• 23.05.2021 18:06
  • (119)

Canım ülkemde, içinde bulunduğumuz durum ve gidişata rağmen bir şeyler yapmak isteyen, çalışan, didinen, doğruları anlatmak için yoğun ter döken siyaset insanları, aydınlar, bilim insanları var. Ama ne yazık ki, bu insanların, tanıdık mafya babaları yoksa, yandaşlığın kenarından bile geçmiyorlarsa seslerini duyurma şansları yok!..

Aslında sizin olan bu köşeden, fırsat bulduğum anlarda, Türkiye için kafa patlatan, bir yerlere eğilip bükülmediğine inandığım aydınların sesini, düşüncelerini duyurmaya çalışırım. Çünkü, gazetecilik sadece sansasyon peşinde koşmak değildir, ‘her şeyi en iyi ben bilirim’ hiç değildir!..

???

Araştırmacı yazar Bojidar Çipof’un makalelerini ilgi ile takip ederim. Alanında uzmandır, belgeleri konuşturur…  Çipof’un, 17 Mayıs’ta, “ABD’de 2021 Ekümenik Patriklik Din Özgürlüğü Yasası adlı Türkiye Aleyhine Yeni Bir Yasa Taslağı Devrede” başlıklı makalesi yayımlandı. Söyledik.com’da okudum. Kaynağına giderseniz, oldukça uzun ama sıkılmadan okuyabileceğiniz dolu dolu bir makale…

Başta, Flistin bayrağını kapıp sokaklara koşanlara tavsiye ederim! Yerimin el verdiği kadar özetleyip aktarmaya çalışacağım;

-ABD’de 1998 tarihli “Uluslararası Din Özgürlüğü Yasası” (IRFA), adı altında bir yasa ile kurulmuş olan “ABD Uluslararası Din Özgürlüğü Komisyonu” (USCIRF) bulunmaktadır. (US Commission on International Religious Freedom)

ABD Kongresi tarafından kurulmuş ve ABD maliyesi tarafından finanse edilen bir komisyonun ne kadar “bağımsız” olduğu şüphesiz tartışılır. Bu komisyonun her sene yayınladığı raporlarda, bazı ülkelerdeki din özgürlüğü ihlalleri gözler önüne serilse de raporda yer alan bazı ülkeler, ABD çıkarları açısından özellikle yerden yere vurulmaktadır.

-USCIRF’nin 2018 raporunda; 28 ülkede 2017 yılı içindeki din özgürlüğü ihlallerini kendilerince belgelemişlerdi. Ve bu ülkeler arasında Türkiye de vardı.

21 Haziran 2019’da ise ABD’nin her sene yayınladığı gibi bir önceki senenin “Dini Özgürlükler Raporu” açıklanmıştı. Trump döneminde ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo bu yıllık raporun okunma seramonisinde hep bulundu. Bir kısmını o okudu. Ve özellikle Türkiye ile ilgili satırları bizzat Mike Pompeo okudu. Pompeo’nun eşi Yunanlıdır, ABD’deki önemli ve etkin Helenseverler arasındadır.

USCIRF’nin yıllık raporlarında ağırlıklı olarak Rum Patrikhanesi’ne tüzel kişilik verilmesi, Ekümenizmin kabul edilmesi, Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması gibi standart başlıklar yer alır. Türkiye’deki diğer azınlıklara ise çok az yer verilir.

???

-USCIRF ile dirsek temasında olan bir başka ABD Kurumu ise iki zıt partiden olan Demokratik Partili Carolyn Bosher Maloney ile Cumhuriyetçi Partili Gus Michael Bilirakis’in (Yunan asıllıdır) kurucu üyeler arasında yer aldığı bir sivil toplum kuruluşu olan “Helenik Suçlarla Mücadele Kongresi”dir.

-7 Şubat 2018’de bu Helensever senatörler Carolyn Bosher Maloney ve Gus Michael Bilirakis; H.Res.732 sayılı Türkiye karşıtı bir önergeyi senatoya verdiler. Önerge başlığı, “Türkiye’yi Ekümenik Patrikhanenin haklarına ve din özgürlüklerine saygı göstermeye çağırıyoruz” şeklindeydi.

Geçtiğimiz günlerde bu iki senatörün başını çektiği ve “Sözde Ermeni Soykırımı Tasarısı”ndan da önemli olabilecek Türkiye karşıtı bir hareketlenme başladı.

-Son günlere gelmeden önce 16 Temmuz 2020’de bu iki senatör H.RES 1050 sayı ile Rum Patriği ve Patrikhanesi’ne özgürlük adı altında bir yasa tasarısı vermişler. “Türkiye’yi Ekümenik Patrikhane’nin haklarına ve dini özgürlüklerine saygı göstermeye çağırmak” başlıklı bu tasarı tam bir tezat ve yanlış bilgilendirmelerle algı yaratmaya yönelik!

-Bu iki zıt partiden ama Türkiye aleyhine tam işbirliği içindeki ABD senatörü bu tasarıyı 2020 ortasında vermişler ama çıkması için hiç kaşımamışlar. Bunu şöyle algılıyoruz: Trump döneminde böyle bir tasarının çıkması ihtimal dahilinde değildi. Kanımızca Türkiye aleyhtarlığını bir köşeye bıraksak da Patrikhane ve ABD’deki Yunan diasporası ile çok yakın işbirliği içinde bulunan yeni başkan Biden’in zamanında bu tasarıyı kabul ettirmek daha kolay!

???

-7 Mayıs’ta Carolyn B. Maloney’in resmi web sayfasında şu haber yayınlandı:

Eşbaşkanlar Maloney ve Bilirakis, Ekümenik Patrikhane, Rum Ortodoks Hıristiyanlar ve Dini Azınlıkların Dini Özgürlüklerini İhlal Etmekten Türkiye’yi Sorumlu Tutacak Mevzuatı Tanıttı.

WASHINGTON, DC – Kongre Üyesi Carolyn B. Maloney Congressional Caucus on Hellenic Issues’in eş-kurucusu ve eş başkanı ve Congressional Caucus on Hellenic’in eş başkanı Gus M. Bilirakis; bugün Türkiye’yi ve “2021 Ekümenik Patriklik Din Özgürlüğü Yasası”nı gündeme getirdiler.

Mevzuat; Türkiye’yi Ekümenik Patriklik, Rum Ortodoks Hıristiyanlar ve diğer dini azınlıkların dini özgürlüklerini ihlal etmekten sorumlu tutacak.

Kongre Üyesi Maloney, “ABD, Türkiye’yi Ekümenik Patriklik, Rum Ortodoks Hıristiyanlar ve diğer dini azınlıkların dini özgürlüklerini ihlal etmekten sorumlu tutarak, yurt dışında din özgürlüğünü savunma taahhüdümüzü desteklemelidir.

2021 Türkiye ve Ekümenik Patriklik Din Özgürlüğü Yasası, Ekümenik Patrikhane’nin dini özgürlüklerini ihlal etmemesi için Türkiye’ye anlamlı bir baskı uygulayacaktır. ABD’den somut yansımalar olmadan, Cumhurbaşkanı Erdoğan cezasız bir şekilde faaliyetlerine devam edecek ve Türkiye, Rum Ortodoks Hıristiyanlar, Ekümenik Patrikhane ve diğer dini azınlıklara yönelik dini ayrımcılık kampanyasını sürdürecektir. USCIRF kurucu ortağı ve eş başkanı olarak, uzun süredir Türk hükümetine Ekümenik Patrikliğin haklarına saygı duymaya ve Heybeliada Ruhban Okulu’nu yeniden açmaya çağrıda bulundum ve nihayet bunu gerçekleştirmek için atmamız gereken önlem budur.”

Kongre Üyesi Bilirakis ise “Birleşik Devletler sözde müttefiklerimizden paylaşılan demokratik değerler beklentisini uygulamakta tutarlı kalmalıdır, buna din özgürlüğüne tutarlı bir saygı gösterilmesi de dahildir. Meslektaşlarıma katılmaya ve bu adaletsizliğin giderildiği güne kadar sesleri kesilenler adına konuşmaya devam edeceğim” dedi.

???

-“2021 Ekümenik Patriklik Din Özgürlüğü Yasası” çıkar mı bu bilinemez ama bir gerçek var ki Biden yönetiminde iki NATO üyesi olarak; ticari, siyasi hatta askeri açıdan ortak paydalar bulunsa bile Rum Patrikhanesi, Ekümenizm ve Heybeliada Ruhban Okulu üzerinden başımızı ağrıtacaklar.