• 12.06.2020 00:00
  • (904)

  İç siyaset gündeminde neler var?..

Ayasofya ibadete açılsın tartışmaları…

Yassıada kararları…

Erken seçim…

Kabine revizyonu söylentileri ile temmuz ayında yapılacak Meclis Başkanlığı seçimi kulisleri…

Meclis Genel Kurulu’nda torba yasa görüşmeleri ile birlikte yaşanan kavga ve yumruklaşmalar…

Darboğazdaki ekonomi ve damat Berat Albayrak’ın çizmeye çalıştığı pespembe tablolar…

İktidar ortaklarının canını çok sıkan anketler…

Milletvekilliklerinin düşürülmesi…

İktidarın hoşuna gitmeyen, işine gelmeyen kurumların yapısını bozmaya yönelik çalışmalar…

Yaklaşan Yüksek Askeri Şura’da alınacak kararlar ile ilgili iddialar…

Muhalefet partilerine çekilebilecek olası operasyonlar…

Seçim ve siyasi partiler yasalarında yapılması istenen değişikler…

Benim yazarken aklıma gelmeyen ama sizin unutmadıklarınız!..

Dünden bugüne bu başlıklar altında, sizlere, ulaşıp da verebileceğim çok taze bir haber yok. Aynı şeyler etrafında dönüp dolaşıyoruz. Siyasi kulislerdeki en yeni en şok iddia ise MHP büyük kongre süreci ile ilgili. MHP çevrelerinde 2021 yılında başlaması beklenen olağan kongre süreci ile ilgili söylentiler var. MHP içinden büyük kopuş yaşadığı son kongresini 18 Mart 2018 yılında gerçekleştirmişti. MHP’deki güvenilir kaynaklara göre, “Devlet Bahçeli olağan kongre sürecini erkene çekebilir. Bazı hazırlıklar yapılıyor”. Hatta, 2020’yi işaret edenler bile var. Buradan ne mi çıkarmak lazım?.. “Olası erken seçim için…” diyenlere, Bahçeli’nin sağlık durumunu gerekçe gösterip “Genel başkan değişimi” ni işaret edenlere de rastlanıyor.

Son yayınlanan anketlerin hemen hemen hepsinde iktidar ortakları için tehlike çanları çalıyor. Saraydan, moral bozan anketlere sert tepkiler veriliyor. Saray sözcüleri anketleri ve onları gerçekleştirenleri eleştirip tehditler savursa da AKP içinde büyük bir tedirginlik var. Şu anda yüzde 2’yi geçmeyen DEVA ve Gelecek partilerinin oy oranları bile canlarını çok sıkıyor. Bunun iktidarı kaybedeceklerinin delaleti olarak sayanlara rastlıyorum. Milletvekili aritmetiğinin oynayabileceğine ilişkin çok sayıda iktidar partisi mensubunda kaygı dolu yorumların yapıldığına şahit oluyorum. Bakmayın, kapalı kapıların dışına çıktıklarında hiçbir şey olmamış gibi yaptıklarına… Anketler, iktidar ortaklarının canını
çok sıkıyor hem de çook…

Diğer bir konu;

TBMM’ye sunulan, Yassıada mahkemesinin yok sayılması ve mağdur ailelerine tazminat hakkı doğuran kanun teklifi. Hürriyet Gazetesi’nden Abdulkadir Selvi’ye TBMM Başkanı Mustafa Şentop, şöyle demiş;

“Askeri darbe dönemlerinde yargılamalar yapılmış. Onların adaletli olup olmadığı elbette ki tartışılır. Ancak onlar yargılamaları var olan mahkemeler üzerinden yapmışlar. 27 Mayıs’ta var olan mahkemeleri kaldırıp Yassıada’da şahıslara özel ve önceden belirledikleri kararları verecek mahkeme kurmuşlar. O nedenle bu mahkemelerin verdiği kararları iptal etmiyoruz, Yassıada mahkemesini kaldırıyoruz. Böylece onların verdiği kararlar yok hükmüne geçiyor”

Mustafa Şentop’a, Ergenekon davasında 12 sene hapis cezası ile yargılanan 9 sene cezaya çarptırıldıktan sonra beraat eden AKP eski İstanbul milletvekili Emin Şirin’den tepki geldi. Kararı çok isabetli bulduğunu belirten Şirin, “Tebrik ederim. Tamamen aynı şekilde dışarıdan telkinlerle karar vermiş olan FETÖ’nün kumpas mahkemeler başta Ergenekon ve Balyoz olmak üzere kararlarının yoklukla malul olması gerekir. Yassıada kararının içine bunu da koymayı unutmayın” dedi.

Emin Şirin’in haklı talebini duymazdan geleceklerine çok eminim!.. İktidarın FETÖ ile boşanamadığını defalarca somut örnekleriyle yazdım, dile getirdim. Bu şer örgütü ile yapılması gereken mücadeledeki samimiyetsizlikler ve çifte standartlara dikkat çektim. Bakın;

AKP Tanıtım ve Medya Başkan Yardımcısı Emre Cemil Ayvalı, CNN Türk’te Ahmet Hakan’ın sunup yönettiği Tarafsız Bölge programına konuk oldu. FETÖ’nün siyasi ayağı tartışmalarına ilişkin konuşan Ayvalı, iktidara geldiklerinde kendi kadroları olmadığı için FETÖ ile yan yana yürüdüklerini söyledi. “Darbeci Kemalist zihniyeti ortadan kaldırmak için FETÖ ile ittifak yaptık” diyen Ayvalı, şöyle devam etti:  “Bunu ancak Erdoğan gibi bir lider yapabilirdi”

Haydi, alın bakalım buradan yakın!..

Bundan daha kral bir itiraf olabilir mi?..

Nerede bağımsız savcılar?… Neden yargı harekete geçmiyor?..

Yazdıklarımızı okuduktan sonra öküz altında buzağı arayanlar… Ne oldi size ne oldi böyle!..