Geziciler güç istiyor

  • 8.04.2014 00:00

 Gezi direnişi, AKP’nin şimdiye kadar karşılaştığı en güçlü sokak muhalefetiydi. Çok sayıda gencin direnişe aktif biçimde katılması, uzun süredir güçsüzlük hissine kapılmış çevrelerde umut yarattı. Gençlere dair mitler, bizzat kendilerince de dolaşıma sokuldu. Anlaşılan çok sayıda insan Gezi’nin seçim sonuçlarında bir etki yaratacağı umuduna kapılmış. Bu gençler, Türkiye sosyolojisinin buzdan duvarına çarpmayı tecrübe etmek zorunda kaldılar.

Bakalım bundan sonra siyasetle ilişkilerini nasıl kuracaklar? Benim gözlemim, bu gençlerin kurumsal siyasette etkin olmak istedikleri ama bunun yollarına dair kafalarının karışık olduğu. İlişkili bir başka gözlem de bu ilginin birinci adresinin CHP olduğudur.

Önce Gezi’ye katılanlarla ilgili tespitimizi anımsatalım: Gezi’de iki belirgin gurup sözkonusuydu: Kozmopolitler ve Kemalizm etkisindeki gençler. İstanbul ve diğer illerdeki eylemlerde de bu iki gurup değişen ağırlıklarda kendilerini göstermekle beraber, asıl çoğunluğun Kemalizm etkisindeki gençlerde olduğunu teslim etmeliyiz.

Kozmopolit gençler derken kimleri kastediyorum? Belki de en kestirme tarif, bir önceki seçimlerde BDP’nin gösterdiği bağımsız adaylara oy vermiş veya verebilecek olanlardır. Kozmopolitler, Gezi ruhunun oluşabilmesinde çimento rolü üstlendiler: Sosyalistler, Kürtler, Anti-Kapitalist Müslümanlar gibi belli çevrelerde “marjinal” görülen kesimlerle temas kurabildiler. Kozmopolitlerle, Kemalizm’e yakın gençler arasında da ciddi bir etkileşim ortaya çıktı. Gezi’de etkili olan her kesimle bağ kurabilen asıl “iletici kayış”, Kozmopolitlerdi.

KONDA’nın 7-8 Haziran’da Gezi Parkı’nı da yaptığı araştırmadan yola çıkarak benim vardığım sonuç, Kozmopolitlerin ağırlığının yüzde 15 civarında olduğudur. Daha göze batan Kozmopolitlere rağmen Gezicilerin en az yüzde 60’ının Kemalizm etkisindeki gençlerden oluştuğunu, bu oranın İstanbul dışındaki illerde daha da yüksek olduğunu kabul etmek, gerçekçiliktir.

Bana göre sadece Kemalizm etkisindeki gençler değil, Kozmopolitlerin azımsanamaz çoğunluğu da CHP’ye oy verdiler. Burada ampirik araştırmalarla sınanması gereken bir tahminde bulunduğumun farkındayım. Kozmopolitlerin bazı çevrelerde beklendiği gibi HDP’ye yönelmediklerini görmeliyiz. Yine Kemalizm etkisindeki gençlerin, TKP ve İP gibi yapılara ilgi göstermedikleri de açıktır.

Occupy CHP” gibi oluşumların da gösterdiği gibi, Türkiye ortalamasından daha yüksek eğitim ve gelir düzeyine sahip gençler, kurumsal siyasette ne kadar etkisiz olduklarını bu seçim sürecinde daha iyi idrak ettiler. Bu gençlerin siyasete bakışları oldukça rasyonel ve bu nedenle sosyalist partileri anlamakta zorlanıyorlar. Almanya gibi bir ülkede Sosyal Demokratların ve Yeşillerin örgütlerinde ciddi ağrılığı olan bu kesim, Türkiye siyasetinde ve özellikle CHP’de henüz etkili değil.

Önümüzdeki süreçte tam da bu “güç arayışından” kaynaklanan bazı gerilimler göreceğiz. Sözkonusu gençlerde gözlemlenen “beğenmeme” hâli, güç istencinin kendine özgü bir ifadesi de olabilir. CHP’nin bu dinamikten yararlanması için gençlerle öncelikle gönüllülük üzerinden ilişkilenmesi gerekiyor. Mevcut örgüt yapısının da bu arayışı tatmin edebilecek şekilde yeniden tasarlanması lazım. Yine de bu gençlerin kurumsal siyasetin parti içi emek ve rekabet gibi realitelerini iyi düşünmeleri gerekiyor. Kendilerinden farklı kesimlerle birarada siyaset yapmayı sindirebilecekleri demokratik refleksleri geliştirip geliştiremeyeceklerini hep beraber göreceğiz.

[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.