• 8.02.2018 00:00
  • (1337)

 Türk Hava Yolları, iktidarın çıkarları çerçevesinde talimatlara da bağlı kalarak yandaş gazetelere sanki babasının kesesindenmiş gibi reklam-ilan verir, uçuşlarında alır dağıtır. Bu kurum, iktidarın hoşlanmadığı gazetelere de her türlü ambargoyu koyar, uçağın kapısından bile içeri sokmaz... Yıllardır devam eden bu hilkat garibesi uygulamadan, THY ambargosundan, Türk milleti adına işi sadece özgür gazetecilik yapmak olan YENİÇAĞ da nasibini alır.

THY'nin "muhalif" olarak görüp ambargo koyduğu gazetelerin durumu önceki gün (Perşembe) TBMM Dışişleri Komisyonunda gündeme geldi. AKP'nin şaşkın İstanbul Milletvekili Ahmet Berat Çonkar isimli şahıs, aralarında YENİÇAĞ'ın da bulunduğu gazeteler için abuk sabuk ifadeler kullandı. Neredeyse "terörist" demeye varacak ithamlarla YENİÇAĞ'a ve uçaklara sokulmayan diğer gazetelere saldırdı. Haddini bilmez bu AKP'li milletvekilinin ne konuştuğunu komisyon tutanaklarından aynen yayımlayacağım.

Tarih, 6 Aralık Perşembe. Yer, TBMM Dışişleri Komisyonu. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Şili Cumhuriyeti Hükümeti arasında Hava Ulaştırma Anlaşmasının onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun teklifinin görüşmeleri... (Toplantıda, Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdür vekili Bahri Kesici de var-aht-)

Haluk Koç (CHP-Ankara); ... Ama yerine getireceğimiz bazı eksikliklerimiz var. Onlardan bir tanesi, yemekleriniz çok güzel, sefer noktalarımız çok genişliyor, şimdi Santiago da anladığım kadarıyla haritanın içine girecek. Yani bu çok basit bazı şeyler hani çorba da çok güzel ama sinek mide bulandırır, o tarzda mesela uçağa girerken her istediğiniz yayın organını elde edemiyorsunuz uluslararası uçuşlarda. Yani bu çok basit bir konu, artık bunu aşmak zorundayız...

Ama Türk Hava Yolları gibi bu aşamayı kaydetmiş, bu kadar gelişim sağlamış bir hava yolunda isimlerini de söylüyorum: Cumhuriyet gazetesi, Sözcü gazetesi, Aydınlık gazetesi, Yeniçağ gazetesi, Evrensel gazetesi, Birgün gazetesi, yahu okumak isteyen alsın kardeşim ya, bundan çekinecek bir şey yok. Ben, Akşam ve Güneş gazetesi okumak mecburiyetinde değilim Sayın Başkanım.

... Tek başına iktidardasınız, bir yardımcı ortağınız da var, güvenin kendinize. İki üç eleştiriden korkmayın, iki üç gazete de bulunsun ya, bu kadar korkacak bir şey yok, 5 tane gazete var zaten nefes alabilen. Ben bunu özellikle burada söylemeye çalıştım, kendine güvenen bir iktidar karşı görüşten korkmaz, karşı görüşten rahatsız olmaz. Bunu baskıladıkça daha farklı algılanırsınız, bunu ifade etmek istedim. Yoksa Türk Hava Yolları'nın ve sivil havacılığın ulaştığı noktadaki takdirlerimi ifade ettim.

Ahmet Berat Çonkar (AKP İstanbul); Şimdi zaman zaman gerek ulusal medyamızda gerekse de uluslararası küresel medya kuruluşlarında gerçekten Türkiye'yi hedef alan, Türkiye'nin iktidarını hedef alan ve haksızca birtakım operasyonların parçası olan eylemlerin, girişimlerin olduğunu müşahede ediyoruz. Yani burada yayın organlarını analiz ederken elbette ki kurumun da bu çerçevede belli hassasiyetleri gözetmesinin ben doğru olduğunu düşünüyorum. Tabii, isim bazında burada hangi yayın organının ne yaptığıyla ilgili bir detaya girmek doğru olmaz fakat Türk Hava Yolları gibi bir marka olmuş, bir millî boyutu olan kurumumuzun da belli hassasiyetlerle belli değerlendirmeleri yapmasının ve müşterilerine sunacağı yayın organlarının da belli bir standartta olmasının bence normal karşılanması gerektiği kanaatindeyim. Bu konuda biraz daha anlayışlı ve esnek hareket etmek gerekir fakat belli hassasiyetleri de gözetmek bizim görevimiz olduğunu da düşünüyorum.

Tutanaklara  ara verip araya girelim;

Eyy ABD'de yetişmiş, çalışmış Çonkar!.. Ağzının içinde geveleyip durma. Yiğitsen çık, ne biliyorsan açık açık konuş. Kimseyi itham altında bırakma. YENİÇAĞ'ın bugüne kadar hangi Türkiye aleyhtarı faaliyetini, hangi operasyonun parçası, eylemi olduğunu gördün?.. Bizim millî duruşumuzda ne gibi eksiklikler var? Ama önce sen millîlikte ne anlıyorsun, onu izah et!..

Tutanaklara devam;

Haluk Koç (CHP-Ankara)Burada bir şey yok ki çok seslilik var, ölçüler var, Basın Kanunu var ama siz kendinize göre bir tasnif yapıyorsunuz ve hep beraber ortaklaşa övdüğümüz, çalışmalarını beğendiğimiz Türk Hava Yolları'nın sivil havacılığı bu şekilde bir sınırlamanın içine sokuyorsunuz. Ben buradaki yanlışlığı ifade etmek istedim yani burada kurallar içerisinde olduktan sonra karşı görüşler tabii ki olacak, karşı yazılar tabii ki olacak, siz de faydalanırsınız. Bunu değerlendirmekte, bunu engellemekte bir yasakçılıkla, şeyle bir sonuç alınamayacağını ifade etmek istiyorum. Yani hiç hoş değil, hiç yakışık kalmıyor ve yıllardır sürüyor bu sansür...

Utku Çakırözer (CHP-Eskişehir)...bence hepsi sunulur, insanların zaten okuma mecburiyeti yok, okumak istediğini alır, hangisini okumak istemiyorsa onu bırakır. Buradan yani bir şey sonucu çıkarmak yani onun sunumu işte devlete zarar verir ya da işte bahsedilen uluslararası işte dış güçlerin operasyonlarına katkı sağlar anlamı çıkarmak bence bir zorlama. Tam tersine bu hani yasakçı bakış aslına bakarsanız yani dışarıdaki Türkiye'ye yönelik algıyı daha da güçlendiriyor yani gazetelerin yasaklandığı bir ülke, gazetelerin işte uçakta kamu madem böyle bir imkân sağlıyor ama bunu sadece kendisini eleştirmeyen gazetelere sağlıyor. Öte tarafta işte neye göre mesela Cumhuriyet'i yasaklayacaksın, neye göre Sözcü'yü, neye göre Yeniçağ'ı yasaklayacağınız ya da Evrensel'i, Birgün'ü, Aydınlık'ı almıyorsunuz diye sorulduğunda yani buna her gün ayrı bir kriter koymanız lazım. Yani bugünkü şu manşetini beğenmediğim için koymadım, ya da bugün şu fotoğrafı…

Ahmet Berat Çonkar (AKP-İstanbul)... Benim burada kastettiğim, dünyanın hiçbir yerinde siz bir kuruma siz yayınlanan bütün gazeteleri hava yolunuzda efendim bir hizmet olarak sunmak zorundasınız diyemezsiniz. O kurum kendi kalite standartları çerçevesinde, kendi hassasiyetleri ve bakış açısını da dikkate alarak burada şirketin, kurumun menfaatlerini, ülkenin menfaatlerini gözeterek bir politika belirler ve o çerçevede dengeli bir karar alır.

...Bizler makul ölçülerde düşünebilen insanlarız, seçilmiş milletvekilleriyiz; hepimiz demokrasinin değerini, önemini, kıymetini yaşayarak tecrübe etmiş insanlarız. Bu noktada birbirimize karşı bence daha hassas hareket edelim, hepimiz bu anlamda bu değerlerin öneminin farkındayız ve aşırılıkların ve ülkemize, millî menfaatlerimize zarar verebilecek, halel getirebilecek konuların da ortak olarak karşısında duralım diyorum.

Bir daha araya girelim... Eyy Çonkar!.. Söyle bakalım, YENİÇAĞ, THY'nin hangi kalite anlayışına ve standardına uygun değil?.. "Kalite" deyince neyi anlamalıyız?.. Dilimizi on metre dışarı salıp iktidarı şapır şapır yalamayı mı?.. Ha öyle ise; biz gerçekten kalitesiziz!..

YENİÇAĞ, bugüne kadar ülkenin menfaatlerine halel getirecek ne yapmış?.. Millî menfaatlerimize aykırı en ufak bir yayını olmuş mu?.. Sözlerinizi ispatlayın, Kızılay Meydanı'nda basın kartımı yakacağım!..

Aslında, meslektaşımız Utku Çakırözer, iktidarın çok güzel fotoğrafını çekip yüzlerine vurmuş. Tutanaklardan;

"Bu konunun bir ekonomik boyutu da var; o da şu: Türk Hava Yolları'nın aldığı gazeteler, yani hangi gazeteyi alıyorsa uçağına, örneğin bin sefer varsa ve her sefere 20 tane gazete konuluyorsa 20 bin tane gazete demek, eğer 2 bin sefer yapıyorsa günde ve 50 tane koyuyorsa 100 bin gazete alımı demek. Gazete alımı, yani toplu bir şekilde alım tabii ki o gazeteye ekonomik katkı sağlıyor ama yine geçmişte hasbelkader gazetecilik yapan bir üyeniz olarak şunu söyleyeyim, kamunun bir de verdiği ilanlar var. Bu ilanları verirken Basın İlan Kurumu, tirajına bakıyor gazetenin. O tirajın artışına Türk Hava Yolları katkı sağlıyor. Örnek; A gazetesinden o gün Türk Hava Yolları 10 bin tane alıyorsa çok önemli bir kriteri bir anda atlıyor o gazete ve B gazetesi, alınmadığında Türk Hava Yolları'na, uçağa o gazeteyi satacağım diye ya da satamadığında kamu ilanlarından mahrum kalıyor.

...O zaman bu ayrımcılığı kaldırın, insanlara seçme hakkı verin diyorum. Bunun asla aşırıcılığı destek, ne bileyim, terörü destek ya da işte, ülkemizin bölünmez bütünlüğüne, kardeşliğimize, barışımıza bir darbe olduğu görüşüne katılmıyorum."

Cevap ver Çongar!..

"Gitarcı çocuklar"ı yazmadık, katil Murat Karayılan ile çözüm süreci röportajı yapmadık diye mi millî olamadık?.. "Sayın Öcalan" demedik, küçük yaşta kız, erkek çocuklarına tecavüz eden sapıkları savunmadık, devleti milleti soyanları AK'lamadık diye mi Türkiye aleyhtarı faaliyetlerde bulunduk!..

Kaynak Yeniçağ: Şaşkına bak!.. - Ahmet TAKAN