• 12.05.2020 00:00
  • (1005)

 Geride bıraktığımız hafta COVID-19 ipoteğinden biraz da olsa kurtulduk. Siyaset ve siyasi tartışmalar epey canlıydı. Hal böyle olunca kulislerde hararetlendi. Şöyle bir bakalım;

Londra merkezli finansal kuruluşlar Türk lirasına saldırıyor” diye ortalık toz duman oldu. İktidar ve yandaşları, adını bir türlü öğrenemediğimiz o Londra merkezli finans kuruluşlarına top yekun saldırdılar. Doların bir türlü dindirilemeyen ateşi yükselirken içerde CEHAPE dışarıda ise Londra merkezli finansal kuruluşlar kırmızı kuvvetlerdi. Darbe tartışmaları ise tam gaz devam ediyordu!..

Karantinada geçirdiğimiz cumartesi ve pazar ise dop doluydu. Önce MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’ın partisini iktidar yürüten ve “Cumhur İttifakı bitiyor mu?” tartışmasına yol açan tweetleri. Ardından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin anında duruma müdahil olması ve “Cumhur ittifakı dimdik ayakta” seri tweetleri… Kafalar allak bullak oldu “Ne oluyor?” sorusuna cevap aranırken İYİ Parti lideri Meral Akşener anneler gününde çıktı bir televizyon programına ve “memleket masası” kurulmasını önerdi. Peş peşe gelen şok dalgaları yüzünden siyasi kulisler, bir o yana bir bu yana dalgalandı. Konular birbirleri ile pek alakalı ancak biz siyasi kulislerde neler konuşulduğunu birbirinin içine sokmadan vermeye çalışalım;

Damat Berat Albayrak komutasında Londra merkezli finansal kuruluşlara karşı başlatılan savaş hakkında başkent dehlizlerinde 2 senaryo mevcut. Şöyle;

–ABD ile swap anlaşması yapamayan iktidar, Londra bankalarıyla irtibatında sonuç alamadı. Aradığını bulamayan Berat Albayrak masadan kalkmak zorunda kalınca savaş başlattı.

— Berat Albayrak, bazı finans kurumları ile anlaştı. Para akışı sağlanacak. Fakat doların ateşinin çok yüksek olması sebebiyle bir başarı hikayesine ihtiyacı var. Bu kavga bir pr çalışması. 7 liranın üzerinde seyreden doların yükselişi kuruş kuruş indirilirken Berat Albayrak için zafer destanı yazılacak. “Bakın doları nasıl alt ettik” denilecek.

Sizin hangi senaryoya inanacağınızı bilemem. Ankara’da birinci şıkka inananlar çoğunlukta.

MHP cephesine gelelim;

Genel Başkan yardımcısı Semih Yalçın’ın attığı tweetler, sarayda büyük bir hoşnutsuzluk yarattı. Ne olup bittiğini anlayabilmek için MHP içine şöyle bir bakmak lazım. Devlet Bahçeli, MHP içindeki kliklere kimi zaman kamuoyuna yansıyan kimi zamanda kamuoyunun hiç haberdar olmadığı operasyonlar yapıyor. Bunlardan biri, genel sekreter İsmet Büyükataman’ın çok yakın adamı olan Ülkü Ocakları Başkanının görevden alınmasıydı. Sıra, Semih Yalçın kanadına geldiği konuşuluyordu. MHP’de Devlet Bahçeli sonrası için mücadele eden 3 grup var. TBMM Başkanvekili Celal Adan’ın başını çektiği grup, İsmet Büyükataman’ın başını çektiği grup ve Semih Yalçın’ın başını çektiği grup. Başkanlık divanı toplantılarında Bahçeli’nin AKP içinde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Savunma Bakanı Hulusi Akar’a büyük övgüler düzdüğü konuşuluyor. Akar için “Onun ailesi Ülkücüdür” dediği anlatılıyor. Hizipler arası kavgada Semih Yalçın’ın pozisyonunu güçlendirmek adına söz konusu tweetleri attığı fakat Bahçeli’nin duruma derhal müdahale ederek Semih Yalçın’ın üstünü çizdiği iddia ediliyor. Hemen soracaksınız; ”Berat Albayrak ile kanlı bıçaklı olan Süleyman Soylu’dan yana açık tavır koyan ve desteğini hiç esirgemeyen Bahçeli’nin Albayrak’a destek veren o tweetleri neci” diye. O konuda da MHP kulislerinde 2 ayrı senaryo konuşuluyor;

–Devlet Bahçeli, Alaattin Çakıcı ve Sedat Peker kavgasının şu anda sulh olmasından dolayı Berat Albayrak’a destek veriyor görüntüsü ile ince bir siyaset izliyor.

–Bahçeli, Albayrak’ın Türkiye’ye para akışını sağlayacağını gördüğü için şimdiden pozisyon aldı.

Hangisine inanacağınız yine sizin tercihinize kaldı!..

Saray kulislerinden kısa notlar;

–İstifa resti ile güç kazanan Süleyman Soylu’ya yakın grup kendilerini “milli grup” diye isimlendirmeye başladı.

— Beratcılar ile Soylucular arasındaki kavga giderek büyüyor. Parti içinde homurtular artıyor. Soylucu grup, Berat Albayrak’ın Tayyip Erdoğan’ın randevu listesine bile müdahale eder duruma geldiğini iddia ediyor.

Geçelim İYİ Parti lideri Meral Akşener’in siyaseti dalgalandıran “memleket masası” önerisine;

Bazı çevrelerin tüm ısrarlı çabalarına rağmen karşılık bulmayan “Milli mutabakat hükümeti” arayışlarından sonra en ayakları yere basan öneriydi. Akşener’in “Ortak aklı kullanalım” vurgusu kayda değerdi. Akşener, memleket masasında konuşulması gereken hayati konuları teker teker sıralarken çok önemli bir hususun dikkatlerden kaçmaması gerektiğini düşünüyorum. Akşener, memleket masasının etrafında toplanılması için kimlere çağrı yaptı?..

Tayyip Erdoğan’a, kendisine ve İYİ Parti’ye sürekli ağır eleştiriler yönelten MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye… Millet İttifakı paydaşları CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na, SP lideri Temel Karamollaoğlu’na, DP lideri Gületin Uysal’a… Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’na, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’a…

Kimi davet etmedi memleket masasına?..

HDP eş genel başkanlarını…

Böylece tüm eleştirilere rağmen İYİ Parti lideri Meral Akşener, kendisi ve partisi ile HDP arasına kalın bir çizgi çekti. CHP ile AKP arasında devam eden rijit ve kamuoyunu usandıran kavgaya da “bir durun” dedi. Millet ittifakında CHP’nin yedek partisi algısını kırdı.

Meral Akşener’in bu çıkışının haziran ayı itibarıyla tekrar ısınacak siyaset sahnesinde şimdiden atılmış çok önemli bir işaret fişeği olduğunu düşünüyorum!..