• 30.04.2021 07:59
  • (131)

ABD Başkanı Biden “Ermeni soykırımı” dedi…

AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan epeyce alttan aldı, Biden’ı incitmemeye özen gösterdi!…

Haziran ayında yapılacak NATO zirvesi öncesi, ABD vites yükseltmeye devam ediyor. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın önceki günkü basın toplantısından işaret fişeği niteliğinde önemli bazı satırlar;

– “Cumhurbaşkanı Erdoğan ile çok iyi bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini belirtmem gerekiyor. Aynı zamanda bir araya gelmeyi de dört gözle bekliyorlar

(İnce diplomatik dille işaret edilen, dört gözle bekleyen vurgusundaki tarafın kim olduğunu anlamışsınızdır herhalde. Adam , “Tayyip Erdoğan dört gözle bekliyor” diyecek değil!)

– S-400 alımı doğrudan verilen vaatlere ters. Tüm müttefikler NATO 2016 Varşova Zirvesi’nde Rus ekipmanlarına bağımlılığı azaltacağına dair vaat verdi, artıracağına dair değil. S-400’lerin alınması ABD’nin güvenliğine, müttefik askeri teknolojiye, personele tehdittir aynı zamanda ABD ve Türkiye’nin uzun zamandır ittifak ettiği NATO içindeki uyumun altını oyuyor. Aynı zamanda ittifakın karşı karşıya kaldığı zorluklara etkili bir şekilde karşı koymak için gerekli olan ortak çalışabilirliğini de zedeliyor.”

(Bir havuç, bir sopa!)

– S-400’lerin aynı zamanda Rus savuma sektörü ile ordusunun Türkiye’ye erişimine yol açtığını savunan Blinken, ABD’nin kongreden geçen CAATSA yasası kapsamında Türkiye’ye yaptırım uyguladığını hatırlatıyor. Türkiye ile S-400 konusunda bir yol bulmayı umduklarını anlatan Blinken, “Ancak Türkiye’nin ve bu konuda diğer bütün ABD müttefiklerinin Rusya’dan gelecekte silah almaması veya (Türkiye’nin) ek S-400’ler almaması önemli” diyor…

Şeytan ayrıntıda gizlidir… “Türkiye’nin ek S-400’ler almaması önemli” cümlesindeki “ek” e fena halde kafam takıldı. ABD’den daha önce gelen açıklamalarda, istisnasız S-400’lerin iadesi dayatması vardı. Bir şeyler mi olmuştu? Saraydan Washington’un gönlünü hoş edebilecek bir öneri mi gitmişti? Acaba bundan sonra Rusya’dan S-400 almayacağız, elimizdekileri de sizi kızdırmayacak bir yerde depolayacağız, sözü mü verilmişti. Bilinken “Ek S-400’ler alınmaması önemli” derken, kulaklarına gelen öneriye yeşil ışık mı yakıyordu?..

???

“Dört gözle beklenen” NATO zirvesindeki Biden-Erdoğan buluşmasına saray cenahının herhalde eli boş gitmesi beklenemez!.. Aklıma gelen sorulara yanıt bulmak için derin saray kulislerini yokladım. Evet!.. Biden ve ABD yönetiminin hoşuna gidecek bir S-400 formülü sarayda enine boyuna tartışılıyor. “Nedir?” derseniz;

“Haziran ayından önce, S-400’lerin Nahcivan’a gönderilmesi kararının açıklanması

Sarayda üzerinde çalışılan bu formülün gerekçesi de şöyle izah ediliyor;

“S-400’leri Nahcivan’a gönderirsek hem Azerbaycan’ı hem de Türkiye’yi, Ermeni saldırılardan koruruz. Ayrıca İran’dan Türkiye’ye gelebilecek tehditler karşısında caydırıcılık gücümüzü arttırmış oluruz.”

Nasıl ama!..

Eğer bu formül işlerlik kazanırsa, saray, Biden’ın “Ermeni soykırım” açıklamasına karşı dümenden efelenmelerine devam ederek iç kamuoyunu yemeye devam eder!.. Diğer taraftan, el altından verilecek vaatlerle Biden’ın gönlü hoş edilir. Üstelik, bir gün öncesindeki olayı bile kolay unutan iç kamuoyu, “S-400’leri Nahcivan’a gönderdiniz de nereye yerleştirdiniz? Acaba, Nahcivan’da depolara mı soktunuz” diye sorgulamayı asla ve kata yapmaz!..

???

AKP mutantı!..

Pandemi ile birlikte öğrendiğimiz tıbbi terimlerin arasına “mutant” ve varyant” da girdi. Tam olarak karşılıklarının ne olduğunu pek bilmesek de tahminlerimiz güçlü!.. Salgın karşısında içine düştüğümüz acıklı halin tüm suçunu “mutant”lara yükleme gibi bir eğilimin içine girdik…

Taa, en başından beri olduğu gibi her uzmanın kafasından ayrı bir fikir ve birbirleri ile çelişen analizler fışkırıyor. Bilim Kurulu stepne vazifesi gördürüldüğü için hepimizi uzman manyağı ettiler!.. Saray iktidarının başından beri aldığı yanlış kararları kılıfına uydurmak için Kovid ile mücadeleden daha fazla mesai yapan “uzman”lar dünya tıp tarihi ve literatürüne yaldızlı sayfalar açıyorlar!..

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Mehmet Ceyhan’ın dünkü açıklaması çok manidardı;

Bizim bütün hastalarımız artık mutant virüs. Çocuklarda bulaştığı zaman daha fazla hastalık yapıyor. Orijinal virüste ölümler ve yoğun bakım yatışları daha çok 65 yaş üzerinde ve kronik hastalığı olanlarda görünüyordu. Eskiye göre kıyasladığımızda çocuklarda da arttı.”

Mehmet Ceyhan’ın açıklamasını satır satır, dikkatle okudum, mutant virüsün adını koymuyor veya koyamıyor…

???

Bırakın laga-lugayı bir tarafa!.. Yok Hindistan varyantıymış… Yok İngiliz mutantıymış… Yok Afrika mutantıymış…

Vaka, hasta ve ölüm gerçek sayılarının saklanıldığı gibi dünya mutantlarının da arkasına saklanılmasın… Yeni, Türk tipi virüsün ortaya çıktığı kabak gibi ortada!.. Ha, bunu araştıran var mı? Yok!.. Araştırabilecek var mı?.. O da yok!.. Çok acıdır ki; Türkiye’de bunu araştırabilecek bir bilimsel kurul veya teknik alt yapı yok. Saray iktidarı, Hıfzıssıhha’yı kapatmakla ne kadar övünse azdır!..

Kapanma kararlarını zamanında alamayacaksın… Bilim adamlarını “benim adamım”, “senin adamın” diye ayrımcılığa tabi tutacaksın… Sözde bilim kurulu kurup sarayın iki dudağı arasına ballı koltukları ile mıhlayacaksın… Doğruları söyleyenleri dokuz köyden kovup bir de üstüne terörist ilan edeceksin… Pandemi ile mücadele sırasında kendine yakın zümrelere –ayrıcalıklı aşı dahil- her türlü imtiyazı ve gevşekliği göstereceksin… Fabrika işçisinin sağlığı ve geleceğini değil, otel patronlarının, özel hastane sahiplerinin ikbalini öne koyacaksın…  Okullarda okuyan çocukların canını değil, özel okul sahiplerinin malının ve gelirlerinin kaygısını taşıyacaksın… 5 maskeyi dağıtamadığın gibi aşı da çuvallayacaksın…

AKP kongrelerini lebalep doldurduğun yetmiyormuş gibi sonra çıkıp bıçağın kemiklerine dayandığı vatandaşı “gevşeklikle” suçlayıp ortalığı da çeşitli isimlerdeki virüs mutantlarına boğacaksın!..

AKP kongrelerine, illere verilen talimatlarla, mecburi tutularak otobüslerle gelen, salonlarda üst üste tıkılan vatandaşlardan kim sorumlu? Onların memleketlerinden getirdiği, hasta olmasa da oradan alıp memleketlerine götürdüğü virüsten kim sorumlu?.. İngiliz mutantı mı?.. Hindistan varyantı mı?..

Yeter artık!.. Kıvırmayı bırakın. Bunun adı; AKP mutantı.