• 18.12.2019 00:00
  • (1126)

  Şu Ziraat Bankası’nın simitçiliğe başlaması… Kanaatimce, “Bal tutan parmağını yalar” atasözünün artık değişmesinin zamanı geldi. Hatta biraz gecikmiş bile sayılabiliriz. Kestirmeden, “Saray’a yakın olan malı götürür” diyelim gitsin. İleriki kuşaklarda bizleri rahmetle ansın!..

Tarıma, ziraatçıya destek olması gereken banka, Simit Sarayı’nın yarısını satın alıyor. Nedenleri konusunda çok yazıldı çizildi. Sonucu değiştiremeyecek tepkiler gösterildi!. Maksadım, aynı yerde patinaj yapmak değil. Ancak, dün, CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak’ın haftalık değerlendirme raporunu incelerken Ziraat Bankası ile başlığın kamuoyuna yansıtılması gereğini hissettim. Hatırlatmakta fayda var der gibi… Toprak, analizine “İktidarın kamu bankaları ve kaynaklarıyla iki elin parmakları kadar şirket ve müteahhidi kurtarma operasyonlarının arkası kesilmiyor. 2002 yılında kurulan ve ülke çapında toplu ulaştırma ve havalimanları dahil pek çok kritik perakende noktasında mağazalaşan Simit Sarayı’nın, yüzde 51 hissesi kamu Bankası Ziraat Bankası tarafından alınarak kurtarıldı. Bu ilk örnek değil” diye girmiş. Sonra da sıralamış;

“İktidara yakın enerji ve inşaat şirketlerinin 13 milyar dolarlık kredi borcunun yeniden yapılandırıldığı iki ay önce Bankalar Birliği tarafından açıklanırken, BDDK da yine iki ay önce inşaat ve enerji ağırlık geri ödenemeyen kredilerden oluşan 47 milyar TL’nin yılsonuna kadar bankaların takipteki alacak kalemine aktarılmasını ve karşılık ayrılmasını istemişti. İktidar yine geçtiğimiz ay İstanbul Finans Merkezi inşaatını üstlenip işi yarım bırakan üç müteahhidin hisselerini 1.7 milyar TL’ye Varlık Fonu üzerinden satın aldı ve inşaatın tamamlanmasını Emlak Gayrimenkul yatırım üstlendi. Yine Ziraat Bankası, Turkcell’e verdiği 3 milyar dolarlık kredinin vadesi dolup tahsil edemeyince Turkcell’in yönetimini üstlendi.”

Erdoğan Toprak, simitçiliğe soyunan Ziraat Bankası ile ilgili önemli bir iddia ortaya koymuş;

“Çiftçiyi, üreticiyi desteklemek ilk sorumluluğu olan Ziraat Bankası’nın Suudi Ortaklı Simit Sarayı’nı kurtarması da iktidarın kamu kaynaklarını, milletin hakkının birilerine transfer edilerek devlet bankasının simitçilik yapmaya mecbur edilmesi yeni bir skandaldır. AK Parti döneminde çok hızlı büyüyen ve iktidar desteğiyle en kilit noktalarda şube zinciri kurması sağlanan Simit Sarayı’na 2013 yılında Dubai kökenli Abraaj Grubu ortaklık için teklif vermişti ancak anlaşma sağlanamadığı açıklanmıştı. 2017’de yine iktidarın destek ve yönlendirmesiyle Suudi Fawaz Alhokair Grubu ile stratejik işbirliği anlaşması imzalandı. Bu anlaşmaya göre Suudi kökenli gruba Simit Sarayı’nın yüzde 10’luk hissesi 100 milyon dolar üzerinden devredilirken, şirketin toplam değeri de böylece 1 milyar dolar olarak belirlenmiş oldu. Suudi ortakla birlikte şirket büyümeye hız vererek yurt dışında 25 ülkede de şubeler açtı. Ekonomik darboğaza girip kredilerini geri ödeyemez noktaya gelince Ziraat Bankası bünyesindeki Ziraat Girişim Sermayesi, şirketin hisselerinin yüzde 51’ini satın alarak ortak oldu. Ziraat Girişim Sermayesi’nin yüzde 51 hisse alımı için ödeyeceği fiyat, daha önce Suudi Alhokair Grubu’nun tüm şirket için biçtiği 1 milyar dolarlık değerinde üzerine çıkmış durumda. Ziraat Girişim’in şirketin tamamı için biçtiği değerin 1 milyar doların üzerinde olduğu ve bu fiyat üzerinden yüzde 51’lik hissenin el değiştirmesi ve söz konusu satın alma için 510 milyon dolardan fazla para ödenmesi söz konusu.”

Toprak’ın konu ile ilgili son cümleleri;

“Tank Palet Fabrikası için 50 milyon doları bulamayıp tesislere Katar Ordusu Silah Şirketi’ni bedelsiz şekilde ortak eden iktidarın, bir kamu bankasını bir simitçi zincirine 500 milyon doların üzerinde bir ödemeyle ortaklığa mecbur etmesi, ülke kaynaklarının ve kamu bankalarının nasıl kullanıldığının en son ve yüz kızartıcı örneklerinden birisidir.”

Doğru söze ne denir!..

Başkent Ankara’da siyasetin gündeminde erken seçim tartışmaları hiç bitmez. Çok değil… Her seçimin hemen 1 ay sonrasında başlar erken seçim geyiği. AKP’nin iktidara geldiği ilk günden bu yana hiç bitmeyen bir tartışma konusu daha oldu. Nur topu gibi doğdu, tosuncuk oldu!.. Yandaşlara kıyaklar… Bir iş insanı arkadaşımla sohbet ediyordum; konu Simit Sarayı’ndan açılınca epey bir güldü. Nedeni sorduğumda, “Sen Merkez Ankara’yı biliyor musun?“ dedi. Ankara’nın merkezi sandım. Tam, Kızılay diyecektim. Lafı ağzıma sokup torbayı çırpıverdi. Saraya yakın Simit Sarayı’nın ünlü aktörlerinin de dahil olduğu birçok dalavereyi anlattı. Eğer, iddialar doğruysa Ziraat Bankası’nın Simit Sarayı operasyonu,simidin üzerindeki bir susam tanesi kadar kalır!..