• 29.01.2021 00:00
  • (310)

  Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı resmi internet sitesinden;

Fors:

Cumhurbaşkanlığı forsundaki 16 yıldız, tarihteki 16 büyük Türk imparatorluğunu, ortadaki güneş ise Türkiye Cumhuriyeti’ni simgeler.

Cumhurbaşkanlığı forsu, belirtilen ölçülere uygun olarak yapılır. Forsun sol üst köşesinde yer alan güneş ve yıldızlar sarı renktedir. Cumhurbaşkanının ikametgahında, ziyareti süresince bulunduğu yerde, bayrak direğine çekilir, gece gündüz çekili kalır, makam odasında çalışma masasının sol gerisine konur, içinde bulunduğu arabanın sol önünde, tepesinde ay yıldız bulunan kromajlı direğe çekilir.

16 Büyük Türk İmparatorluğu

– Büyük Hun İmparatorluğu (M.Ö. 204-M.S. 216)

– Batı Hun İmparatorluğu (M.S. 48-216)

– Avrupa Hun İmparatorluğu (M.S. 375-469)

– Ak Hun İmparatorluğu
(M.S. 420-552)

– Göktürk İmparatorluğu
(M.S. 552-745)

– Avar İmparatorluğu
(M.S. 565-835)

– Hazar İmparatorluğu
(M.S. 651-983)

– Uygur Devleti
(M.S. 745-1368)

– Karahanlılar
(M.S. 940-1040)

– Gazneliler (M.S. 962-1183)

– Büyük Selçuklu İmparatorluğu
(M.S. 1040-1157)

– Harzemşahlar
(M.S. 1097-1231)

– Altınordu Devleti
(M.S. 1236-1502)

– Büyük Timur İmparatorluğu (M.S. 1368-1501)

– Babür İmparatorluğu
(M.S. 1526-1858)

– Osmanlı İmparatorluğu
(M.S. 1299-1922)

★★★

O muhteşem Fors’daki büyük Türk devletlerinin bayraklarını hatırlamak isterseniz girin bakın Cumhurbaşkanlığı’nın sitesine… Ayrıca, tarihçesini, hukuki ve simgesel anlamlarını anlatan bölümlerini de hafıza ve iman tazelemek için sindire sindire okumanızı öneririm…

Uygur Devleti’nin de Cumhurbaşkanlığı Fors’undaki yerini gördünüz değil mi?..

“Nursimangül’ün feryadını duydunuz mu!..” başlıklı dünkü yazım üzerine mesajlar aldım. Hassasiyet gösterenlere teşekkür ediyorum. Hakaret ve tehdit yağdıran çukurları ise her zaman olduğu gibi ulu Tanrı’ya havale ediyordum. Şeref yoksunu çanak yalayıcıların seviyesine inmeyeceğim!..

“Milliyetçilik” dendiği zaman mangalda kül bırakmayacaksınız… Sonrada büyük bir insanlık trajedisine hem de soydaşlarınıza uygulanan zulme gözlerinizi kapatacaksınız… Hadi oradan fotoğraf milliyetçileri!..

Şu hale bir bakın;

Türk milliyetçiliğini ayaklar altına aldıklarını söyleyen onlar… Bayrağa “Bez parçası” diyenler onlar… T.C.’yi valiliklerden, kaymakamlıklardan kaldıranlar onlar… “Ne Mutlu Türküm Diyene”yi silenler onlar… Andımızı yasaklatan onlar… “36 etnik unsurdan biridir” diyip Türklüğü sıradanlaştıran, büyük Türk imparatorluklarını ve Türkiye Cumhuriyeti’nin asli kurucu unsuru olduğunu unutturmaya çalışan onlar….

Kim bunlar?.. Şu andaki yancıları kimler?..

Biliyorsunuz siz onları!..

Doğu Türkistan’da Uygur Türkleri’ne uygulanan zulüm neden ısrarla kamuoyunun gözünden kaçırılmaya çalışılıyor?..

Bakın, 2019 yılından bu yana Tayyip Erdoğan, Doğu Türkistan’ın, Uygur Türkleri’nin adını ağzına almıyor. Neden?.. Çin, yaptığı bütün uluslararası anlaşmalara, özellikle kredi anlaşmalarına “Benim Uygur politikalarımı eleştiremezsin” maddesini koydurduğunu biliyorum. Son olarak, Merkez Bankası’nın Çin ile 2019’da imzalanan ve ilk kullanımının Haziran 2020’de yapıldığı swap anlaşmasında muhtemelen bu madde var.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Fors’u; araba, kürsü, ikametgah süsü değildir… O şanlı Fors’daki bayrakların birinin bile yere inmesi, yok sayılması kimsenin de haddine değildir!.. O yüzden, Uygur Türkleri’nin acısı bizim evimizin acısıdır…

★★★

Doğu Türkistan trajedisinin uluslararası yüzüne de biraz bakalım;

(Biliyorum; “Sorun yok” diyen Doğu Türkistanlılar Çin ajanı olmakla suçlanıyor. “Sorun var, soykırım var, katliam var” diyenler, Batı’nın ajanı olmakla suçlanıyor.)

ABD’nin öncülüğünde birçok Avrupa ülkesi Çin’in Doğu Türkistan’da soykırıma varan bir baskı politikası uyguladığına ilişkin bir kampanya başlatmışlardı. Yaptırımlar açıklamışlardı. Batı’nın iki yüzü vardır; bir kendi içine dönük yüzü diğeri dışarıya dönük yüzü. Birbirlerine son derece zıt yüzlerdir bunlar. Demokrasi, insan hakları, İnsan Hakları Beyannamesi kendi içleri için vardır ve yürürlüktedir. Ama iş dışarıya gelince vaziyet farklılaşır!.. Bakın, Bosna soykırımına.. Bakın, Hocalı katliamına… Bakın Irak’ta katledilenlere… Bakın, Suriye’de katledilenlere… Kılları kıpırdadı mı?.. Nerede kaldı  İnsan Hakları Beyannamesi?..

Batı’nın Uygur Türklerini gündeme alması Doğu Türkistanlıların kara kaşı kara gözü ya da onları çok düşündüklerini için samimi insani kaygı değil tabi ki… Çin’i kuşatmak ve baskı altına almak için bir araç… Ancak bu durum, o tespitlerin yanlış olduğu anlamına gelmiyor… Çin’in tarihi, uygulamaları, izlediği politikalara bakılırsa bugün Doğu Türkistan’da yaşanan olaylardan dolayı şüpheye düşmek ancak gaflet ve dalalettir!.

★★★

Tekrar Türkiye’ye dönelim;

İstanbul’daki projelerde (üçüncü köprü ve çevre yolları, limanlar vs). Madenlerin işletilmesi ve Çin şirketlerine sağlanan ayrıcalıklar… Bu yüzden ekonomik bir endişe mi var acaba?..

Eğer iktidar ve yancıları, insan merkezli bir politika izlediğini iddia ediyorsa Türk devletinin elinde sağlam bir Doğu Türkistan dosyası olmalı. Batı’nın iddiaları alınır kendi kaynaklarımızla teyit edip onun üzerinden politika belirlenir. Suriye ve Irak’ta terör ve iç savaş yaşanırken Ahmet Davutoğlu başta olmak üzere AKP’liler “O bölgede kuş uçsa” haberimiz olur demişlerdi. Gün sonunda gördük ki, hem onlar hiçbir şey bilmiyorlarmış, habersizlermiş hem de devletin elinde sağlam bir dosya yokmuş. Dolayısıyla, Çin’de olup bitenler konusunda sağlam bir dosyamızın bulunmuyor olması büyük olasılık… Aksi halde, Cumhurbaşkanlığı Forsu’nunda kaldırılacağı günler yakındır derim!..