Gençler kime oy verecek

  • 14.04.2015 00:00

 Bana 7 Haziran genel seçimleriyle ilgili en ilginç konulardan birisi, gençlerin seçimlere katılım ve oy verme davranışında belirgin bir değişim olup olmayacağıdır. Oy vermeye karar veren gençlerin oy verme davranışında da belirgin bir kırılma yaşanması ihtimali, geleceğe dair bir yönelim tespitine imkân verebilir.

Gençlerin oy verip vermeyeceği, hangi partilere yönelebilecekleri konusunda bizlere fikir verebilecek araştırmalar mevcut. Konvansiyonel denilen, siyasi parti üyeliğine dayalı yasal katılım biçimine yönelen gençlerle; konvansiyonel olmayan; protesto, boykot, yürüyüş gibi siyasal katılım biçimlerini tercih eden gençlerin, oy verme eğilimleri arasında belirgin bir fark oluşuyor mu? Katılım biçimleri, oy verme tercihlerine dair de ipuçları barındırabilir mi?

18-24 yaş arası gençlerle ilgili yapılan araştırmalarda siyasi partilere üyelik yüzde 10’u aşmıyor. Genç erkeklerde siyasi parti üyeliği, kadınların iki katına yakın.

Siyasi partilere üye olan gençlere baktığımızda, üyelik ihtimalini artıran unsurlar dikkati çekiyor: Kendisini sağda tanımlayan, “dindar, erkek, öğrenci” kategorilerinde siyasi parti üyeliği daha fazla.

Yasal katılım yoluyla partilere giren gençler, burada oluşan kurumsal kültürle de çok çatışmayarak, siyasette “sıralarını” beklemeye başlıyorlar. AKP ve MHP’nin gençlerle kurduğu katılım ilişkisi benzeşiyor.

Siyasi katılımın konvansiyonel olmayan, protesto, yürüyüş, boykot gibi çeşitlerine katılım da yüzde 10’a yakın. Bu türden siyasal katılım yöntemlerini tercih edenler, yukarıda bahsedilen, siyasi partilere üye olma ihtimali en yüksek olan gençlikten farklılaşıyor.

Konvansiyonel olmayan katılım biçimlerini tercih eden gençler, daha çok modern kategorisinde tanımlanabilir: Yüksek eğitimli, öğrenci, çalışan (ağırlıklı olarak beyaz yakalı), erkek ve STK’larda çalışan ve sol partilere oy verme ihtimalleri daha yüksek olanlar.

Biraz daha detay verirsek, bu gençlerin Gezi direnişine destek verme olasılıklarının da daha yüksek olduğunu görebiliriz.

Aslında sol partilerin en kolay ilişki kurmaları gereken kesit bu. Bu gurubun sol partilere sadece oy vermesi değil, şimdi ve gelecekteki kadrolarını da oluşturmaları beklenir.

Bahsettiğimiz bu kesitin, CHP’ye oy verme olasılığı yüksek. Buna rağmen sözkonusu gençlerin parti örgütüne kazandırılamadıkları da bir gerçek. Bu kesitin önümüzdeki seçimlerde HDP’ye yönelip yönelmeyeceği önemli. HDP’ye oy vermeleri, parti örgütüne katılım sağlayacakları anlamına da gelmiyor. Bir süre HDP’yi izlemeye alacaklarını tahmin etmek zor değil.

Gelelim “sessiz çoğunluğa”. Bir siyasi partiye üye olmadıkları gibi, yürüyüş, protesto gibi eylemlere hiç katılmayanların oranı, yüzde 80’i buluyor. İki katılım biçiminden de uzak duranlar, daha çok düşük eğitimliler, ailesiyle yaşayanlar, kadınlar ve çalışanlar arasından çıkıyor.

Sol partilerin ilişki kuramadığı kesimler de bunlar. Bu ilişkisizlik ve yabancılaşma durumunu aşamadan gelecekte etkin aktörler olmaları çok güç görünüyor.

KONDA’nın 2014 yerel seçimlerinden hemen önce yaptığı anket çalışmasında 18-28 yaş arası seçmenlerin oy tercihleri karşılaştırılmıştı. Burada ortaya çıkan sonuçlar, önümüzdeki seçimde de HDP ve MHP’nin genç seçmenlerden daha fazla oy alacaklarını açıkça gösteriyor.

BDP’ye (artık HDP) oy vereceğim diyen her 100 kişiden 40’ı 18-28 yaş grubundan oluşuyor. Bu da HDP’nin önemli bir avantaja sahip olduğunu; oy verme yaşına gelen gençlerden ciddi destek aldığını gösteriyor. Barajın aşılmasında da bu etken belirleyici olacaktır. HDP Kürt olmayan gençlerden de teveccüh görürse, bu eğilim güçlenerek devam eder.

İkinci sırada MHP var: Bu partiye oy vereceğini söyleyen her 100 kişiden 33’ü 18-28 yaş aralığında.

CHP’de bu oran 100 seçmenden 24’e; AK Parti’deyse 21’e iniyor. Türkiye ortalamasının 25 olduğunu anımsadığımızda, asıl alarm zillerinin AK Parti ve CHP için çaldığını görmek zor değil.

 

[email protected]

  

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.