• 8.02.2020 00:00
  • (859)

  “İdare” denilen müessesenin gerçek olup olmadığını ne zaman ve nasıl anlarsınız?..

Krizlerde… Kriz yönetimlerinde…

Eğer o “İdare”nin başında ve diğer kadrolarında yetişmiş, liyakatli kısacası işinin gerçekten profesyoneli isimler varsa oraya top atsan yıkılır mı?..

Hayır!.. Yıkılmaz… Çünkü hayatın temel kanunudur; doğru duvar asla yıkılmaz. Bu yüzden “İdare”deki kafalar ve o kafaların içi çok önemlidir.

Şu halimize bir bakın hele!..

Ocak ayından beri peş peşe yaşadığımız acı hadiseler yüzünden bazı kafalar çıkmış “2020 çok kötü başladı. 2020 hiç iyi gelmedi” diye abuk sabuk yorumlar yapıyor.

Suçluyu bulduk; 2020 ey halkım!.. Öyle mi?..

Elazığ’da meydana gelen deprem afetinin ardından kaybettiklerimizden 2020 mi suçlu?.. Yıkılan çürük binalardan?.. Sahtekar müteahhitlerden?..

İdlib’de şehit verdiğimiz koç yiğitlerimizin kara toprağın bağrına düşmesine 2020 mi sebep oldu?..

Van’da çığı insanlarımızın üzerine 2020 mi yuvarladı?..

İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda yolcu uçağının 3’e ayrılmasına neden olan aksaklık ve hataları 2020 mi ayar etti?..

Bunlar sadece son 1 ay içinde yaşadıklarımız. Geriye dönüp listeyi uzatabiliriz ama ona da gerek yok…

CHP milletvekili yıllar öncesinden Meclis kürsüsünden çıkıp uyarıyor, “Elazığ’da çok can yanacak. Önlem alalım” diye… Önerge veriyor… “İdare” ne yapıyor?.. Reddediyor!..

“Bu, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) başımıza olmadık dertler açar. Bulaşmayın bu işe. Ne işiniz var sizin BOP eş başkanlığıyla… Girmeyin Ortadoğu bataklığına… Senin işin mi Esad’ı devirmek” diye yıllardır bağıranlara ne oldu?..

Vatan haini ilan edildi!.. “Ergenekon”cu olup hapislerde çürütüldüler…

Yıllardır, İstanbul havalimanları, gündemin en önemli tartışma maddeleri. Yapılan binlerce uyarı… Denilen, “Aman etmeyin. Bakın burada hesap hataları var. Mühendislik bunu söylüyor. Matematik ilmi şöyle anlatıyor. Sonra çok ağlarız”lar… Ne oldu?..

Başlarına eğer hiçbir şey getirilmediyse en azından “Tayyip Erdoğan düşmanı” olarak yaftaladılar!..

Van’da meydana gelen şu çığ faciasına bir bakın. İlla uzman mı olmak gerekiyor?.. Bin kişi çığ bölgesinde. Ne çevre güvenliği alınmış ne başka bir şey… Nefesin bile hesapla alınması gereken bir ortamda binlerce insan bilinçsizce koşuşturuyor. Onlarca iş makinası ve araç sağa sola gidip geliyor. Harıl harıl canlı yayınlar. Bir o televizyon kanalı bir bu televizyon kanalına an be an demeç veren mülki idare amirleri… Van’da tsunami olsa herhalde bu kadar canımızı yitirmezdik!..

Sabiha Gökçen’in iniş pistinden sonunda uçak aşağı yuvarlanıp 3’e ayrılıyor. Yardım için giden polis ekibi yolda uyarı levhası olmayan çukurun içine düşüp kaza yapıyor.

Ah be güzel kardeşlerim!.. Şimdi,tüm bunların suçlusu 2020 mi?..

Anadolu ve Fen Liseleri bitirilip harap edildi. Yerlerine bol bol İmam Hatip Liseleri açılıyor…

Dostlar alış verişte görsün!.. Her politikacının kasabasına birer fakülte açıldı. İçinde öğretim görevlisi yok. Öğrenciler kahvede okeye dönüyor..

Bürokrasi, iktidarın oyuncağı adeta şamar oğlanı oldu. Kaymakam, o otursun diye, eski bakanı görünce uçaktaki koltuğunda kaldırılıyor…

İhaleler, kanun ve yönetmeliklere göre değil de mutlak iradenin iki dudağının arasından çıkan talimatlara göre adrese teslim ediliyor…

Devletin kurumlarının yerini özel vakıfalar ve dernekler aldı…

Spor federasyonları şahıs şirketleri haline getirildi…

Hayır, yardım kurumları vergiden kaçınma merkezlerine döndürüldü…

TBMM, Ayşe teyzenin sulu ev yemekleri lokantası!..

Yurdumun üniversite öğrencileri, bodrum katlarında aylık 2 bin lira kira ödedikleri 1 odada makarna kaynatıp final sınavlarına hazırlanırken, ABD’nin en pahalı merkezinde ayrıcalıklıların konaklaması için lüks yurt yaptırılıyor…

Devletin en yüksek bütçesi Diyanet’e ayrılırken, profesörler, doçentler geçim sıkıntısı içinde kıvranıyor. Öğretmenler ikinci iş sahibi oldular. Pazarda limon satanlar, gece garsonluk yapanlar, taksiye çıkanlar…

Bir zamanların ünlü repliği “Benim kızımı, ne doktorlar, ne mühendisler istedi de vermedim”in yerini “kızımı ne imamlar istedi” aldı!..

Savunma sanayiinde İmam Hatipliler… Bilim Bakanlığı’nda İmam Hatipliler… Çevre Bakanlığı’nda İmam Hatipliler… Enerji Bakanlığı’nda İmam Hatipliler…

Eş, dost, akraba, partili yandaşların ballı maaşlarla doldurulduğu arpalıklar…

Whatsapp mesajları ile hiç dairesine gelmeden birimini “yöneten” genel müdürler, daire başkanları…

Ankara’da bazı bakanlar… Bakanlığa gelişlerinde bakan yardımcıları ve üst düzey yöneticileri, kapının önünde içtimaya tabi tutuyorlar…  Bakan’ı gelişinde karşılamayan, sabah içtimasında hazır olmayan duman oluyor!..

“Yeni Türkiye” tipi yeni yönetim anlayışı…

Dışişleri Bakanlığı’nın yerini SETA aldı…

Genelkurmay Başkanlığının yerini SADAT doldurdu.

AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, partisinin MYK toplantısında “Yeni Suriye politikasının parametrelerini anlatırken “Rusya bize yamuk yaptı” demiş!.. Eskiler, eskiden dış politikanın temel parametrelerini izah ederken, “Devletler arasında dostluk yoktur, sadece çıkar ilişkileri, çıkar birliği vardır” derlerdi…

Unutun onları…

Yeni parametremiz; 2020 bize yamuk yaptı!..

İnanmayan Diyanet’in ‘Alo Fetva Hattı’nı arasın…

Eh,bu kafada gitmeye ısrar edersek… Daha çook yamuk yıllar görürüz!..