• 21.08.2020 00:00
  • (728)

 AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın bugün açıklayacağını söylediği “müjde”ye kilitlenildi. Haber gündeme düşer düşmez pek çok yerde toto oynanıyordu. Her kafadan ayrı bir tahmin fışkırıyordu. “Müjde”nin büyüklüğüne göre erken seçim tarihi üzerine atışlar yapılıyordu. Nihayet aranan kan bulunmuştu!.. Erken bayram havasına çabucak girivermişti saray yandaşları. “Müjde” ile tekrar eski mutlu ve bahtiyar günlerine döneceklerine karşı mahalledekileri ezeceklerine çabucak inanıverdiler…

“Müjde”nin gündeme düştüğü önceki günün akşam saatlerinde haber kanalları da pek işli güçlüydü. İddialara dayalı haberleri geçtiler. Pek çok yerde Karadeniz’de enerji kaynağı bulunduğuna dair haberler dolaşıyordu. Propaganda yöntemlerinde beklenti ve heyecan eşiğini yükseltmek klasik bir taktiktir. AKP bunu pek çok kez yapar. Yine aynısını yaptılar. Az kaldı. Cuma namazı sonrası hep beraber “müjde”yi göreceğiz.

Eğer Karadeniz’de zengin enerji kaynakları bulunmuşsa şak diye erken seçime gider miyiz?.. Uzmanlarla konuştum. Karadeniz’in dibindeki enerji kaynaklarına sondaj yapıp onu yeryüzüne çıkarmanın o kadar kolay ve kısa süreli bir iş olmadığına dikkat çektiler. Türkiye’nin hazinesinin tamtakır olduğu şu günlerde bu işin 3-5 milyar dolar ile halledilemeyeceğini söylediler. Kanal İstanbul projesi ile mukayese ederek Karadeniz’de enerji sondajı çalışmalarının 100 milyar dolardan aşağı düşemeyeceği tahmininde bulundular. İktidarın bunun altında kalkmak için ya Katar veya Rusya ile ortaklık kurabileceğini ile sürdüler.

Dedim ya; merakımızı gidermek için az bir zaman kaldı. “Müjde” nin sahne arkasında  belirdiği saatlerde her ne hikmetse borsada yükselişler oldu. Spekülasyonlar gırna gitti!.. Benim esas dikkatimi çeken iki husus oldu. Birincisi, bakan Berat Albayrak’ın önceki gün kayınbabasının “müjde”sine yaptığı yorumdu;

“Hakikaten Türkiye için bir eksen değişikliği, değişim ve dönüşüm noktasında önemli bir süreç olacak, önemli bir haber olacak..”

İkincisi, iletişim başkanı Fahrettin Altun’un dün yaptığı açıklamaydı;

“Sayın Cumhurbaşkanımızın cuma günü vereceğini söylediği müjdeye ilişkin birtakım spekülasyonların yapıldığını görüyoruz. Lütfen bu spekülasyonlara kulak asmayın. “Birincisi; Berat Albayrak, “eksen değişikliği” ile neyi kast ediyordu?.. “Müjde”, Karadeniz’de bulunduğu iddia edilen enerji kaynakları ise bu Türkiye’nin eksenini nasıl değiştirebilirdi?.. Çünkü, Türkiye’de yerleşik algıya göre, “eksen değişikliği” denildi mi ilk akla NATO’dan çıkmak ve Avrasyacılık gelir.

İkincisi; Fahrettin Altun yaptığı açıklama ile Karadeniz’de doğalgaz, petrol bulundu haberlerini yalanlıyor muydu ?

Bunları alt alta dizdim. Çünkü, “müjde” gündeme düştüğünde iş dünyasında da çok önemli bir fısıltı kulaktan kulaktan kulağa yayılıyordu. İş dünyasında bazı çevrelerde dolaşan fısıltı şöyleydi;

“Çin ile çok yüklü ve önemli miktarda swap anlaşması yapılmak üzere. Eğer bu gerçekleşirse Erdoğan Cuma günü bunu açıklayabilir.”

İddia edilen rakama inanamadım. O yüzden yazmıyorum. İş çevrelerindeki söylentiyi duyar duymaz aklıma hemen Biden’in 7 ay sonra buzdolabından çıkarılan Tayyip Erdoğan aleyhtarı söylemleri geldi. Çin işi doğruysa/doğru çıkarsa acaba ABD ile papaz olmanın alt yapısı mı hazırlanmıştı?..

“Müjde” hayırlara vesile olur İnşallah!..

★★★

Erkeklerde bıyık, bizdeki siyasal İslamcıların olmazsa olmazıdır. Bıyıksız erkeklere Tayyip Erdoğan’ın ne kadar gıcık olduğunu da iyi bilirim. AKP’de bakan, mebus, koltuk sahibi olmanın en başta gelen şartlarındandır. Önceki gün “müjde” ile beraber Abdullah Gül’ün bıyıksız olduğu iddia edilen “yeni imajı” gündeme düştü. Doğrusu, ben o kadar fotoğraflara bakmama rağmen Abdullah Gül’ün bıyığını kestiğine pek kanaat getiremedim. Eğer doğru ise Gül, bıyığını kestirip Erdoğan’a bayrak açtığını mesajını mı veriyordu? Veya, liboşlara gülücük mü atıyordu?.. Veya, CHP’de badem bıyıklardan uyuz olanlara imzalı fotoğraf mı veriyordu?.. Ne de olsa Abdullah Gül ince siyaset uzmanıdır!..

Abdullah Gül’ün “bıyıksız” fotoğrafı CHP’de “10 Aralıkçılar” diye adlandırılan hizbi daha da cesaretlendirir mi?..

CHP’li Murat Karayalçın, önceki gün Bizim TV’de Şaban Sevinç’e açıklamalarda bulundu. Karayalçın, “İYİ Parti ve HDP’nin içinde eş zamanlı olarak yer alacağı bir ittifak olmalıdır diyorum” dedi. Aynı gün sosyal medyada HDP’li Hasip Kaplan’ın “Meral Akşener Millet İttifakı’nın CB adayı olabilir, kazanması için CB yardımcısının bir Kürt olması şart. Güven bunalımını aşacak adımlar birleştirir..!” tweeti dolaşıyordu. Karayalçın’ın HDP’lilere ne kadar teşne olduğunu Ankara Belediye Başkanlığı’ndaki kadrolaşmasından iyi bilirim. Bu açıklamaların denk düşmesi asla tesadüf değildir. “Bıyıksız” Abdullah Gül imajı ile birlikte fotoğrafı okuyun derim!.. İYİ Parti ve Meral Akşener’in Millet İttifakı’ndan kopması için her türlü yol deneniyor her türlü zorlama yapılıyor.

CHP’deki hizip ile HDP, Kemal Kılıçdaroğlu’nu da zorluyor. Kulağıma gelen bilgilere göre, hizip ittifakı, Kürt raporunu güncelleyeceğini söyleyen Kılıçdaroğlu’na AB Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na Türkiye Cumhuriyeti’nin koyduğu şerhlere karşı çıktığını söylemeyi dayatıyor. Nedir bunlar?

– Yerel özerklik, özerklik tanınan yönetimlerin, kendi temel kurallarını koyma, kendi faaliyetlerini istediği şekilde yürütebilme,( silahlı kolluk kurabilme)

– Merkezi yönetimin yerel yönetimlerin işlerine karışmasını önleyebilme, (sadece sınırlı idari denetim yapabilme)

– Kendi yerel kaynaklarını oluşturabilme (yani vergi ve harç salma) gibi konularda yetkilendirme ve güçlendirme.

Abdullah Gül’ün yeni imajı, liberaller, AKP’den tasfiye edilenler, CHP’deki 10 Aralıkçılar…

Bülent Ersoy’un sesinden “dost bildiklerim” şarkısını dinlemenizi tavsiye ederim!..

– Ulu Tanrı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun kahraman silah arkadaşlarına rahmet etsin. Nur içinde yatsınlar. Mekanları cennet olsun.