• 12.03.2020 00:00
  • (1014)

  DEVA Partisi dertlere deva olur mu?…

Kuruluş dilekçesi önceki gün İçişleri Bakanlığı’na verilen Abdullah Gül himayeli partinin resmen kamuoyu önüne çıktığı ilk gün estirdiği hava beklenenin çok çok altında oldu. Bugüne kadar hep ikinci adam konumunda kalan Ali Babacan’ın lider özelliklerine sahip olmamasında mı yoksa kurucular kurulu listesinin aynı tas aynı hamam olmasından mı kaynaklandı?.. Farklı farklı yorumlar yapıldı Başkent’in siyasi kulislerinde. Değerlendirmelerdeki ortak noktaları şöyle özetleyebilirim;

–Tüm çabalara rağmen, Abdullah Gül’ün parti üstündeki vesayet gölgesi silinemedi pek de silinecek gibi gözükmüyor.

–Kurucular kurulu kadrosu pırıltılı değil. Bakalım Ali Babacan’ın kendisi ne yapacak?

–Abdullah Gül’e rest çekmiş gibi bir fotoğraf verilerek Ali Babacan’a bir liderlik hikayesi yazma çalışmalarına başlandı ama tutmadı.

Dünkü haliyle AKP tabanından ne koparırlar?.. En baba tahminler yüzde 3 civarında seyrediyor. “Ahmet Davutoğlu bile bunlardan daha cesur ve gerçekçi çıkış yaptı” deniyor. Kısacası, DEVA’nın ilk gün çıkışı ve kurucular kurulu listesi siyasetin kulislerinde pek de karşılık bulmadı. Bu arada, DEVA’nın kuruluş sürecinde yaşanan sıkıntı iddiaları ilgili bazı kulis notlarını paylaşalım;

–Abdullah Gül, kendisine gelenlere “Merak etmeyin. Bu kurucular kurulu kadrosu böyle gitmeyecek. Bu başlangıç, ileride çok değişiklikler olacak” diyor. Bu da, Abdullah Gül’ün partiye müdahalelerinin devam edeceğini gösteriyor.

— Partinin kuruluşunda ve programının yazılmasında çok etkin olan iki ağır topun kurucular kurulu listesinde görülmemesi şaşkınlık yaratmıştı. Bunlar için “Abdullah Gül’e rağmen Ali Babacan yer vermedi” fısıltıları yayılmıştı. Gerçek şu; söz konusu isimlere saraydan “Derhal tarafınızı seçin” mesajı gitti. Panikleyen bu iki isim Gül ve Babacan’a mazeretlerini sunarak aflarını istediler. Biri, eşinin rahatsızlığını bahane ederek bundan sonra siyasetle uğraşmayacağını söyledi. Diğeri ise, “Ben kurucular kurulu listesinde olmayayım. Şimdilik pek ortalarda görünmeyim. Sonra bakarız” dedi.

Abdullah Gül’cüler partisinin kurucular kurulu listesi için naçizane tek yorum yapmak isterim;

Memlekete adalet getireceğini iddiası ile yola çıkan bir siyasi oluşumun kurucular kurulunda kumpas davalarının en şiddeti sürecinde Adalet Bakanlığı yapan ve  destekleri ile bilinen Sadullah Ergin’in ne işi var?..

Aklınıza hemen şu soru gelebilir; ”DEVA Partisi’nin kurulmasından sonra yeni ittifak senaryolarında durum ne?”.. Parti, Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı adaylığına endeksli olduğu için yapılan değerlendirmeler havada kalıyor. Okurlarımıza farklı açıdan bir kulis notu aktararak pencere açmaya çalışıyım;

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, bir süredir “Millet İttifakı” yerine “Demokrasi İttifakı”nı dillendiriyordu.  HDP’nin de bu ittifaka dahil edileceği yönündeki yorumlar ve zorlamalar İYİ Parti’de büyük bir rahatsızlık yaratmıştı. İYİ Parti lideri Meral Akşener bu süreçte sessiz kaldı, tartışmaya girmedi. Millet İttifakı’nı tartışmaya açabilecek yorumlardan uzak kalmayı tercih etti. Anadolu’yu ilçe ilçe gezerek nabız tutmaya çalıştı. İYİ Parti kulislerinden ulaştığım bilgiye göre, “Demokrasi İttifakı”nın isim babası bir grup, Meral Akşener’i ziyaret ederek görüştü. Görüşmede Akşener, “Millet İttifakı’nın ismini değiştirelim. Bunun yeni adı Demokrasi İttifakı olsun” teklifi ve ikna çabalarına yeşil ışık yakmadı. Böylece Akşener, HDP’ye kapılarını bir kez daha kapatmış oldu. Millet İttifakı konusunda hassas olan Kemal Kılıçdaroğlu’da, ”Şehitler tepesi boş kalmayacak” tartışmalarında, “Milletime söz veriyorum. Millet İttifakı iktidarında Şehitler tepesi boş kalacak” demişti. Kılıçdaroğlu’nun yeniden “Millet İttifakı” söylemine dönmesi İYİ Parti’de olumlu karşılık buldu. Abdullah Gül’ün de Cumhurbaşkanlığı adaylığı için HDP’nin desteğini talep ettiği hatırlanırsa, geleceğinin tahminini size bırakıyorum. Dur bakalım ne olacak!..

★★★

Gelecek Partisi’ni kuran Ahmet Davutoğlu, DEVA Partisi’nin resmen piyasaya çıktığı ilk gün esaslı bir çıkış yaparak kamuoyunda tartışma yarattı. Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Konya’daki evinde ağırladığı gazetecilere AKP’den ayrılma nedenlerini ve parti kurma sürecini anlattı. Kendisinin terörle mücadele ettiği süreçte Binali Yıldırım’ın Ankara’da karargah kurarak genel başkanlık için imza topladığını söyledi.  7 Haziran ile 1 Kasım arasındaki süreçte bazı bilinmeyenleri ifşa etti. Şu sözleri çok çarpıcıydı;

“12 Eylül’de yapacağımız kongre için benim aleyhimde imzalar topluyorlardı. 9 Eylül günü Konya’daki Türkiye-Hollanda maçını izlerken şehit haberi geldi. Ben hemen o anda Ankara’ya oradan da Van’a gittim. Ben Van’da şehitleri defnederken Binali Yıldırım karargahı kurmuş, delegelerden bana karşı imza topluyordu. Ben şehit defnederken, onlar tek tek il başkanlarını arayıp imza topluyorlardı.”

Ahmet Davutoğlu’nun eksik bıraktığı açıklamaları tamamlayıp kamuoyunu daha da aydınlatması için bazı sorularım var;

–Devlet Bahçeli ile yaptığınız koalisyon görüşmelerinde teklifleriniz nelerdi?.. Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı konumu ve sınırlarını nasıl tanımladınız?.. Sarayın görüşmelerin içeriği hakkında haberi olunca size neler söylendi? Siz bu söylenenlere ne gibi tepkiler verdiniz?..

— Başbakanlıktan azledildikten sonra saraya ne için gittiniz?.. Özel kalemde kaç saat bekletildiniz?.. Tayyip Erdoğan ile görüşüp teşekkür etme imkanınız oldu mu?.. Siz özel kalemde 5 dakikalık bir görüşme için bekletilirken kapı aralanıp Tayyip Erdoğan’ın bağırtısını duyduğunuzda hakkınızda ne söyleniyordu?.. O gün saraydan nasıl ayrıldınız?..

–Sayın Davutoğlu; partinizi kurmadan önce Ali Babacan ile bir araya gelip neler konuştunuz. Ali Babacan’a neler teklif ettiniz?.. O size neler söyledi?.. Herhangi bir anlaşmaya varabilmiş miydiniz?.. O görüşmenin ardından Londra’ya gidip bir süre kaldıktan sonra Türkiye’ye dönen Ali Babacan ile bir daha görüşme imkanınız oldu mu?.. Ali Babacan, Londra’dan döndükten sonra telefonlarınıza çıktı mı?..

Siyasette ne kadar samimi olduğunuz bu sorulara vereceğiniz cevaplara bağlı!..