• 15.12.2019 00:00
  • (1180)

 Sizlere, “Bugünlerde yabancı basını izleme fırsatı bulabiliyor musunuz” diye soracağım. Biliyorum… ”Türkiye’deki gazete tirajlarından haberin yok herhalde, milletin işi gücü kalmadı bir de yabancı basını mı izleyecek” diye cevabı fena halde yapıştıracaksınız. Okumadan daha çok seyretmeye meraklı ahalinin tüm direncine rağmen o inadını kırmakta kararlıyım. Tamam, bakkaldan gazete almıyor olabilirsiniz, “a haber”le  daldığınız pembe rüyalardan uyanmaya da niyetiniz olmayabilir… Ama ne olur cebinizde gezdirdiğinin o binlerce liralık cep telefonlarını, malum sitelere yaptığınız sık ziyaretlerin ardından azıcık haberdar olmak maksadıyla da kullanın lütfen. Çok zamanınızı almaz… Dünyadan haber almak için parmakların, 2-3 dakikalık ileri- geri, sağa-sola hareketi ile çok uzakları değil, Suriye’yi, Mısır’ı, Yunanistan’ı, Libya’yı görürsünüz…

Yeterince merak uyandırmak adına elimden geleni yaptım!.. Sadede geliyorum;

‘Al Hurra’, Amerikan yönetiminin kontrolünde, bölgeye sadece Arapça yayın yapan bir haber sitesi. ABD’li yetkililer mesajlarını buradan verdikleri için ciddiyetle takip edilir. Dün önemli bir haberini bir dostum tam çevirisini yaparak bana ulaştırdı. Hani, Türkiye’deki iktidarın, sadece Trablus’da dar bir alanı kontrol eden İhvancı hükümetle imzaladığı mutabakatlar sonrasında “Libya’ya asker göndeririz” çıkışı var ya!.. Hah, işte Libya’daki son durumu anlattığı için oldukça önemli gördüm. Haber, aynen şöyle;

“ABD’li yetkili: Hafter güçlerinin Trablus’a girmesi uzak bir ihtimal değil.

ABD yönetiminde kaynak ‘Al Hurra’ ya perşembe günü, Trablus’u kontrol altına almak için ‘kesin çatışma’nın başladığını duyuran Libya Ulusal ordusu komutanı Hafter’in Libya’nın başkentine girmesini uzak bir ihtimal olarak görmediğini belirtti. Kimliğinin açığa çıkmamasını isteyen ABD’li kaynak ‘Al Hurra’ya açıklama yaptığı sırada Pentagon’un Hafter’in açıklamaları karşısında tutumuna ilişkin  demeç verme konusunda çekincesini dile getirdi. Önümüzdeki saatler ve günlerin Libya’da işlerin yönünü ve rotasını açığa çıkaracağını sözlerine ekledi… Beyaz Saray’da üst düzey yetkili ‘Al Hurra’ya ABD’nin Hafter’e Trablus yönünde herhangi bir girişimin felaket olacağını açıkladığını belirtti. Yetkili, Washington’un Hafter ve tüm Libya taraflarına sivillerden daha fazla kayıp düşmesini engellemek, düşmanca eylemlerin durdurulması ve o ülkede  krize siyasi bir çözüm için hareket edilmesi için çağrısını sürdürdüğünü sözlerine ekledi. İki bağımsız kaynak, ‘Al Hurra’ kanalına Hafter güçlerinin başkentin ortası istikametinde ilerlemeyi duyurması ile eş zamanlı olarak Uzlaşma Hükümet güçlerinin Al-Yermuk ekseninde çekildiğini ve Trablus’un güneybatısında Al-Zehra köprüsüne  çekildiğini vurguladılar.

Şimdi de, “ee, hani ABD, Hafter’i destekliyor deniyordu. Ne oldu?.. Bak ABD barış istiyormuş” diye sual edeceksiniz… Klasik ABD dümenleri bunlar!.. “Suriye’de, Irak’ta da barış istememişler miydi” diye karşı suali en derin saygılarımla dikkatlerinize sunarım o zaman!.. Trump’ın ve ABD yönetimimin Hafter ile yakın diyalog içinde olduğunu da itina ile hatırlatırım.

Al Hurra haberi, iktidarın “Libya’ya asker göndeririz” nağralarının ardındaki gerçekleri göze sermek açısından çok önemli. BM tarafından tanınsa da İhvancı hükümetle imzalanan mutabakatların geleceğini kestirmek adına çok hayati… ‘a haber’cilerin, “bizimkiler Libya’da olup bitenleri bilmiyorlar mı” merakını da gidermeye çalışalım;

Dış politika, çeşitli yaptırım tehditleri ve baskılardan kurtulmak, her türlü kötü gidişatı perdelemek maksadıyla iç siyasetle alabildiğine iç içe geçirilmiş. Başka çareleri kalmamış. Türkiye’ye karşı ABD’den peş peşe rezil yaptırım kararları gelirken, ver mehteri gitsin… Ver mehteri gitsin… Süleyman Şah türbesini kendi topraklarından kaçırıp gerisin geriye ait olduğu toprağa götüremeyen iktidar, ne güzel de Libya çıkışı yapıp tüm dünyaya meydan okudu!.. Öyle mi?.. Suriye’de neler olup bittiğini merak edeniniz var mı?.. Barış Pınarı Harekatı ne oldu, askerlerimiz acaba orada ne yapıyor, halleri nicedir diye sorgulayanınız var mı?.. Burnumuzun dibinde kurulan terör örgütünün sözde devletini hani kökünden kazıyacaktık?.. Libya’ya asker göndermek mi!..

Bazen aklıma şöyle de bir kuşku düşüyor;

Acaba, ABD, iyice köşeye sıkıştırdığı iktidarı, Libya bataklığının içine sokmak için el altından fişekliyor olabilir mi?.. Aynı Suriye’de yaptığı gibi!.. Türk askerinin gücü iyice  bölünsün, Türkiye hedef birliğinden tamamen uzaklaşsın diye

Ha, bir de şu Kanal İstanbul tartışmaları var!.. Günlerdir ilgi ile izliyorum. Taraflar birbirine en ağır sözlerle yükleniyorlar. “Doğa” deniyor… “Rant” deniyor… “İstanbul’un yapısı” deniyor. Ancak kimsenin aklına Montrö sözleşmesi gelmiyor!.. Neden acaba?.. Kanal İstanbul projesi hayata geçerse Montrö bundan nasıl etkilenir, Türkiye’nin başına nasıl yeni dertler açılmasına yol açar diye kafa yoranına rastlamadım. Türkiye’de fazla değil, bir-iki yiğit bilim insanı uzman isim arıyorum. En azından, Kanal İstanbul, Montrö’yü tartışmaya açar mı sorusunu gündeme getirsinler diye!..