• 15.12.2017 00:00

 CHP ile MHP’den hükümete haklı çağrılar geldi; madem öyle, samimi ve tutarlı olmak için Doğu Kudüs’te derhal Filistin Büyükelçiliği açılmasını istiyorlar.

Talepleri, oradaki mevcut başkonsolosluğumuzun büyükelçilik seviyesine çıkarılması.

Haklılar ama pratikte alacakları yok. Çünkü zaten halihazırda Doğu Kudüs’te büyükelçi düzeyinde temsil ediliyoruz.

Adı Kudüs Başkonsolosluğu olan diplomatik temsilciliğimiz, Filistin yönetimiyle ilişkilere bakıyor. Başına da 2005’den beri bir büyükelçi atanıyor.

Yani yarından tezi yok açılsın dediğimiz Kudüs Büyükelçiliği’miz, fiilen açık durumda zaten.

Yalnız da değiliz, Filistin yönetimi nezdinde diplomatik faaliyet gösteren başka ülkeler de Doğu Kudüs’te misyon bulunduruyor. Şaşıracaksınız ama ABD de bu sınırlı sayıdaki ülkelerden biri.

BOŞ ATIP DOLU TUTMAMAK İÇİN

Anlayacağınız...

İsrail Büyükelçiliği’ni Kudüs’te tutan tek bir ülke hala yokken...Bugün bile, Doğu Kudüs’ü Filistin Devleti’nin fiili başkenti olarak tanımak anlamına gelen diplomatik uygulamalar var.

Seviye, resmen başkonsolosluktan büyükelçiliğe yükseltilse de tatbikatta bir şeyi değişirmiyor, dün neydiyse bugün de o.

Doğu Kudüs’ü Filistin’in başkenti olarak tanıma kararı, Trump’ın oldu-bittisine anlamlı bir cevap, yerinde bir misilleme. Fakat bir yandan da malumun ilamı, bilinenin tekrar ilan edilmesi yani.

Trump’ın Kudüs deklarasyonu, ABD için de fiiliyatta bir çelişki. “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” deyimini haklı çıkartacak yaman bir çelişki üstelik.

Hem birleşik Kudüs’ü başkent tanıyıp sefaretlerini Telaviv’den buraya taşıma emri veriyor başkanları. Hem de Doğu Kudüs’te ayrı, Batı Kudüs’te ayrı, hatta kimseye ait olmayan bölgede ayrı konsolosluk faaliyetlerine devam ediyorlar.

Kudüs’ün bölümmüş statüsünü ve Filistinlilerin Doğu Kudüs üzerindeki hak iddiasını ABD’nin de zımnen tanıması değilse nedir bu?

CHP ile MHP sözcülerine önerim, resmi sitesinden Kudüs’teki başkonsolosluk tarihimizle ilgili şu arka plan bilgilerine ulaşsınlar.

Umulur ki arkadan lafı edilmekle birlikte aslında çoktan eyleme geçmiş bir karar için ‘lafta kalmasın somut eyleme  geçsin’ demenin manasızlığını fark eder, söylemlerinde zamanın gerisine düşmezler.

Buyursunlar talimine:

* İlk Atatürk zamanında, 1925 yılında açıldı. “Yurtdışındaki en eski diplomatik misyonlarımızdan biri olma ayrıcalığına sahip.”

* “Resmi adı Başkonsolosluk olmakla birlikte bir Büyükelçiliğin iş hacmi ve görev niteliklerine haiz.”

* “Görev alanı günümüzde Filistin Ulusal Yönetimi’ne bağlı bulunan Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ni kapsamaktadır.”

* “İsrail Parlamentosu’nun 1980’de Kudüs’ü ‘ebedi ve bölünmez’ başkent ilan etmesi üzerine, protesto amacıyla kapatılmış, 1992 yılı Eylül ayında faaliyetlerine yeniden başlamış ve günümüze kadar aralıksız devam etmiştir.”

* “2005 yılından itibaren Kudüs’teki Misyon Şefliği’ne bir Büyükelçi tayin edilmiştir...”

* “Filistin’de yaşayan vatandaşlarımıza konsolosluk hizmetleri ve ülkemizin Filistin Ulusal Yönetimi ile her alanda ikili ilişkilerinin geliştirilmesine katkı vermektedir.”