• 23.12.2020 00:00
  • (401)

  Çok tuhaf bir şekilde, tuhaf yönetim kademeleri tarafından yönetilen güzel ülkemde tuhaflıklar devam ediyor…

Şaşırıyor muyum?..

Hayır!..

Ancak, demeden de edemiyorum…

Hak, hukuk, demokrasi ve bilumum çok cilalı ifadelerle yapılan tanımlamaların eksikliği, yokluğu aşikar. Ama bunlardan öte bir durum söz konusu. Büyük bir tuhaflık söz konusu. Bendenizi bir tarafa bırakın!.. Tuhaf durumu, değme siyaset bilimcilerin, toplum bilimcilerin ve hatta psikologların tanımlayıp adlandırabileceğine de pek ihtimal vermiyorum!..

★★★

Tuhaf çok tuhaf işler oluyor…

Bölgenin en cıvcıvlı bir döneminde Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi geniş bir heyetle Ankara’ya geliyor.. Sarayda ağırlanıyor… Sosyal medyaya, sarayda yenilen akşam yemeğinin görüntüleri düşüyor. Ne yendiği ne içildiği belli değil… Hadi orası bizi ırgalamaz diyelim… Çalgı çengi… Arapça müzik eşliğinde verilen ziyafet sofrasında AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan yemek yerken görülüyor. Ziyafette koronavirüs önlemleri hak getire, masalardaki sandalyeler arasında boşluk yok. Yemek öncesi –çaktırmadan- heyetleri zulada bulanan aşılarla aşıladılar mı acaba?.. Neden olmasın?.. Tuhaflıklar ülkesinde olamaz mı?..

Müzikli ziyafet görüntülerinden başka bir şey tartışılmadı. “Ne yaptınız bu Iraklılarla” diye sorana pek rastlamadım. Allah’tan, Irak Başbakanı ülkesine dönünce bir açıklama yaptı ve Türkiye’nin ülkesine 5 milyar dolarlık destek vereceğini açıkladı. Bu da nereden çıktı diye tekrar döndüm baktım o günün haberlerine. “Neden” derseniz. Ayranımız var mı içmeye?.. Esnafa aylık 500 lira, Irak’a bir kalemde 5 milyar dolar… Tuhaflık yok mu bu işte?.. Irak’la Ankara’da 2 anlaşma imzalanmış;

-”Irak Cumhuriyeti Hükümeti ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önlenme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması”

– “Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Irak Cumhuriyeti Kültür, Turizm ve Tarihi Eserler Bakanlığı Arasında Kültürel İşbirliği Mutabakat Zaptı”

Anlaşmaların içeriğinde neler var?.. Sordum soruşturdum bilen yok. Açık kaynaklarda bilgi kırıntısı dahi yok… Kulislerde tuhaf iddialar var, bize garip gelen ama AKP iktidarları ile alışa geldiğimiz… Irak ile Türkiye arasındaki para trafiği hakkında… Burada tuhaf olmayan tek şey; muhalefetin bunu sorgulamaması ve ziyafet masası magazini ile top çevirmesi.

Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin eksi gösterdiği günlerde, Somali’nin IMF borcunu sildik. Tunus’a 5 milyon dolar hibe yaptık. Hadi bunlar ufak tefek paralar burada bir tuhaflık aramayalım!.. Ancak Irak’a 5 milyar dolar yardım nasıl oluyor?.. Hem de para bulup da insanımıza aşı getirtemediğimiz günlerde… Acaba, tersine bir trafik var da biz mi anlayamıyoruz?..

★★★

Tuhaf çok tuhaf işler oluyor…

Yaklaşık 1 yıldır Meclis’in tozlu raflarında bekleyen, “Kitle imha silahlarının yayılmasının ve finansmanının önlenmesine ilişkin torba kanun teklifi” güp diye gündeme alınıyor. Şip şak TBMM Adalet Komisyonu’ndaki görüşmeleri tamamlanıyor. Allah var!.. Muhalefet, burada biraz patırtı kütürtü çıkardı; “Tayyip Erdoğan ve  Süleyman Soylu’ya olağanüstü yetkiler verecek düzenleme” diye…

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu (BMGK) kararları kapsamında hazırlandığı öne sürülen teklifin yasalaşması durumunda, Cumhurbaşkanı kararıyla BMGK’nin yaptırımına uğrayan ya da “dolaylı olarak yaptırıma uğrayan tarafından yönlendirilen” hesaplar dondurulabilecek, malvarlığına el konulabilecekmiş.

Teklife karşı muhalefet şerhi hazırlayan CHP, “Teklif, Anayasal güvencede olan hak ve özgürlükleri kısıtlar niteliktedir” tespitini yapmış. İktidara verilecek yetkilerin kapsamının belirsiz olduğu vurgulanan muhalefet şerhinde, İçişleri Bakanı’nın dernek kapatma yetkisine de itiraz edilmiş. CHP’nin TBMM Adalet Komisyonu üyesi milletvekilleri tarafından kaleme alınan şerhte şu ifadelere yer verilmiş:

“Düzenlemeyle İçişleri Bakanı’na tanınan kapsamı belirsiz yetki, dernek özgürlüğünün keyfî şekilde sınırlanmasına yol açacaktır. Bu düzenleme, OHAL KHK’leri ile dernek kapatılmasının ardından iki senelik boşluğu dolduracak kanuni bir düzenlemedir. Dernek organlarında görev alan birinin hangi kanun kapsamında olursa olsun hakkında kovuşturma yürütülmesi veya hakkında mahkumiyet kurulmuş olması dahi derneğe yönelik meşru bir gerekçe değildir. Suçun şahsiliği ilkesine aykırı bu düzenleme ölçülü olmamakla birlikte hukuk devleti ilkesine de aykırıdır. Öngörülen yeni sınırlama ve yasaklar, malvarlığına el koymaya süreçlerindeki keyfilik ve hukuksuzluklar, teklifin sorunlara çözümden öte yeni sorunlara kaynaklık edeceği ve özellikle hukuk güvenliği açısından uygulamada telafisi zor zararlara yol açacağı kesindir. Teklif, Anayasa’nın giriş kısmındaki demokratik hukuk devleti ile eşitlik ilkesine, yargı erkinin kullanılmasına, mülkiyet hakkına ve masumiyet karinesine aykırılıklar taşımaktadır.”

Çok mu tuhaf? İktidarın bunları yapabilmesi için yeni bir kanun düzenlemesine ihtiyacı mı vardı?.. Bunları yazan CHP’liler herhalde Türkiye’ye yeni giriş yaptılar!.. Hadi, kendilerine yardımcı olayım; sakın bu işin arkasında yeni tuhaflıklar olmasın?..

★★★

Tuhaf çok tuhaf işler oluyor…

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Twitter’da, AKP eski İstanbul Milletvekili Emin Şirin’ engellemiş. Tuhafıma gitti!.. Duyar duymaz Emin Şirin’i aradım.  Nedenini sorduğumda gülüyordu. Tepkisini şöyle dile getirdi;

“Güleyim mi ağlayayım mı bilemedim. Bu hesap Fahrettin Altun’un şahsi hesabı değil. Bu hesap Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın hesabı. Gerek üslubunu gerekse muhtevasını çoğunlukla tasvip etmememe rağmen makama hürmeten hesabı takip ediyordum ve bazen tweetlerini alıntılayarak yorum yapıyordum. Anlaşılan rahatsız olmuş. Fahrettin Altun’un bir karar vermesi lazım; kendisi Cumhurbaşkanlığı iletişim başkanı mı yoksa AKP ve Cumhurbaşkanı’nın propaganda başkanı mı?..”

Onlar kararlarını çoktan vermişler…

Esas tuhaf olan kararsızlar!..