• 12.10.2021 06:19

“Hekimden sorma çekenden sor” demişler ya… Aynen öyle!.. Çok doğru bir söz… Sadece hastalıklar için değil, hayatımızın her evresi için geçerli…

Ülkece yaşadığımız ekonomik sıkıntılar… Ortada dönüp dolaşan rakamlar… Komedi filmi gibi tartışmalar… Zincir marketleri kast ediyorum. Vatandaş, akşam karanlığında pazara gidip ucuz meyve-sebze almanın derdinde… Kasapta kaç kez şahit olduğum 100 gramlık kıyma satışındaki trajediyi bana kimsenin anlatmasına da gerek yok!.. Neyi tartışıyoruz?.. Zincir marketleri… Sanki her şey hallolacakmış gibi!..

Markete gidene kadar ülkenin içinde bulunduğu yapısal esas sorunlar gözlerden kaçırılıyor. Ülkenin siyasetini de ekonomisini de Televole programlarına çevirdiler. Ekonomik dertlere kökten çözüm bulamazsan, marketteki sucuğun, tuvalet kağıdının, diş macunun fiyatını 25 kuruş düşürsen ne yazar düşürmesen ne yazar!..

???

CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, bu haftaki kapsamlı değerlendirme raporunda da ülkenin ekonomik gidişatının çok net bir fotoğrafını çekmiş. Toprak, “Vergi ve SGK borçlarının yapılandırılmasında süre uzatılmasına karşılık başvuran mükellef sayısı 5,8 milyon, yapılandırılan vergi alacağı 152,7 milyar TL oldu. Toplam 400 milyar liraya varan gecikmiş vergi alacakları için yapılan başvurular üçte bir düzeyinde kaldı. SGK borçlarında 150 milyar TL tutarındaki gecikmiş alacağın 61 milyar lirası yapılandırıldı. Mükelleflerin bu borçların taksitlerini ödeme ihtimali zor görünüyor“ diyor. Erdoğan Toprak’ın tespitleri şöyle;

-Geçtiğimiz yıl çıkartılan vergi ve SGK borçlarının yapılandırılmasına ilişkin yasa Cumhurbaşkanı tarafından bir aylık uzatma yetkisinin kullanılmasıyla 31 Ocak 2021’de yürürlüğe girmişti. 500 milyar tutarındaki vergi ve SGK borcunun yapılandırılmasını öngören düzenlemede hem başvurular düşük kaldı hem de yapılandırılan tutar 99 milyar lira oldu. İlk iki taksit ödenmeyince bozulan yapılandırmada pek çok mükellef taksitlerini ödeyemedi. İktidar bu kez yıl içinde ikinci bir yapılandırma yasasını daha haziran ayında çıkarttı. Başvurular beklenen düzeyde olmayınca yine uzatıldı. İlk taksitler 1 Kasım’da yatırılmak zorunda. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın başvuruların sona ermesi nedeniyle yaptığı açıklamaya göre, 5 milyon 804 bin borçlu mükellef başvuruda bulundu ve 152 milyar 663 milyon liralık vergi borcu yapılandırılarak taksitlendirildi. Yılbaşından bu yana beş ay arayla ikinci kez çıkartılan yapılandırma yasasında vergi alacağı toplamı 400 milyar, SGK alacağı 150 milyar TL idi.

-Açıklanan rakamlara bakıldığında 400 milyarlık vergi alacağının 152 milyarı, 140 milyarlık SGK alacağının 61 milyarı yapılandırılmış. Daha önceki yasalarda da buna benzer durumlar yaşandı ancak iktidar yanlışta ısrar ettiği için yine aynı sonuç yaşandı. Üstelik bu kez 1,5 yılı aşan COVID-19 salgını nedeniyle pek çok mükellefin aylardır kazanç elde edemediği ocak yapılandırmasında taksitler ödenmediği için haziranda tekrar yasa çıkartıldığı gerçeği ortada olduğu halde aynı yanlış yinelendi. Yine 300 milyar dolayında vergi alacağı 90 milyar dolayında SGK alacağı duruyor. Gecikme ve ceza faizleriyle katlanıyor.

Peşinen söyleyeyim ki, yapılandırılan bu borçların da yine en fazla bir ya da iki taksiti ya ödenecek ya ödenmeyecek ve ondan sonra çoğu mükellef taksitlerini yatıramadığı için yapılandırmalar bozularak, yeniden ceza ve gecikme faizleri işletilmeye başlanacak. Arkasından icra-haciz dosyaları, vergi mahkemelerinde davalar devreye girecek.

-Ülkenin ekonomik tablosu, enflasyon ve dövizin durumu, işsizlikteki tablo ortada! Ceza ve gecikme faizleri silinmeli. Aylardır salgınla, kapanmalarla boğuşan, işini-gelirini kaybeden mükellefler, temmuz ayından bu yana geçilen normalleşmeyle 4-5 ayda nasıl kazanacak nasıl kirasını her ay zamlanan elektrik, doğalgazını, rutin giderlerini ve güncel vergisini ödeyip bir de üstüne yapılandırma taksidini ödeyebilecek? Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir tablo yok. Bir kez daha yineliyorum, çözüm son derece basit. Gecikme, ceza, temerrüt vb. kâğıt üzerinde borcu kabartan ilavelerin tümü sıfırlanmalı. Taksitlendirme ve yapılandırma anapara alacağı üzerinden, mükellefin ödeme gücüne ve kendi beyan ve taahhüt edeceği tutarlar üzerinden yapılmalı.

???

Şu tabloya bir bakın!.. Eylül ayına ilişkin resmi enflasyon verisiyle Türkiye, dünyada en yüksek enflasyona sahip ilk 12 ülke arasına yükseldi;

SIRA/ ÜLKE/ ENFLASYON ORANI %

  1. Venezuela 2720
  2. Etiyopya 935,8
  3. Sudan 388
  4. Lübnan 138
  5. Suriye 71,5
  6. Surinam 60
  7. Arjantin 51,5
  8. Zimbabve 51
  9. İran 49,7
  10. Angola 26,1
  11. Zambiya 22,1
  12. Türkiye 19,58

Erdoğan Toprak, “Eylül ayı resmi enflasyon verisiyle (%19,58) dünyada en yüksek enflasyona sahip 12 ülke arasına yükselen Türkiye, faizde de 10’uncu sırada yer alıyor. Dünyanın geri kalmış, yoksul diktatörlükleriyle aynı ligde yarışıyor!. Avrupa ülkeleri arasında ise Türkiye, hem faizde hem enflasyonda birinci “diyor. Toprak devam ediyor;

– Merkez bankalarının politika faizleri sıralamasında ise geçen ay indirilen faize rağmen, Dünya Politika Faizi ‘Top 10’ listesi de şöyle;

Venezuela yüzde 54,06, Zimbabve yüzde 40, Arjantin yüzde 38, Yemen yüzde 27, Surinam yüzde 25, Angola yüzde 20, Liberya yüzde 20, Sudan yüzde 19,6, İran ve Türkiye yüzde 18.

– İlginç olan Türkiye’yi dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına sokma iddiasındaki iktidarın ekonomi politikaları sayesinde ülkenin Arjantin’i saymazsak dünyanın en yoksul, geri kalmış, çoğu diktatörlük ya da otokrat rejimlerle aynı listede yer alması ve yarışıyor olması! Hayat pahalılığı artarken, işsizlik ve yoksulluk geniş kesimlere yayılırken, her gün her şeyin fiyatı katlanırken, TÜİK gerçek enflasyonu gizlerken, iktidarın ülkeyi yönetemediği artık tüm çıplaklığıyla ortada değil mi? Gerçek enflasyon açıklansa, Angola ve Zambiya’dan da daha kötü durumdayız!