• 29.11.2017 00:00
  • (1713)

 Zavallı kadınlarımız... Gün geçmiyor ki biri öldürülmesin.

Sanki birden bire erkekler kadınlarına saldırır oldu.

Merak edip 30-40 yıllık gazeteleri inceledim.

İstatistiklere baktım ki, cinayet üzerine cinayet. Amma medya haber değerinde bulmuyormuş. Ne acı değil mi?

Neyse ki son dönemlerde kadınlarımıza sahip çıkma modası başladı. Hiç değilse lafını ediyoruz...”

Bu özeleştiri, Mehmet Ali Birand’ın, ölümünden sonraki gün Posta gazetesinde basılan son yazısından.

Rahmetli, ‘Kadın cinayetleri hep vardı, şimdi uyandık, sayıları değil görünürlükleri arttı’ diyor, cinayetlerde değil cinayet haberlerinde patlama yaşandığını söylüyor ve medyanın geçmiş duyarsızlığını eleştiriyordu.

2013’te, denetimli serbestlik yasasından en çok kadın saldırganlarının yararlandığı haberleri üzerine ben de benzer bir şey yaptım.

‘Hemen hepsi sokağa salıverildikleri için, kurbanlarını yeniden can korkusu mu sarmıştı, gazete ve TV’ler doğru mu bağırıyor’ diye baktım.

Kadına karşı şiddet ve cinayet suçlarından yatanların toplam içindeki oranı kaçtı?

Adalet Bakanlığı’na sordum, yüzde 1 bile çıkmadı.

Yani uyandık uyanmasına da fazla göstererek, abartıp köpürterek mi telafi edeceğiz geç kalmışlığımızı, geçmiş körlük ve ihmalkârlıklarımızı?

Denetimli serbestliği, kadın katillerini tekrar sokağa salmak için mahsustan çıkarılmış bir af gibi algılatmak, kadına şiddet sorununa dikkat çekmek için kullanışlı olabilir. Farkındalık geliştirmek için göz açıcı olabilir.

Ama durum kötüleşiyor mu, iyiye mi gidiyor, medyaya bakarak bunu anlamayı imkansızlaştırdığı da kesin.

SİYASETEN SORUMLU TUTULMAK İSTEMEYEN BÖYLE Mİ YAPAR?

Sağlıklı bir mücadele için güvenilir değerlendirmelere ihtiyaç var. Fakat ne yazık ki resmi istatistikler ortada yok, ya kayıtları doğru dürüst tutulmuyor ya da paylaşılmıyor.

Öldürülen her iki kadından birinin faili kocası veya erkek arkadaşı deniyor.

En az 396 cinayet, ayrılık veya boşanma aşamasında gerçekleşmiş.

355 cinayetin öncesinde kadınlar şiddet, taciz veya tehdide maruz kalmış.

En az 237 cinayet, kadınların güvenlik endişesiyle korunma talebinde bulunduğu halde işlenmiş...

Ancak ne kadar yansıtıyor gerçeği, sağlaması yapılamıyor.

Kadın cinayetlerinin haritalandığı kadincinayetleri.org sitesi, 2010’dan bu yana korkunç bilançoyu çıkardı. Ne ki medyaya yansıyan cinayetlerin bir çetelesi bu.

8 yılda öldürülen 1915 kadının bin 193’ünün faili kocası ya da erkek arkadaşı. 213 kadın, babası, oğlu ya da erkek kardeşi tarafından öldürüldü. 114 kadının faili ise erkek akrabası...

Aldatılma şüphesi, kadının boşanma isteği, erkeğin barışma isteğinin reddi ve namus ile töre, kadınları öldürme bahanelerinin başında geliyor.

Yanı sıra ‘kadının yemeğe salça koyması’, ‘erkeğin erkekliğiyle dalga geçilmesi’ ya da ‘kadının erkeği şikayet etmesi’ de kadınları öldürmenin medyaya yansıyan bahaneleri arasında.

Fakat bu döküm ne kadar sağlıklı, ne kadar yanıltıcı Allah bilir.

Ve bundan şikayete hakkı olmayan tek taraf, haksız yere suçlanıp karalandığı gerekçesiyle bundan en çok şikayet eden iktidarların kendisi.

Ne zaman ki aldığın tedbirleri ve karşılaştırmalı sonuçları koyarsın ortaya, verirsin mukayese imkanını, işte o zaman bu yazının başlığındaki gibi absürt imalardan da kurtulursun.