• 3.01.2020 00:00
  • (480)

 Yasaklanan CUMHURİYET Bayramı kutlamalarını tartışıyorduk. Bildiklerini okudular… Bayram ettirmediler millete… AKP kongrelerinde, mitinglerinde ve bilimum açılış törenlerinde ortalarda gözükmeyen, gözükse de tehlike arz etmeyen Kovid-19 sadece ve sadece milli bayramlarda ortaya çıkıyor ve büyük tehlike saçıyordu her nedense!.. Bizler, CUMHURİYET’e mi yoksa Kovid-19’a mı meydan okunduğunu anlamaya çalışırken Ege’de Yunan’a bayram yaptırılıyordu..

★★★

Ege’de, Türk topraklarını işgal eden Yunan’a hem de doya doya bayram yaptırılıyordu.  Görüntüde, Yunanistan’ın 29 Ekim’i, Türkiye’nin 28 Ekim’i kapsayacak şekilde ilan ettiği NAVTEX’ler ve askeri tatbikatlar karşılıklı olarak iptal edilmişti. Takvim yaprakları 28 Ekim’i gösterirken, bizler, CUMHURİYET bayramımızı kutlayamamanın sıkıntısını yaşarken Yunanistan, 2004 yılında işgal ettiği Gavdos Adası üzerinden meydan okumaya ve Türkiye’yi tehdit etmeye devam ediyordu. Yunan Genelkurmay Başkanlığı, 28 Ekim’de, resmi internet sitesi ve Twitter sayfasında, yazılı ve sesli olarak Yunan F-16 pilotunun mesajını yayınlıyordu. Yunan pilot mesajında, Orestiada’dan (Trakya sınırında, Dimetoka kuzeyindeki bölge) Gavdos’a, Othonos’tan (Selanik şehrinin ilçesi) Meis’e kadar uzanan bölgenin Yunan toprağı olduğunu vurgulayarak Yunanların OHİ Bayramı’nı kutluyordu. Yunan pilot, kuzeyden-güneye ve batıdan-doğuya Yunan topraklarını tanımlarken Girit güneyindeki Gavdos Adası’nı Yunan adası olarak tanımlarken, Türkiye’deki “idareciler” kendi vatandaşlarına bayramı zehir ediyordu… Küstah Yunan tek bununla da yetinmiyordu… Aynı gün, gayri askeri statüdeki adalara savaş gemilerini göndererek Türkiye’ye açıktan meydan okumaya devam ediyordu.

★★★

Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri emekli  Kurmay Albay Ümit Yalım,     “Yunanistan’ın 29 Ekim 2020’de yapacağı askeri tatbikatı ve NAVTEX’i iptal etmesi üzerine Türkiye de, 28 Ekim 2020’de yapacağı askeri tatbikatı ve NAVTEX’i iptal etti. NAVTEX’i ve askeri tatbikatı iptal ederek sözde jest yapan Yunanistan, eş zamanlı olarak büyük bir skandala imza attı” dedi. Yalım, her zaman olduğu gibi belgeleri ortaya koydu. Şöyle;

Yunanistan, 1914 Altı Büyük Devlet Kararı ve 1923 Lozan Antlaşması ile sadece kullanma hakkı verilen ve gayri askeri statüde olan Limni ve Sakız adalarına savaş gemilerini gönderdi.

1947 Paris Antlaşması’na göre gayri askeri statüde olan İstanbulya, Kerpe, Rodos ve Meis adalarına da savaş gemileri gönderen Yunanistan, Türkiye’ye meydan okumaya devam etti.

Yunanistan’ın gayri askeri statüdeki Dedeağaç Limanı’na da savaş gemisi göndermesi dikkat çekti. Gayri askeri statüdeki adalara ve limanlara savaş gemisi gönderen Yunanistan, savaş gemilerinin fotoğraflarını Deniz Kuvvetleri Komutanlığı resmi internet sitesi üzerinden bütün dünyaya yayınladı.

Ümit Yalım, “2004 yılından beri 16 yıldır işgal altında olan Gavdos Adası’ndaki Yunan otellerinden birisini, Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un sahibi olduğu şirket işletiyor. Türk vatandaşları, Ersoy’un şirketi vasıtasıyla kendi adamız olan Gavdos’a pasaport ve vize ile gidiyor” hatırlatmasını yaptı.

★★★

Deprem yine canımızı yaktı… Ancak, yanan canlarımız, acılardan hiç ders almadığımız gerçeğini değiştirmiyor!.. Bilim adamlarına kulak tıkadığımız, ahlaki değerlere sırtımızı döndüğümüz, kanunu, yönetmeliği hiçe sayıp sahtekarlara, soytarılara, hırsızlara, menfaat perestlere, sarıklılara, cüppelilere, sakallılara teba olduğumuz bir düzende bunların başımıza gelmesi kader değil!.. Tanrı, akıl vermiş kullanalım diye. Tanrı, vicdan vermiş sesini dinleyelim diye…Tanrı, göz vermiş –hem de iki adet- iyi görelim diye…Tanrı, toprak, su ve havadan oluşan dünyanın üzerine bir de bilim dünyası yaratmış, biz faniler doya doya istifade edelim diye… Tanrı, ağzımızın içine dil koymuş boş boş konuşmayalım diye… Tanrı’nın biz insan oğluna çok değerli bir lütfu daha olmuş; kafatasımızın içine beyin koymuş, her hücresini kullanalım da kimseye kiraya vermeyelim diye… Tanrı, omurga vermiş dik duralım diye… Bu kaçıncı doğal felaket acısı?.. Hâlâ anlayamadık mı?… Bizi depremler değil omurgasızlar yıkacak!.. Geçmişte yaşanan acıları unuttuysanız; televizyonlardaki görüntülere, bir daha bakın lütfen!.. Tek suçlu hırsız müteahhitler mi?..