• 18.04.2020 00:00

 Öyle insanlar vardır ki, onlar için “İler – tutar yanı yoktur” dersiniz ya, Alaattin Çakıcı’nın en basit tarifi de aynen budur. İlk gençlik yıllarından bu yana baktığınızda silah, Ülkü Ocakları ve Derin Devlet sarmalında bir yaşam görüyorsunuz. Ancak Alaattin Çakıcı’yı okurken yada benim gibi incelerken, karısına pusu kurdurtarak öldürten bir insanı bu toplumda hâlâ niye sevenler olurun yanıtını da araştırmak gerekir. Bu nasıl bir toplum psikolojisi yada sosyolojisidir, anlamak gerçekten zor. Aynı soru, Erdoğan, Bahçeli, Soylu, Ağar yada benzerleri için de geçerli, hepsi öldürme emri veren kişiler.

İsterseniz Çakıcı’nın bugüne değin suçlandığı ve yargılandığı olayları sıralıyayım ki affa uğrayan kişiyi daha iyi tanıyalım:

  • 12 Eylül 1980 darbesinde 41 kişiyi öldürmekten sorumlu tutuldu ve tutuklandı. 41’inde de delil bulunamadı ve 1982’de serbest bırakıldı.
  • 1986’da Hirram Abbas MİT müsteşar yardımcısı oldu ve Çakıcı’nın MİT ile ilişkisi başladı. En büyük destekçisi Yarbay Korkut Eken ve Binbaşı Yavuz Ataç oldu ve yurt dışına ASALA ve Dev-Sol ile mücadeleye gönderildi. Evren bu olayı övdü.
  • Gazeteci Hıncal Uluç’u yaralama.
  • Karagümrük Spor Klubünü basma ve 15 kişinin yaralanması.
  • Borsacı Ali Öngen’in arabasının kurşunlanması.
  • Eski eşi Uğur Kılıç’ın öldürülmesini azmettirmek.
  • Pamukbank genel müdürü Burhan Karaçam’a lav silahıyla saldırmak.
  • Emlakbank genel müdürü Engin Civan’ın 4 kurşunla yaralanması, azmettiren cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın eşi Semra Özal. Dündar Kılıç’ın mahkemede ifadesi var.
  • Fenerbahçe eski başkanı Emin Cankurtaran’ın vurulması, Ali Şen’in oğlunun dövülmesi.
  • Mafya Nurullah Tevfik Ağansoy'un öldürülmesi olayında da azmettirici.
  • Cavit Çağlar’a yönelik suikast planlaması yapmak.
  • ANAP genel başkanı Mesut Yılmaz’ın yumruklanmasını azmettirmek.

Yetmediyse daha bulurum ama bu suçlardan dolayı hapisler yatan birisi dün aftan faydalanarak tahliye edildi. Bu arada ilginç 2 olay da yaşandı. Onları anlatmam gerek, sonra neden tahliye edildiğine geleceğim.

Çakıcı’nın avukatı Mehmet Sinan İnce 2016 yılında cezaevinde Akın Öztürk’ü ziyaret ediyor ve darp ediyor. Öztürk’ün şikâyeti üzerine evinde arama yapılıyor ve Gülencilerin suçlandığı 1 dolar bulunuyor evde. Bunun üzerine İnce tutuklanıyor ama şöyle bir savunma yapıyor: “Ben eskiden kokain içerdim, artık içmiyorum. O 1 dolar o dönemden kalma kokain içmem içindi.” Bilin bakalım ne oluyor, inceleme yapılıyor ve parada sözümona kokain bulunuyor ve İnce serbest bırakılıyor.

Mesut Yılmaz olayında da Çakıcı Amerika’da ve hakkında ölüm fermanı yazılıyor. Bu fermanı o dönemin devlet bakanı Eyüp Aşık Çakıcı’ya bildiriyor ve Çakıcı 3 aylığına Kanada’ya kaçıyor. Devlet ne güzel çalışıyor değil mi? Çakıcı-Aşık arasında yapılan konuşmayı buradan izleyebilirsiniz.

Çakıcı daha sonra isim vermeden hapishaneden Erdoğan’ı kastederek küfür dolu mektup ve yazılar gönderiyor basına. Peki, Çakıcı’yı kim kurtarıyor, aynı kendisi gibi küfreden Devlet Bahçeli ve Süleyman Soylu ekibi, derin devletin aynı grubunda yetişmeler hepsi. Bu mektup ve açıklamalar yapıldığı sırada 15 Temmuz darbesi oluyor. Çakıcı rahatsızlanıyor ve hastahaneye kaldırılıyor hemen. Bahçeli hemen Çakıcı’yı hastahanede ziyaret ediyor. Arkasından 1 kişi daha ziyaret ediyor, eski MİT’çi binbaşı Yavuz Ataç. Ne ilginçtir ki Çakıcı bu 2 görüşmeden sonra Erdoğan’a hakaret etmeyi kesiyor.

Bütün bunların bir nedeni olmalı, kendisinden bu kadar nefret eden Çiller, Tuğrul Türkeş, Numan Kurtulmuş, Bahçeli, Ağar, Soylu ve son olarak da Çakıcı neden şimdi Erdoğan’ın yanında yada yanında gibi gözüküyorlar. Yapılan hesap şu, Erdoğan’ın sevdiği çok ve küfrederek iktidardan gönderilmesi çok zor. O yüzden şimdi Erdoğan desteklenerek yanlışlar yapmaya zorlanıyor ve yapıyor da… Tutar mı bilemem ama bu sayede derin devletin önemli bir cinayet azmettiricisi dün serbest bırakıldı, vatana ve millete hayırlı olsun.