• 26.06.2017 00:00
  • (1804)

 İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kürşat Özer, tarım ve hayvancılıkta nereye doğru sürüklendiğimizi ise net ifadelerle anlattı;

"Türkiye'de 24 Ocak 1980'den bu yana uygulanan yanlış politikalar sonucu hayvancılık gerilemiş ve tükenme noktasına doğru gelmiştir. Son yıllarda giderek ağırlaşan olumsuz gelişmeler öncelikle hayvansal gıda ile beslenme ihtiyacı olan halkımızın, ülkemizde hayvancılıkla uğraşan kesimler ile bu sektörde profesyonel olarak çalışan meslek mensuplarının çalışma koşullarını, istihdam alanlarını ve iş güvenliği konularını da sıkıntılı bir noktaya getirmiştir. Bu şartlarda, özellikle kırmızı et ve süt alt sektörlerinde Avrupa Birliği'ne uyum sağlanabilmesi ve rekabet edebilmesi mümkün görülmemektedir.

Büyük düşüş

Tarımın GSMH içindeki payı 1980 yılında %26 iken 1997 yılında %14.5'e, 1999'da 13.8, 2010 yılında %8.9 ve 2013 yılında %7.4'e düşmüştür. Türkiye'nin 2014 yılında tarım ürünleri ihracatı 18 milyar 759 milyon dolar, ithalatı ise 18 milyar 58 milyon dolar oldu. Gıda ürünleri dış ticaretinde 2014 yılında 5.7 milyar dolar fazla veren Türkiye, aynı dönemde tarımsal hammaddelerde 5 milyar 94 milyon dolar açık verdi. 1980 yılında toplam ihracat değerinin %57'sini tarım sektörü oluştururken toplam ihracat içerisindeki pay 2010 yılında %8 olmuştur. Bu oran içerisindeki hayvansal ürünlerin payı son derece düşüktür. Halbuki 1983 yılı canlı hayvan ihracatımız 500 milyon dolarla tüm ihracatımızın %20'sine ulaşmıştır. Bu potansiyelin ve verimin artırılması için o günkü hükümetler damızlık ithalatına başlamış ve girdi maliyetlerini azaltmak için yem iadesi politikalarını devreye sokmuştur.

Tarımda çalışan nüfusun oranı Cumhuriyetin ilk yıllarında %80'lerde iken 2013 yılı itibarıyla %23.57 dolaylarındadır. Bu oran %5.3 ile Avrupa Birliği ortalamasının çok üzerindedir. Tarımsal üretim içerisinde hayvancılığın payı Avrupa'da %52 iken Türkiye'de %32 seviyelerindedir. İşletmeler küçük yapıda ve düşük verimli hayvanlardan oluşmaktadır.

Tarımsal üretim yapan nüfusun milli gelirdeki payı bir zamanlar %25 seviyesindeyken bugün %10'un altına gerilemiştir. Bu durum kırsal kesimden kente göçü teşvik etmektedir.

Tarımda yaşanan çok ağır yapısal sorunlar ister istemez hayvancılığı da önemli bir şekilde etkilemektedir. Ülkemizin henüz %18'inin kadastrosu dahi yapılmamıştır. Avrupa Birliği ülkelerinde en küçük işletme arazisi 13 hektar iken bizde 6 hektardır."

--Bu içinde bulunduğumuz vahim manzaraya göre sorunlarımız neler?

 

"*Kaba yem üretimi yetersizdir. Mera alanları bilinçsizce yok edilmekte, mevcut olanlar ise yetersiz durumdadır. Türkiye'deki mera varlığı 1940 yılından 2013 yılına kadar %77 oranında azalmıştır. Hayvancılığı ileri ülkelerde ekilebilir tarım alanlarının %60'ı yem bitkilerine ayrılmıştır. Bizde bu oran yem bitkilerine yapılan teşviklere rağmen %6 dolayındadır. Kaba yem üretim miktarımız ancak 100 bin baş ineği doyurabilecek kadardır. Son yıllarda saman ithal eder hale gelmemiz bunun bir göstergesidir. Allah'tan hazırlanan yeni yasada mera alanlarının aynı zeytinliklerde olduğu gibi sanayiye açılması şimdilik ertelenmiştir.

*Kesif yem üretimi talebi aşmaktadır. Bunun sebebi hayvancılıkla uğraşan kesimin alım gücünün az olması, yem kalitesinin kuşkulu olması ve yüksek fiyatlı satılmasıdır. Yem fabrikalarının kapasite kullanımları %50'nin altındadır.   1 kg sütün alabileceği yem miktarı yıllara göre büyük düşüş göstermiştir. Bu nedenle süt sığırı besleyen üreticiler çareyi hayvanlarını kesime sevk etmekte bulmaktadırlar.

*Silaj yapımı ve kullanımı yeterince sağlanamadığından yem maliyeti yüksektir. Ayrıca şeker pancarı üretimi azaltılmıştır. Fabrikalar satılmakta, şeker kamışı ve mısırdan şeker üretimi teşvik edilmektedir. (Toplam şeker üretiminin %20'sine kadar mısırdan üretimine izin verilmiştir. - Şeker kanunu...-). Şeker pancarından şeker üretimi pahalı ancak hem insan sağlığı açısından çok yararlı hem de pancar posası, melas gibi yan ürünlerin hayvan beslenmesinde kullanılması nedeniyle yararlıdır.

*İşletmeler Avrupa ölçeğine göre oldukça küçük buna rağmen hayvancılığın tarım sektörü içerisindeki payı azdır.

*Çiftçinin örgütlenme sorunu olması nedeniyle maliyetler yüksektir."

(YARIN: Sorunların kalan kısmı ve çözüm önerileri)

Kaynak: AB ile rekabet edemez hale geldik... - Ahmet TAKAN