• 22.10.2020 00:00
  • (502)

 Yine en sonda söyleyeceğimi en baştan ifade edeyim;

Siyaset şeytanlaştırılıyor!..

İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ, partisinin İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu üzerinden Genel Başkanı Meral Akşener’i FETÖ’cülükle suçladı. Ortalık toz duman oldu. Maksadımın Meral Akşener’in avukatlığını yapmak değil. Akşener, İYİ Parti’yi kurarken gömleğin ilk düğmesini yanlış iliklemesinden dolayı bugün bu sıkıntıları çekiyor. Daha da çekecek gibi görünüyor… Anlatmak istediğim; deveye sormuşlar “neren eğri” diye o da cevap vermiş ya “nerem doğru ki” diye… İşte tam o misal. Türkiye siyasetinin içler acısı durumu. Bugünlerde ortalığa acayip acayip tek karelik fotoğraflar servis ediliyor. Hem da alt yazısız. Manası çok derin bir şekilde!.. Komplo senaryolarıyla işim olmaz ama siyasetin nerelerde kimler tarafından yapıldığına dair derin şüphelerim var. Görünürde koca koca siyaset aktörleri ancak onlara perde arkasında hep sufle yapan birileri var. Hal böyle olunca da görünürdeki gerçekler başka görünmeyen yerlerdeki gerçekler başka oluyor. Algı ile olgu da birbirine karışıyor. Ahali de ne yapacağını şaşırıyor, doğru ile eğriyi karıştırıyor!..

★★★

İYİ Parti lideri Meral Akşener hakkında 2016 yılında başlatılan gizli bir savcılık soruşturması var. “FETÖ soruşturması” diye bilinir. Akşener, bir çok kez Cumhuriyet Başsavcılığı’na avukatları aracılığıyla baş vurarak gizlilik kararının kaldırılması ve kendisinin ifadesinin alınmasını istedi. Hemen hemen katıldığı her televizyon programında talebini ısrarla yineledi.  Meral Akşener’in 2019 Temmuz ayında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na verdiği dilekçeden;

“Talep Konusu : Hakkımda yapılan soruşturma dosyası üzerindeki gizlilik kararının kaldırılması ve ivedi olarak ifademe başvurulması.

Açıklamalar : ….

Hakkımda yapılan soruşturmanın tarihi de dikkate alındığında, soruşturma konusu FETÖ/PDY örgüt üyeliği iddiasının kaynağı ve bu iddianın iştahlandırdığı siyasi makam ve makamlar kamuoyunun da malumudur. ‘BAĞIMSIZ‘ Türk Yargısı’nın bu iddia ve isnatlara karşı yaklaşımı da; iddia ve isnatlar kadar şahsımın ve Türk Milleti’nin dikkatini çekmektedir.

….

Hakkımda yapılan soruşturmanın da ‘AT izi mi?’ ‘İT izi mi?’ olduğunun tespiti,

2016-2019 yılları arasında ilgili soruşturmanın neden ilerleme kaydetmediği hususunun açıklığa kavuşturulması,

Bu bekletici sürenin sorumluları ve sorumluluklarının tespiti,

FETÖ/PDY mücadelesinin ‘Siyasi Ayağının’ beyanlarım doğrultusunda çok daha hızlı ve etkili tespiti,

Siyasi mücadelem açısından oy veren/vermeyen seçmenin doğru bilgilendirilmesi,

Türk siyasetinin şeffaflık ve temizlik ilkelerine sıkı sıkıya bağlanması için; hakkımda yapılan soruşturmanın dosyası üzerindeki ‘Gizlilik Kararının’ ivedi olarak kaldırılmasını ve yukarıda izah ettiğim hususların açıklığa kavuşturulması için ivedi olarak İFADEME BAŞVURULMASINI talep ediyorum. 16.07.2019”

★★★

Meral Akşener, malum “evine dön” çağrısı ile başlayan tartışmalardan hemen sonra Cumhuriyet Başsavcılığı’na talebini yineledi;

“Talep Konusu: Sayın Başsavcılığınız tarafından 4 yılı aşkın süredir azim ve kararlılıkla yürütülen soruşturmada, Müvekkilim İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Meral AKŞENER’in ısrarla ifadesinin alınmaması üzerine ifade vermek için mutat hale gelmiş olan başvurusudur.

Açıklamalar: Sayın Başsavcılığınız tarafından; 2016 yılında başlatılan, 3 yıl boyunca Müvekkilime hiçbir tebligat ve bilgilendirme yapılmayan, 3 yılın sonunda 23 Haziran’da yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi sürecinde apar topar ‘Gizlilik Kararı’ alınan, 1 yılı aşkın süredir ‘Gizlilik Kararı’ devam eden/ettirilen, Müvekkilim Sayın Meral AKŞENER’in; ‘Gizlilik Kararı’ kaldırılsın, kamuoyundan gizleyeceğim, çekineceğim bir husus yoktur talepli başvurularına cevap dahi verilmeyen ve/veya verilemeyen, Müvekkilim Sayın Meral AKŞENER tarafından defalarca dilekçe verilerek, ifadesinin alınması talep edilmiş olmasına rağmen bu dilekçelere de cevap dahi verilmeyen/verilemeyen,4 yılı aşkın süredir devam eden, ettirilen ve devam ettirilmesinin adeta bir siyasi malzeme haline gelmesine sebep olanların tespiti ve dosyanın tetkiki için 26.11.2019 tarih ve 134345 Sayı ile Hakimler ve Savcılar Kurulu’na başvuru yaptığımız, 2016/114158 numaralı soruşturma dosyasına yeniden işbu başvurumuzu yapmak zarureti hasıl olmuştur.

….

Müvekkilim Sayın Meral AKŞENER’in; ‘Yerli ve Milli’ olup olmadığı, ‘Yerli ve Milli’ ise ‘Yerli ve Milli’ hukukun neden uygulanmadığı, ‘Yerli ve Milli’ hukukta Sayın Cumhurbaşkanı’na başka, Sayın Başsavcılığınıza başka bilgi ve belge verilip verilmediğini, Müvekkilim Sayın Meral AKŞENER, yerli ve milli ise 4 yıldır bu soruşturmayı yapanların, bekletenlerin, sündürenlerin, sulandıranların, siyasete malzeme olmasına sebebiyet verenlerin yerli ve milli olup olmadıklarının tespiti için; Sayın Meral AKŞENER’in derhal, özenle ve önemle ifadesinin alınmasına, Soruşturma dosyasına keyfi olarak gizem yaratmak için konulan ‘Gizlilik Kararının’ kaldırılmasına, Kaldırılacak “Gizlilik Kararı” sonrasında dosyanın aleniyeti ile birlikte; Soruşturma Savcısının ve ilgili kolluk birimlerinin 4 yıldır ne yaptığı ya da ne yapmadıklarının, ne kadar yerli ve milli olduklarının kamuoyu ile paylaşılmasına karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.”

★★★

Meral Akşener, dokunulmazlığı olmayan bir siyasetçi. Neden bu talebi yerine getirilmiyor.?.. Neden bu soruşturma süründürülüyor?.. Siyasetin aleni şeytanlaştırılmasında kimler ne faydalar elde etmeyi planlıyor?.. Kim FETÖ’cü kim değil çıksın ortaya!.. Bu ülkenin enerjisi neden boşa harcanıyor?.. Gladyo vari senaryolardan ve o senaryoların ürünü tezgahlardan bıkmadık mı?.. Bu millet o yüzden çok acı çekip çok ağır bedeller ödemedi mi?.. Artık yetmedi mi!..

Ha bir de… Kıymetli, Aytun Çıray’ın kulakları çınlasın… TBMM FETÖ Araştırma Komisyonu’nun raporu neden buhar edildi?..

★★★

–“Yine skandal… Yine Dışişleri Bakanlığı…” başlığı ile Salı günü kaleme aldığımız yazıda, Bakanlığın Yunan haritaları ile imza attığı rezaleti belgelemiştik. Bakanlık resmi Twitter sayfasındaki bilgi notunu “güncelleme” başlığı ile yeniden düzenledi. Yunan haritaları yerine kendi üretimi haritaları kullandı. Yetmez ama evet!.. Taa ki, işgal edilen Türk adalarına şanlı bayrağımız dikilene kadar bu işin peşini bırakmayacağız.