• 12.04.2020 00:00

 Hani kızlara yada bizden genç olanlara hava atmak istediğimizde “Leyn, bu duvarların dili olsa da konuşsa” deriz ya, Türkiye’de de maskenin başına gelen aynen bu. Maskelerden birinin dili olsa, Türkiye’de neden koronavirüs salgını sırasında başarısız olduğumuzu anlatır.

Evet, yanılmadınız, Bize sandığınız gibi karantinaya alınmayan Umre yolcularından yada diğer turistlerden neyim bulaşmadı, bulaşsa da onu bizim sistem ham yapar, Bizde tahmininizden fazla yoğun yatak var, Avrupa birincisiyiz, hainler bunların yarısının çocuk yoğun bakım yatağı olduğunu söylese de, hiç önemli değil, bizde aynı zamanda Domuz Bağı işkence geleneği var, biz bu sistemle büyük yoğun bakım yatağına 4, çocuk yoğun bakım yatağına da 2’şer kişi sığdırma yeteneğine sahibiz. 2 kişiyi de yukarıdan Filistin Askısı’yla sarkıttık mı her yatağa 4 kişi sığdırırız biz. Bana inanmıyorsunuz ama 1 kişide test pozitif çıkmış ve komşuları geçmiş olsun ziyaretine gitmişler, şimdi hepsi pozitif.

Ben her akşam ciddi ciddi konuşmaları dinliyorum, karşımdakileri de ciddiye alıyorum. İsterseniz size bikaç örnek vereyim:

  • Sayın Prof, bir izleyici öksürüğü olduğunu söylüyor, test yaptırması gerekiyor mu?
  • Hayır, her öksürük koronavirüs sayılmaz, şimdi size öksürüğün nedenlerini anlatsam sabahı buluruz, rahat olsun.
  • Sayın Prof. Bir izleyicimiz de 3 gündür koku ve tat alma duyusunun yok olduğunu söylüyor.
  • Cıgaradandır, nikotin bu duyularımızı yok eder, telaşa gerek yok.
  • Efendim hasta 9 yaşında, cigara olduğunu sanmam.
  • Öyle mi, diğer belirtileri beklesin, tek belirtiyle test yapılmaz, test fabrikası mı açtık burada.
  • Çok güzel biyere parmak bastınız Prof’um, Bir izleyicimiz de mesaj atmış, nefes almakta zorlanıyormuş.
  • Kalp hastasıdır, astımdır, biliyorsunuz polen zamanı, bu da bizim şanssızlığımız.
  • Evet efem, polen zamanı maalesef. Bir izleyicimizin de ateşi varmış efem.
  • Normal grip olabilir, üşütmüştür, her ateşi olana da test yapılmıyor, Test yapmamız için hamili kart hasta yakinimdir kartı istiyoruz, yoksa başa çıkamayız, di mi ama!
  • Sayın Prof. Bu maske olayını biraz açsak ya.
  • 1. Gün, Prof.: Ben maskeleri sağlık çalışanları hariç sadece hastalananların takması taraftarıyım. Bulaştırmamaları gerekiyor.
  • 1. Gün Prof. A: Ben maskeleri hasta olmayanların takması taraftarıyım. Hasta zaten kapmış. Bu virüsün büyüklüğü maske deliğinden küçük, o yüzden hasta yine bulaştırabilir. O yüzden hasta olmayanın kapmaması gerekiyor.
  • 2. Gün Prof: Maskeler yanlış kullanılıyor, bakıyorum cerrah maskesi takıyorlar. Bunları en fazla 4 saat takabilirsiniz, sonra nefes almakta zorlanırsınız.
  • 2. Gün Prof A: Ben meslektaşıma katılıyorum, diğer maskeler de 1 kereliktir, en fazla 4 saat kullanabilirsiniz, yoksa virüs yuvası haline gelebilir, bir de onu elinizle çıkardığınızda karşıdan gelen size bulaştı, yandı gülüm keten helva.
  • Evet sayın Prof.’lar ikinizin açıklaması çok önemliydi, anladığım kadarıyla bütün maskeler kısa ömürlü.
  • Evet kısa ömürlü, yoksa bulaşır. Bir de çıkartırken yanlış çıkarıyoruz. Elle çıkartıyorlar (Neyle çıkacaksa), sadece lastiklerini elleyin (Lastikler mikroptan muaf bu arada) ve o şekilde çıkartın.

Ne geldiyse başımıza maskeden geldi, aşısını ha bulduk, bulacağız, ilaç dersen an meselesi, ölümleri saklamada birinciyiz ama gelgelelim, şu maskeyi kim, hangi amaçla ve ne zaman takacak, henüz bunu anlayamadık.