• 21.04.2021 06:43
  • (188)

Yeni reform filmleri vizyona girmeden önce fragmanlarının yayınlandığı günlerdi…

Eski Adalet Bakanı ve 25’inci TBMM Başkanı, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) üyesi Cemil Çiçek, Karar gazetesi yazarı Ahmet Taşgetiren’e dedi ki:

“Bize yargı reformundan önce insan ve ahlâk reformu lâzım”

Cemil Çiçek, bu sözlerinin hemen ardından bir tv kanalında daha geniş açıklamalar yaptı:

“Türkiye’de hukuk reformu yapalım; ama ondan evvel insan reformuna ihtiyaç var; bir ahlâk anlayışına ihtiyaç var. Çünkü hukuk ile ahlâkın çok noktada örtüşmesi gerekiyor. Ahlâkla örtüşmeyen hukuk, istenilen sonucu vermiyor. Çünkü ahlâken doğru olmayan, hoş karşılamadığımız birçok husus, aynı zamanda ceza kanunlarımızda da özel kanunlarımızda da suç. Düzenlemelerin, Sayın Bakanın söylediği bir kısım düzenlemelerin lüzumunu inkâr ediyor değilim. Yapılacak bazı şeyler olabilir; ama netice itibarıyla bunu bu yargı uygulayacak. Türkiye’de çıkan yasalar, neyi yapmak istiyorsunuz da buna engel teşkil ediyor?”

Tanıdığım siyaset insanı Cemil Çiçek, kitabın ortasından konuşur. O zamanda kitabın tam orta yerinden konuşmuştu ama uyarılarına pek de aldırış eden olmadı!.. Çiçek, yüksek rant getirecek bir “proce” açıklasaydı tereddütsüz üstüne balıklama dalarlardı!..

? ? ?

Çok ötelere, Parsadanlara falan kadar gitmeye gerek yok… Sadece, son birkaç gündür neler konuştuğumuza, neleri tartıştığımıza bir bakalım;

-Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinden 128 milyar dolar buhar oldu. Hâlâ abidik gubidik ediyorlar…

-Kendi şirketlerinden kendi Bakanlığına milyonlarca liralık dezenfektan satan Bakan hazretleri pişkin pişkin koltuğuna oturmaya devam ediyor…

-Burnuna pudra şekeri çeken AKP genel merkezi personeli zatın keyfi yerinde…

-Kovid-19 aşılarındaki kargaşa devam ediyor. “Hamili kart yakinimdir”i bulan istediği aşıyı vurduruyor, geriye kalan garibanlar açlık ile ölüm arasında verkaç yapıyor.

-AKP’li belediyelerden devletin resmi pasaportu olan gri pasaportu kapanlar yurt dışına kaçıp bir daha ülkeye geri dönmüyor. AKP’li belediyelerle insan kaçakçılığı organizasyonları yapan uyanıklar, binlerce Euroluk komisyonları cukkalıyor. Meğerse bu iş esaslı bir sektör haline gelmiş…

-Müşteri bilgilerini satan özel bankalara yenileri ekleniyor…

-Devlet büyüklerine yakınız izlenimi vererek, vatandaşa dümenden kamu arazi satışı yapan çeteler ortalıkta cirit atıyor…

– Vatandaşa çürümeye yüz tutan patates ve soğan çuvallarının dağıtım törenlerinde kavgalar çıkarken, aynı anda 14-15 ballı koltuğa oturup on binlerce lira  maaş alan saray bürokratları mutlu, mesut ve gönül huzuru içinde iftar sofralarına kuruluyor…

– Kovid-19 testleri pozitif çıkan vatandaşların kişisel verileri AKP il başkanlıklarına veriliyor.  Camide propagandadan sonra hastalık üzerinden propaganda devri başladı. AKP il başkanlıkları, telefon mesajları ile Tayyip Erdoğan’ın selamını söyleyerek hasta vatandaşlara şifa dağıtıyor…

-Bir belediyeden diğer belediyeye hibe edilen atlar ortadan kayboluyor… Sucuk mu, pastırma mı oldular, yoksa Almanya’ya iltica mı ettiler belli değil…

-Taciz, tecavüz, kadın cinayetleri… Gündemimizin hiç değişmeyen rutinleri…

? ? ?

“Reform” paketlerinde açıklanan maddelerden kaçı aklınızda kaldı?.. İnternete bakıp kopya çekmeden bir tanesini söyleyebilen varsa bu tarafa gelsin!..

Şu fotoğrafla Avrupa Birliği’ne gireceğiz öyle mi?.. Adamlar, bizi içlerine alacak kadar keriz mi?.. Şeytanın bile aklına gelmeyecek iltica  tezgahlarımızla yıllardır baş edemiyorlar. Almanya tam Kovid krizinden kurtulmak üzereyken gri pasaport bunalımına girdi. Hal böyle iken bir de kapılarını açıp bizi içlerine alsalar başlarına neler geleceğinden korkmakta haksızlar mı?..

Yok onlar Haçlı imiş, biz Müslüman imişiz de… Yok bu iş dinler kavgası imiş de…Müslümanlığın yayılmasından korkuyorlarmış da, bu yüzden bizi Avrupa Birliği’ne sokmak istemiyorlarmış da, kapıda bekletiyorlarmış da…

Sorun, din min sorunu falan değil. Sorun ahlak sorunu!..

Korkmadan aynayı yüzümüze bir tutalım bakalım. Mertçe, ”Avrupa Birliği’nin kapısında bekleyen halimiz buysa” diye sormaya var mısınız?..

Çok saydığım siyasetçi dostumla dün ülke gündemini değerlendirirken, “Bize önce ahlak reformu lazım” diyen Cemil Çiçek’in kulaklarını epeyce çınlattık..

Takkeyi önümüze koyup akıllıca düşünme zamanı gelip de geçiyor:

Yeni anayasa mı yoksa ahlak reformu mu?.. Önceliğiniz hangisi?..

Hangisi daha onurlu olur!..