CHP ve İstanbul’un seçimi

  • 5.04.2014 00:00

 CHP 1973 ve 1977 yerel seçimlerini yüzde 64 ve 59’la kazanmıştı. ANAP’lı Bedrettin Dalan, 1984 yerel seçimlerinde yüzde 49 oy alırken, SODEP artı HP’nin toplam oyları yüzde 36’da kalmıştı. SHP toparlanma işaretleri verdiği 1989 yerel seçimlerinde, İstanbul’u yüzde 36 oyla kazanmıştı. 1989’da DSP dâhil solun toplam oyları yüzde 48’i bulmuştu. İşte ne olduysa bundan sonra oldu.

SHP, yerel yönetimlerde hızla değişen İstanbul sosyolojisinin bütün bileşenlerini tatmin edebilecek bir başarı sergileyemedi. DYP ile yapılan koalisyon ortaklığının sosyal demokratları bir alternatif olmaktan çıkarması, RP’nin önünü açmış oldu.

1994 yerel seçimlerinde RP’li Erdoğan yüzde 25’le ipi göğüslerken; SHP, CHP ve DSP’nin toplam oyları yüzde 34’te kaldı. Sosyal demokratların 1999 ve 2004 yerel seçimlerindeki toplam oy oranları da yüzde 34 olacaktı.

İstanbul’da canlanma işaretleri, 2009’da Kılıçdaroğlu’nun adaylığı sırasında gerçekleşti. CHP oyların yüzde 37’sini almayı başardı. Yaşam tarzı tartışmalarına sıkışmayan canlı bir kampanya yürütülmüş ve bunun karşılığında da hafife alınamayacak bir sonuç elde edilmişti. CHP’nin 2014 yerel seçim performansını, bu veriler eşliğinde değerlendirmekte fayda var.

Elimizdeki verilere göre Sarıgül, AKP’lilerden oy alma vaadini gerçekleştirememiştir. Seçim yenilgisinin temel sebebi de budur. 2011 genel seçimlerinde CHP’nin İstanbul’daki toplam oyu yüzde 31,2’ydi. 2014 yerel seçimlerinde İstanbul’un belediye meclis seçim sonuçlarına baktığımızda, CHP’nin oyunun yüzde 36,7’ye yükseldiği görülecektir. Sarıgül, CHP’nin oylarının üzerine sadece yüzde 3,3 ekleyerek, yüzde 40’a ulaştı. Sözkonusu yüzde 3,3’ün de MHP’lilerden geldiği anlaşılıyor. MHP’nin belediye meclisinde aldığı oy yüzde 7,4’ken, bu oran başkanlık seçimlerinde yüzde 4’e gerilemiş.

İstanbul seçimlerinde CHP örgütü, bu ilde verili koşullarda alabileceği oyu en üst seviyesine çıkarmıştır. Başka bir ifadeyle söylersek, yeni seçmen kümeleriyle ittifaka girmeden alabileceği maksimum oyu almıştır. Ne var ki bu oy, İstanbul’da yerel seçimleri kazanmaya yetmiyor. AKP’den oy almayı başaramadığınız takdirde, İstanbul’da aynı tablo devam eder. Aynı durum Türkiye geneli için de geçerlidir.

CHP, 2009 seçimlerinde 12 ilçe belediyesi kazanmıştı. Şişli’yi de eklediğinizde bu sayı 13’e çıkıyor. Bu seçimlerde CHP elindekileri korumakla beraber, sadece Beylikdüzü’nü listeye ekleyebildi. Bu ilçede Ekrem İmamoğlu oyların yüzde 51’ini almayı başardı. Burada yürütülen başarılı kampanyaya şahit olduğum için, sonuç benim için sürpriz olmadı.

CHP kendi kalelerini korudu ama AKP’nin varoşlardan başlattığı kuşatmayı yararak, daha yoksul ve yoksun ilçelerde etkinlik kurmayı başaramadı. Bu kuşatma yarılmadan; Bağcılar, Bahçelievler, Esenler ve Esenyurt gibi ilçelerin simgelediği “yeni İstanbul’da” tutunamadan, İstanbul’u kazanmak hayal.

2009’da kazanılan Ataşehir, Maltepe, Sarıyer ve Kartal ilçelerinin yine CHP’de kalması da beni şaşırtmadı. Bu ilçelerde AKP’nin soluğunu ensesinde hisseden CHP, iyi belediyecilik yaptığı için seçimleri kazanabildi. Sarıyer hariç yazıda bahsi geçen tüm ilçelerde AKP 2011 genel seçimlerinde birinci parti olmuştu. Tüm bu örnekler ve Üsküdar’daki seçim başarısı; başarılı belediyecilik, doğru adaylar ve iyi kampanya ile AKP’den oy alınabildiğini açıkça gösteriyor.

[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.