• 17.01.2021 00:00
  • (376)

     Dibe vurmuş ekonomi… Sarayın etrafına kümelenmiş kaymak tabaka… Yarı aç yarı tok yaşayan, kefen parasının bile çalındığı insanların ülkesinde en büyük sorun sadece geçim sıkıntısı mı?.. Mutfakta çorba kaynatmanın derdine düştüğümüz için geleceğe yönelik en büyük tehlikeyi ıskalıyoruz. Nesilleri yitirme tehlikesini!..

Kaç kişi, ekonomi kadar eğitimde de büyük bir çöküntü içinde olduğumuzun farkında acaba?.. Kaç kişi, yıllardır eğitim sistemimize vurulan kasıtlı darbelerin sonucunun nereye varacağını düşünüyor, üzerinde kafa yoruyor?.. Çocuklarımızın geleceğinin, asgari ücret kadar da mı önemi yok?..

Saray iktidarını rotası belli; sadece biat eden nesiller istiyorlar. Ya muhalefet ne yapıyor?.. Gençler sadece oy isterken mi lazım?..

★★★

Emekli maarif müfettişi Hüseyin Turan, iki üniversite mezunu, yüksek lisans yapmış, eğitim bakanlığının her kademe okullarında yöneticilik yapmış cefakar bir eğitimci. Hüseyin Turan, “Mevcut İktidar, devlet okullarında okuyan öğrencilere tablet/bilgisayar vermeyerek pandemi sürecinde uzaktan eğitimlerini sağlamazken ve ayrıca çoğu köy kırsal alan devlet okulları ders ücretli öğretmenlerle eğitim öğretimi sürdürürken 2016-2017, 2017-2018 ve 2018-2019 eğitim öğretim yıllarında yaptığı yanlış, taraflı ve zengini koruma kollama politikasına, 2020-2021 Eğitim Öğretim Yılından geçerli olmak üzere tekrar başlamaktadır” diyor. Hüseyin Turan, eğitim politikalarında yapılan yanlışları ve çözüm önerilerini sıralayan geniş bir dosya  hazırlayıp göndermiş. İktidardan ümidini kestiği için muhalefet partilerinin sesini duyup eğitimde tehlikeli gidişata el atmalarını, ülke gündemine taşımalarını istiyor.

★★★

Emekli maarif müfettişi Hüseyin Turan’ın hazırladığı dosyayı satır satır dikkatlice okudum. O dosyadan bazı çarpıcı satırlar;

–Bakanlık merkez-taşra teşkilatı ve okul yöneticilerinin seçimini ve yükselmesi liyakat, yeterlilik ve bilimsel ölçütlere bağlanmalı,

-Sınıf tekrarı kaldırılarak, öğrencilerin ilgi ve yeteneklerine göre her düzeydeki okulda ilgi sınıfları oluşturulmalı,

-Okullarımızdaki kantin, servis, kitap, yardımcı kitap ve eğitim materyalleri sömürüsü sonlandırılarak, velilerin etkili olduğu bir yapılandırılmaya gidilmeli,

-Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sisteminde Okul Bazlı Yapılanma projesi kapsamında ortaokullarda 5-8. sınıflar düzeyinde, başarılı öğrencilere ve ayrıca bu okullarda özel yetenekli öğrencilere bir sonraki öğretim yılı süresince teşvik amacıyla  Başarı ve Özel Yetenek Bursları ile desteklenmelidir. Başarı ve Özel Yetenek Bursları ortaöğretim kurumlarında da yaşama geçirilerek öğrencinin üniversitelere girişlerinde  Başarı ve Özel Yetenek puanlarının %50 değerlendirmeye alınmalıdır,

-Ortaokulların 5.’ini sınıfından sonra olmak üzere 6. 7.ve 8.’inci sınıflarında genel ortaöğretime gidemeyecek öğrencilerin yönlendirileceği mesleki ve teknik ortaokullar  açılmalıdır,

-Resmi ve Özel okullarda verilen yabancı dil farklılığı kaldırılarak, yabancı dil öğrenimi, devlet okullarında seçmeli ders olmalı ve istenilen düzeyde dil eğitimini alan öğrenci velilerine maddi destek verilmelidir,

– Özel Eğitimde gerekli tedbirler ve sağaltımlar yapılmalıdır. Engelli bireylerin velilerinde mevcut olan ‘’benden sonra bu çocuk ne olacak’’ kaygısına çözün bulunmalıdır,

–Tarikatların Özel Ortaöğretim Öğrenci Yurtlarının yaygınlaşmasını önleyecek tedbirlerin alınması gerekmektedir.

-Öğretmenlerin hizmet içinde yetiştirilmesi, tamamlatılması ve başarı düzeyine dayalı istihdam edilmesi ve performans düzeyini esas alan ücretlendirilme sistemine geçilmesi sağlanmalı, kırsal alanlara üstün başarılı öğretmenler farklı ücretlendirme ile en fazla üç yıllığına verilmeli ve üç yıl kırsal alanda çalışan öğretmenler özendirilmeli ve teşvik edilmeli,

-Öğretmenlerin, hizmet öncesi en az iki branşta yetiştirilmesi ve okullarda çalışma sistemleri branş ve yeterliliği yönüyle değerlendirilmelidir.

★★★

Hüseyin Turan, “Hamasi nutuklarla ülkemizin eğitim düzeyini düzeltmemiz mümkün görülmemektedir” diyor… Var mı itirazı olan!.. Yarınlarımızın teminatı çocuklarımızın daha iyi eğitilmesi için feryat eden emekli maarif müfettişi Hüseyin Turan’ın önerdiği yol;

“Her alanda yaratıcı düşünceye sahip başarılı öğrencileri yetenekleri yönünde geliştirilmesi için uygun eğitim ortamlarını sağlamanın yanı sıra okullardaki başarılı öğrencilerimizi desteklenmek suretiyle onların yaratıcı güçlerinin toplumun ve diğer toplumların refahına hizmet edecek ürünlere dönüştürülmesine katkı vermekle sağlayabiliriz. Bu suretle yaratıcı çocuklarımızın yaratıcı güçlerini ürüne dönüştürerek her alanda toplumumuzun çağdaş düzeye erişmesini sağlayabiliriz. Çünkü ulusların en büyük gelişme potansiyeli o ulusu oluşturan insanların yaratıcı güçleridir. Bu gücü toplumun kalkınmasında kullanmak için başarılı ve özel yeteneğe sahip öğrencileri erken tespit ederek onları ‘Başarı ve Özel Yetenek Bursları’ ile  teşvik etmek suretiyle mümkün olabilecektir. Ortaokul ve ortaöğretim okullarında yaratıcı niteliklere sahip  başarılı öğrencileri tespit ederek, onları teşvik etmek, desteklemek ve geliştirmek ortak amaç ve ilkelerimiz olmalıdır.

Bu amaç ve ilkeler çerçevesinde öğrencilerin ilgi ve kabiliyetleri oranında desteklenmeleri, teşvik edilmeleri gerekmektedir. Bilgi çağında, katma değer üreten bilim adamına, sanatçıya ve yaratıcı düşüncelere ihtiyacımız vardır. Geleceğimizin sporcu ve sanatçılarımızı ağır matematik, fizik kimya veya hiç alakası olmayan derslerle yıpratmanın anlamı olmadığı gibi bu ülkenin üst düzey matematik ve fen bilimlerinde katma değer üretebilecek gençlerimizi de hiç alakası olmayan derslere tabi tutmamızın da bir anlamı bulunmamaktadır. Bunun içindir ki ilgi sınıfları hayata geçmeli ve öğrencilerimiz, okul yaşamları süresince edindikleri bilgi ve becerileri doğrultusunda yüksek öğretime yönlendirilmelidir.”