İslamcılık tartışmaları

  • 23.08.2014 00:00

 AKP’nin iktidara gelişi, İslamcılık tartışmalarını canlandıracağına, zayıflattı. Oysa siyasal İslam içerisinden gelen bir parti ilk defa tek başına iktidara geliyor, on yıllardır savunduğu iddialarını hayata geçirme şansı elde ediyordu.

AKP, İslamcılık dâhil farklı akımlarla bir etkileşime girmek yerine, Türkiye sağının ilkesiz pragmatizmini şaşırtıcı bir hızla sahiplendi. Fikrî tartışmanın ayak bağı oluşturacağına dair bir sezgiyle, her ciddi meselede “zamanını bekleme” refleksi gösterdi.

AKP’nin bu tercihi, kendi cenahları dışındakilerle önemli meseleleri tartışmayı yeni yeni tecrübe eden İslamcıları zor durumda bıraktı: Ya AKP’nin tartışmayı erteleyen, boğan tavrına uyumlanacaklardı ya da itirazlarını gür biçimlerde dile getireceklerdi. Maalesef birinci tercih ağırlık kazandı. Felsefeden, sosyolojiden kaçış, AKP’nin belirlediği gündemin yelkenlerini şişirmeye indirgenmiş bir “gazeteci İslamcı” kimliğinin ağırlık kazanmasıyla sonuçlandı.

Böylece AKP’nin İslami iddiasının tam olarak ne olduğunu asla göremediğimiz, bunu tartışamadığımız bir durum ortaya çıktı. Sözgelimi AKP Alevilerle ilgili tam yedi çalıştay yaptı ama bunun sonucunda en ufak bir reform gerçekleştirmedi. Belli ki burada Sünni-Hanefi anlayıştan kaynaklanan bir direnç var. Ama AKP’nin programına bakarak bu direnci göremiyorsunuz. Bu direnci besleyen görüşler tartışma dışı bırakılıyor, “zamanı gelince” eylem veya eylemsizlik olarak ortaya çıkıyor.

Başka bir örnek de içki yasaklarından verilebilir. İçki yasakları kamu güvenliği gibi söylemlerle meşrulaştırılıyor ama aklı başında herkes biliyor ki bunun arkasında dinî gerekçeler var. Var ama bunları tartışamıyoruz. Karşımızda eklektik de olsa İslami gündeme sahip bir parti var ama bunu ne İslamcılar kendi aralarında tartışabiliyorlar ne de benim gibi dışarıdan bakanlarla bir tartışmaya giriliyor. Tartışmanın yerini fırsatçılık ve dayatmacılık aldığında birarada yaşama kültürü zedelenmiş oluyor.

Tüm bunlara rağmen İslamcı cenahta AKP’yi eleştirebilen, bunun bedellerini de omuzlayabilen insanlar mevcut. İşte bu kalemlerin de desteğiyle, Birikim Dergisi AKP dönemi İslamcılığının fotoğrafını çekmek adına güzel bir sayı hazırladı. Sayının başlığı da açıklayıcı: “Dinden ideolojiye, itirazdan ikbale İslamcılık.” Umarım tartışma ihtiyacımıza bir işaret fişeği çakabilir.

AKP’nin tartışmayı öteleyen tarzının bir sonucu da çok sayıda İslamcının mevcut sorunlarla fikrî yüzleşmeden kaçarak, meselelerin ideal çözümlerini geleceğe erteleme tavrına savrulmaları. Partiyle direkt organik bağ kurmaktan uzak duran bazı İslamcı kalemler, gelecekte yaşanacağı varsayılan büyük medeniyetçi dönüşümle meselelerimizi aşacağımıza dair romantik bir inanç besliyorlar. Maalesef bu dönüşümlerde devlete başat rol biçiliyor.

İhsan Eliaçıkgibi İslamcılar ise bu ertelemeci tavrı eleştirerek, 21. yüzyılda, bugün yaşadığımız meseleleri esas alan çözümler öneriyorlar. Eliaçık, 2003 yılında basılan “Adalet Devleti: Ortak İyini İktidarı” kitabıyla “İslam devleti” kavramını eleştirdiğinde AKP yeni iktidara gelmişti. Eliaçık, tutarlı biçimde bu eleştirisini sürdürürken, AKP’den yakın zamanda sert darbe yiyen bazı İslamcılar, “İslam devletine” dair eleştirileri hatırlar gibi oldular.

Umarım İslamcılar, her türlü eleştirinin “fitne” olarak boğulmaya çalışıldığı, fikirsizlik veya fikrî tembellik nedeniyle eleştiri sahiplerinin şahsiyetlerinin karalandığı bu vasatı aşarlar. Bu ülkede beraber yaşayabilmek için önce korkmadan birbirimizi eleştirebilmeyi; yani “kadirşinas itaatsizliği” yeniden anımsamalıyız.

[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.