• 18.08.2018 00:00
  • (1494)

 İyi Parti de kongresini yaptı. Sonuç: Meral Akşener göreve devam. Bir sonrası sonuç, yerel seçimlerde daha büyük bir yenilgi. Baraj altı devam. Milletvekili seçiminde aldığı oylara bakarsak yerel yönetim seçimlerinde belediye başkanlıklarında sıfır çekecek.

Bu arada parti, hem tabanda, hem teşkilat, hem de grub olarak erimeye devam edecek. Göreceksiniz Meral abla yine istifa edecek, sonra kurduğu parti sahipsiz kalmasın diye yine göreve devam edecek.

Bu parti bir proje partisi. Proje başarısız oldu. Tasfiye de edemiyorlar. O kadar milletvekilini ve teşkilatı, o kadar oy veren seçmeni sahipsiz bırakmamak gerekiyor. Bu durumda sadece AK Parti ve MHP’den oy alarak onları zayıflatmaya yönelik bir başka projenin aleti olacaklar. Bir de o kitleyi, yarın bir başka projede kullanmak için el altında tutmaya çalışacaklar.

Türkiye’deki siyasi manzaraya bakar mısınız, Mecliste grubu bulunan 4 parti var, biri çoğunluk partisi. Bir de AK Parti ile birlikte hareket eden MHP var. Ötekiler, CHP, İyi Parti, HDP. Neyse ki, bu üçü, öteki ikisi kadar etmiyor. Bu muhalefetin biri BÇG’nin avukatı, öteki FETÖ’nün Truva atı. Yani her ikisi de darbeci gelenekten geliyor. Bu ikilinin 3’üncüsü, PKK-PYD terör örgütlerinin işbirlikçisi, siyasi kanadı. İkisi de bu üçüncü ile örtülü ve açık işbirliği içinde. Türkiye’de muhalif kanadın durumu bu.

Bu muhalif kanat ana sermayeye dayanıyor. Güya okur-yazarı, aydını, sanatçısı en çok olan bu takım. Tabii çok ciddi dış desteğe sahipler. ABD, NATO, İngiltere, Vatikan, İsrail ve AB ülkeleri her türlü yardımı ve himayeyi yapıyorlar. Beyaz Türkler, Beyaz Müslümanlar, Beyaz Kürtler, Beyaz solcular, Beyaz liberallerin hepsi neredeyse bu tarafta.

Akşener bu partiyi bırakıp gidemez. İzin vermezler. Geri dönüşü olmayan bir yola girdiler. Kutsal kehanetleri (!) var bunların. Kendi uydurdukları yalanlara da inanıyorlar. %16.9 oy alacaklardı. Bu yalana başkalarını da inandırdılar. İnanılmaz mali destekler aldılar. O kadar harcama yapıldı. Şimdi arkanıza bakmadan kalkıp, “ben gidiyorum, torunlarıma bakacağım” diyemezsiniz. O harcamanın hesabının verilmesi lazım. Bir de o kadar teşkilat ve o kadar insan var geride. O sponsorlar, bu insanların başkalarının kontrolüne geçmesini istemiyorlar. Tamam iktidara giden yolda bir basamak olamadı, ama hâlâ AK Parti ve MHP’nin frenlenmesinde işe yarayabilir!?

Bir de deşifre olmamış FETÖ’cülerin buluşma yeri olabilir. HDP PKK’nın Truva atı, İyi Parti de FETÖ’nün. Bu bile önemli onlar için. Meral Abla’nın yeni görevi bu. Başbakan olamadı, Başkan da olamadı, milletvekili de olamadı. Şimdilik Genel Başkan olarak devam edecek. Babaanne olarak eve dönmesi için henüz erken.

İyi Parti’de kas ve kemik erimesi, kilo kaybı devam edecek, ama bu işin tasfiyesi için daha zamana ihtiyaç var. CHP’nin bölünüp bölünmeyeceğini görmek gerek. Yerel seçimlerden sonra ne olacaksa olacak. İyi Parti’nin siyasi sponsorlarının bu saatten sonra daha fazla mali destek sağlayacaklarını sanmıyorum. Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez anlayışı ile Meral ablanın peşine takılanlar da artık yavaş yavaş evlerine dönecekler. Tabii burada partinin en büyük mirası milletvekilleri. Partinin taban üzerinde çok fazla yönlendirme gücü yok. FETÖ’cüler belki yönlendirmelere açık olurlar. Milletvekillerinin bir bölümü MHP’ye geri dönebilir. Bir kısmı AK Parti’ye geçebilir. Bir kısmı ise yeni bir oluşuma katılabilir, tabii eğer bu parti tasfiye olacaksa, değilse bir kısmı bu şekilde devam edebilir ama bu haliyle bu partinin, sırtındaki FETÖ damgası ile bir varlık göstermesi mümkün değil.

Hali hazır meclis aritmetiği şöyle: AK Parti: 290, CHP 144, HDP 67, MHP 49, İyi Parti 42, SP 2, BBP 1, DP1, Boş 4 = 600

 “Töre konuştu, han sustu! Gel dediniz geldik”. Ve torun babaannesiz kaldı. Demir Leydi, “kaldığı yerden devam” kararı verdi. Anıtkabir’e gitti “iman tazeledi”(!), döndü “and”ını yeniledi, Hz. Ömer dedi, Alparslan dedi, Fatih dedi.

Firari Adnancı Cihat Gündoğdu’nun bir klibi dönüyor internette. Fuhuş ile ilgili ilginç şeyler söylüyor. Adına ve sözüne bakıp karar verecek olsanız söylediklerine katılmanız mümkün ama, bu kişinin kim olduğuna, nereden geldiğine baktığınızda işler değişiyor. Hani Meral Abla’yı tanımasak, bilmesek!. “Yurtta sulh”u unutmadık. 28 Şubat davasındaki tavrını da biliyoruz. “Ainesi iştir kişinin laf’a bakılmaz”

İyi Partilileri anlamak zor değil. Kim gelirse gelsin parti bölünür, dağılırdı. Meral Abla ile bu riski ertelediler. Asıl hesaplaşma ondan sonra başlayacak. Tabanla grub arasındaki uyum olup olmadığını da göreceğiz. Grub, büyük ölçüde Meral Abla’nın iradesi ile şekillendi. Grubda bugünkü parti grubu ve yönetiminin etkisini gözardı etmemek gerek ama yine de  birebir aynı olmadığı da bir gerçek. Parti tabanında olup da parti yönetimindeki temsil oranından rahatsız olan ve gelecekte de kendileri için bu siyasi oluşumda gelecek görmeyenler kongre sonrası valizlerini hazırlayabilirler.. İçeride kalanlar ise parti yönetiminde temsil ve inisiyatif için kolları sıvayacaklar.

Parti içinde bir FETÖ’cü Amerikancılar var. Bir Milliyetçiler, 3. Grub ise Liberaller ve sağcılar. Aslında FETÖ’cüler her üç grubta da varlar. Yani partinin ana omurgasını Amerikancı/Batıcı, sağcılar oluşturuyor. Milliyetçilik onların bazılarının sadece maskesi. Böyle bir grubun kendi arasında uyumlu bir yönetim ve eylem planı ortaya koymaları mümkün değil. Meral Abla da böyle bir stresi uzun süre taşıyamaz. Parti içindeki pragmatistler ve “acilci”ler, yani acelesi olanların, yani, kaz gelecek yerden tavuk esirgemeyenlerin, hani şu başka yerlerde tutunamayanların asıl hedefi yerel yönetim seçimleri.

Kimi işadamı bu işe ciddi yatırım yaptı. Dışarıya önemli taahhütlerde bulundular. Son kullanım tarihlerinin yerel yönetim seçimleri olup olmadığını göreceğiz.

Bu süreç iki merhalede kendini test edecek. Bir aday belirleme, iki, seçim.. Belediye Başkanlıkları ve belediye meclislerinde adaylık ve meclis üyeliklerinde aday sıralaması için parti içinde ciddi tartışmalar olacak. Çünkü Akşener kendi yakın çalışma arkadaşları dışında il ve ilçelere göre AK Parti ve MHP tabanından oy alacak adayları öne çıkaracak. Çünkü İyi Parti için AK Parti ve MHP’den oy koparmak, kazanmak kadar önemli. Yani AK Parti’nin ve MHP’nin kaybetmesi, kendileri kazanmış kadar mutlu edecek bunları.  İyi Parti için yerel seçimlerde başkanlık hayal. Ama flaş isimlerle tabanı harekete geçirmeleri gerekecek. Belediye Meclisinde asılacaklar asıl bu anlamda CHP, İyi Parti, HDP ve SP arasında örtülü bir ittifak kurulabilir. İyi Parti yine, yeni bir “Genç Parti” tecrübesine dönüşebilir. Bu konuda toplum mühendisleri siyaset aritmetiği üzerinde çalışacaklardır.

Parti yönetiminde temsil sorunu yaşayanlar şimdiden, seçim öncesi yeni arayışlara girecekler. Bayram sonrası ne olacak göreceğiz. Ardından aralık sonrası aday belirleme sürecinde kızılca kıyamet kopacak. Yine Genel Başkanlık, olağanüstü kongre ve bölünme tartışmaları başlayacak.

O zaman ne töre, ne han örneği üzerinden bir açıklama ile bu işler geçiştirilebilir.

Seçimde kayıtlı 1123 delegeden 888’i oy kullandı. 7 delegenin oyu geçersiz sayılırken, 881 geçerli oyun tamamını alan Akşener, yeniden Genel Başkan oldu. Kurultayda, 80 asıl, 25 yedek üyeden oluşan Genel İdare Kurulu ile 11 asıl ve 7 yedek üyeden oluşan Merkez Disiplin Kurulu seçimi yapıldı. Sonuç tam bir yamalı bohça. Çünkü İyi Parti de bu sürpriz değil, yapısal bir durum. Şimdi sırada AK Parti kongresi var. CHP’deki krizin yönü, bayram sonrası belli olacak.

Bu arada bir milletvekili geldiği yere, MHP’ye döndü. Diğerleri onun akıbetini görmek istiyor ve bir süre bekleyecekler, ne olacak diye. Sonra! Sonrası meçhul. Herkes ne olacağını merak ediyor. Ne olacağını hep birlikte göreceğiz. Selâm ve dua ile.