• 15.07.2020 00:00
  • (744)

  İç siyaset sıkıştı… Hem de iki tarih arasına… 15-24 Temmuz… Yani, 15 ve 24 Temmuz tarihlerinde gerçekleşecek törenlere…

İtiraf edeyim; ifadeleri nasıl kullanıp kaleme alacağım konusunda zorluk çekiyorum. Gündemin birinci sırasında Danıştay’ın aldığı kararla birlikte Ayasofya var. İYİ Parti lideri Meral Akşener, dünkü Meclis grup toplantısında iktidara ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’a çok haklı bir uyarı yaptı, “Ayasofya ibadete açılsın ama siyasete kapatılsın” dedi. Akşener dedi ama bu uyarıya iktidarın kulak tıkayacağı çok belli. Zaten ibadete açık, namaz kılınabilen Ayasofya’da iktidar ve yandaş yayın organları “ilk namaz 24 Temmuz’da kılınacak” diye propaganda yapıyor. Hayretle izliyoruz ve sanırım izlemeye de devam edeceğiz; ibadete açık olan Ayasofya bir daha ibadete açılıyor!.. Zaten 5 vakit namaz kılınan Ayasofya’da –nasıl olacaksa- ilk namaz kılınacak!.. Aslında görünen yüzü ile çook klasik bir AKP operasyonu ile karşı karşıyayız. Danıştay’da görülen dava sırasında Cumhurbaşkanlığı, Ayasofya’nın “müze statüsü devam etsin” diye görüş bildirdi. Bakanlar kurulu kararı neden yeni bir Bakanlar Kurulu kararı ile değiştirilmedi?.. Danıştay’ın kararı hukukide Cumhurbaşkanlığı Hükümeti bir karar alsa bu gayri hukuki mi olacaktı? Bal gibi hukuki olurdu!.. İktidarın bugün kullandığı dile bakarsak bunun tercümesi şu; Cumhurbaşkanlığı Ayasofya’nın tekrar ibadete açılmasını istemedi. Peki o zaman AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan neden İstanbul’u ikince kez fethetmiş sultan edası ile propaganda yapıyor?.. Bir zamanlar meşhur bir reklam sloganı vardı; “Aç kapa Artema”.. Musluk reklamı!.. Acaba, her sıkışıldığında bir daha bir daha açılması için Ayasofya’ya mı sığınılacak?.. Yol haline mi getirilecek bu iş?..

★★★

Ankara kulisleri 15 Temmuz (bugün) ile 24 Temmuz’da yapılacak törenlere ve bu tarihler arasında iktidar tarafından yapılacak siyasi hamlelerle ilgili tahminlere odaklandı. Ayasofya kararı ile ilgili yapılan tüm tahmin ve analizlerde baskın seçim kokusu hakim. “Gündem değiştirme” diye yapılan yorumlarda var. Ağır ekonomik krize, “Kanal İstanbul” etrafında acayip değerlenen avanta arsalara, bir bölümü hastane yapılan Atatürk Havaalanı’nda geriye kalan arsalar hakkında  söylentilere bakarsak, “gündem değiştirme” söylemlerine hak vermemek de elde değil!..

Sarayda hava nasıl?.. Ayasofya ile moral bulunmuş. Pek yakında siyasi anketlere tekrar dönülebilinir!.. Kaynaklar, “15 Temmuz ve 24 Temmuz törenlerinde patlayabilecek bomba haberlere bomba açıklamalara hazır olun“ diyor. Propaganda ve algı eşiğini yükseltmek için mi bunlar söyleniyor?.. Bilemem!.. Bir baskın seçim açıklaması patlayabilir mi?.. Onu da bilemem!.. Doğal olarak o tarihler arasında iktidar ve küçük ortağının yapacağı olası hamlelere dikkat kesileceğiz. AKP kulislerinde, “Tayyip Erdoğan 24 Temmuz’da Ayasofya’da ilk namazı kıldıracak” iddiasında olanlar bile var. Bilgi mi temenni mi?.. Erdoğan’ın yönetim ve siyaset yapış tarzına bakılırsa yabana atılamayacak bir iddia. Ne olacağından ancak ya resmi kanalardan yapılan bir açıklama ya da 24 Temmuz Ayasofya törenini bekleyip izleyerek emin olabiliriz.

15-24 Temmuz tarihleri arasında sıkıştırılan siyaset gündemi ilgili çok önemli bir kulis haberi (saray kaynaklı);

TBMM yeni Başkanı’nı iktidar ve küçük ortağının oyları ile belirledi. Gözler ve kulaklar saraydan gelecek kabine revizyonu açıklamasında. İddia o ki; artacak Cumhurbaşkanlığı yardımcılıkları sayısı ile sadece bazı bakanlıkların görev ve yetki alanları ile çehresi değişmeyecek. Cumhurbaşkanının da ağırlıklı görev sahalarında önemli düzenlemeler olabilirmiş. Tayyip Erdoğan’ın üzerindeki yükleri hafifletmek için yardımcılara  daha fazla ağırlık yüklenebilirmiş. Formülü ne?.. Daha fazla dış politika ile ilgilenen Cumhurbaşkanı daha fazla iç meselelerle ilgilenen Cumhurbaşkanı yardımcıları… Tayyip Erdoğan, böyle bir formüle razı gelir mi, gelse de uyabilir mi?.. Erdoğan, sadece dış politika konuşacak, ülke ülke gezecek içeride pek etliye sütleye karışmayacak. Öyle mi?.. Eşyanın tabiatına aykırı!.. Bana sorarsanız olacak iş değil… Ancak, bu formül sadece sarayda seslendirilmiyor!.. Siyasette pek görünmüyor ama Cumhurbaşkanı yardımcısı Fuat Oktay’ın adından Ankara’nın derin koridorlarında bugünlerde çokça bahsediliyor.

Ağır bir ekonomik kriz altında ülkece eziliyoruz. TÜİK’e rağmen enflasyon ve işsizlik rakamları almış başını gidiyor. Ev de ocağın üzerinde yanmakta olan boş tencereler patlamak üzere. Gündem ne ?.. Ayasofya..

Sorarım size;

Evde, anneler, her gün Ayasofya çorbası mı pişirecek?..