik gördüğümüz unsurlara gelince, seçim barajının yüzde 3’e indirilmesi önerisi en fazla akıllarda kalanı. CHP, milletvekillerinin liderlerce değil, halk tarafından seçilmesi için SPY’de yapılacak değişikliklere de yeşil ışık yakıyor. Bildirge’de Düşünce, İfade ve İnanç Özgürlüğü ve bunları tamamlayan Toplantı, Gösteri ve Örgütlenme özgürlükleri alanında daha ileri düzenlemeler yapılması öneriliyor.

Din ve İnanç Özgürlüğünü Koruyup Her İnanca Eşit İmkân Tanıyalım başlıklı 5. Madde’de, cemevlerinin ibadethane sayılması öneriliyor. AKP’nin ısrarla statükocu davrandığı bu meselede bırakın CHP’yi, MHP’nin ve BDP’nin desteğini almak da mümkün. Kaldı ki çok sayıda İslami gurup da bu meselede AKP’den daha ileride.

İktidarın bu alanlarda son dönemde gösterdiği asayişçi refleksler hatırlandığında, CHP’nin önerileri daha da önem kazanıyor. CHP, bu maddelerin ruhuyla uyumlu biçimde hareket ederek, başörtülülerin hakları konusunda bazı somut önerilerde bulunabilirdi. Böylece “başörtülülerin hakkını savunan AKP ve Alevilerin hakkını savunan CHP” algısına yansıyan “kendine Müslüman” tavrın ötesine geçebildiği inancını yaratabilirdi.

Bildirge’de Kürt sorunuyla ilgili daha çok sembolik algılanabilecek öneriler de var: Nevruz’u Resmî Bayram İlan Edelim, Uludere’nin Hesabını Soralım, Diyarbakır’a Cezaevi Değil Müze Yakışır, Mayınlı Arazileri Temizleyip Topraksız Köylülere Dağıtalım başlıklarıyla kaleme alınan 14-17. maddeler, geçmişe göre olumlu olmakla beraber, anadil meselesine dokunulmaması dikkat çekiyor.

Yakın zamanda CHP’de bu konuda bir gerilim ortaya çıkmış, Kılıçdaroğlu, Anayasa Komisyonu üyesiAtilla Kart’ın konuyla ilgili anayasa önerisi lehinde duruş sergilemişti. Anadil konusunda AKP’nin anayasal güvenceden uzak duran tavrı anımsandığında, CHP’nin Komisyon’daki resmî duruşunun nispeten olumlu olduğunu teslim etmeliyiz. AKP, bu konuda anayasal bir düzenleme yapmaya heves etseydi, sadece BDP’nin değil CHP’nin de desteğini alabilecekti.

Daha önce bu köşede, CHP’yi eleştirmek ve itibarsızlaştırmak arasındaki farka işaret etmiş, tercihimizi birinciden yana yapacağımızı vurgulamıştık. AKP’yi daha özgürlükçü ve demokratik projelerle eleştirme arayışlarına desteğimiz devam edecek...


[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.