Gençler siyasete ilgisiz mi

  • 17.12.2013 00:00

 Gençlerin siyasal katılımlarıyla ilgili yapılan niceliksel araştırmalar genellikle olumsuz sonuçlar verir. Buradan yola çıkarak gençlerin toplumsal sorunlara ve siyasete ilgisiz oldukları sonucu çıkarılabilir mi? Bana göre ilgisizlikten ziyade, mevcut siyasal aktörler ve gençler arasında karşılıklı işleyen bir ilişki kuramama sorunu var. Meselenin önemli bir boyutu, mevcut siyasal aktörlerin gençliği yakalayacak pratik ve söylemlere sahip olmamalarından kaynaklanıyor. Bu genelleme sistem partileri kadar, sistem karşıtı partiler için de geçerli görünüyor.


Önce bazı verileri paylaşalım: 2007-2009 arasında TÜSES adına, niceliksel ve niteliksel ayakları olan bir Gençlik ve Siyaset araştırması yapmıştık. Benzer araştırmalarda görüldüğü gibi, gençlerin yüzde 4’lük bir kesimi siyasi partilerle üyelik ilişkisine sahipken, yaklaşık yüzde 10’u partilerle aktif ilişki içerisindeydi. Yine yüzde 10’luk bir kesim, “siyasetle çok yakından ilgilendiklerini” vurgulamıştı.

2008’de Arı Hareketi’nin düzenlediği benzer bir araştırmada, yüzde 4,5’luk bir kesit STK üyesiyken, yüzde 7,2 “internet yoluyla bir protesto eylemine katıldığını” paylaşmıştı. Bu son oranın zamanla arttığını, Gezi direnişinde de zirve yaptığını söyleyebiliriz.

Bizim yürüttüğümüz araştırmada “siyasi partilerde çalışarak hiçbir sorunu çözemezsiniz” diyenler yüzde 43’ken, “siyasi partilerin demokratik yönetime sahip olmadıklarını” düşünenler de yüzde 35’lik bir orana sahiplerdi. Benzer araştırmalarda yüzde 50 civarında bir kesimin seçimlerde oy kullanmadıkları anlaşılıyor.

KONDA’nın Gezi direnişi sırasında katılımcılar arasında yaptığı araştırmada, “yarın seçim olsa hiçbir partiye oy vermem” diyenlerin ve “kararsızların” toplamda yüzde 47 görünmesi de bu sonuçlarla çelişmiyor. Gezi’nin en hararetli zamanlarında bile oy vermem diyenlerin oldukça yüksek çıkması, siyasete ilgisizlikle açıklanamaz.

Yine de Gezi’de aktif olan kesimin büyük çoğunlukla, Bekir Ağırdır’ın “Modernler” dediği, toplumun üçte birlik kesiminden geldiklerini unutmayalım. Ağırdır, KONDA’nın Hayat Tarzları araştırmasından yola çıkarak, modernler arasında “Endişeli Modernler”, “Mazbut Modernler” ve “Muhafazakâr Modernler” şeklinde üç alt gurup tanımlıyor.

Eğitim ve gelir seviyesi Türkiye ortalamasının üzerinde olan Endişeli Modernlerin yüzde 70’i CHP’ye oy veriyor. Mazbut Modernlerin gelir seviyeleriyse ülke ortalamasıyla aynı. Üçte biri Alevi olan Mazbut Modernlerin, en laik ve en kötümser hayat kümesini oluşturdukları görülüyor. Endişeliler, İstanbul Gezi’de daha ağırlıklıyken, Türkiye genelinde Mazbut Modernlerin çocuklarının daha görünür oldukları söylenebilir.

Gezi’de aktifleşen gençlerin, AKP’nin giderek otoriterleşmesi karşısında ciddi bir varoluş endişesi taşıdıkları ve siyasallaşmalarında bunun belirleyici olduğu iddia edilebilir. Bu nedenle bundan sonra da siyasetle aktif biçimde ilgilenebilecekleri tahmin edilebilir. Özal’lı yıllardan bu yana bu gençlerin aileleri, çocuklarını siyaset dışında tutarak ekonomi alanına yönlendirme stratejisi izlediler.

Ne var ki siyasal güç ihmal edilerek, salt iktisadi veya kültürel alana yoğunlaşma stratejisi artık tehdit altında. Geziciler, siyasal güç elde etme zaruretini daha yakıcı biçimde hissetmiş olabilirler. Hürriyet gazetesinin Gezicilere vermiş olduğu destek, 1980’lerin sonunda asla tahayyül edilemezdi. “Evladım sen karışma” devrinin kapanıp kapanmadığını hep beraber göreceğiz...


[email protected]

http://www.taraf.com.tr/yuksel-taskin/makale-gencler-siyasete-ilgisiz-mi.htm

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.