• 24.12.2017 00:00

 Trump’ın başa kaktığı paralar için ‘Yardımı kesmesen ne yazar, bundan böyle istemez kalsın, al dolarlarını başına çal’ denilemedikten sonra...

Afganistan’la Irak’tan Mısır ve Etiyopya’ya, meteliğe kurşun atan ülkeler, o milyar dolarları ellerinin tersiyle itip Trump’ın yüzüne çarpacak ekonomik bağımsızlığa kavuşamadıktan sonra bitmez.

Elindeki tek alet çekiç olanın her sorunu çivi görmesi gibi, emlak kralı Trump’ın her sorunu dolarla çözebileceğine olan güveni çöktü elhak.

En yoksul ülkelerin bile iradesini satın alamadı, parasını konuşturamadı.

Doların sözünün her yerde geçmediği, tehdit ve şantajın bir yere kadar para ettiği, ‘tek tabanca’ kovboyluk taslamanın bir yerden sonra sökmediği bir dünyada yaşadığımızı öğrendi.

Bu açıdan azımsanmayacak bir zafer, sıkı bir ders, ne şüphe.

Dünya karşısında, İsrail’le elleri böğürlerinde iki başlarına kaldılar.

Ama Trump’ın ilk deneyimi olsa da, ABD’nin başına ilk kez gelmiyor.

Filistin’e karşı İsrail’den yana girdiği bir oylamada ilk kez hezimeti tatmıyor ki...

BM Genel Kurulu’ndaki ağır bir yenilgiyle bitecek olsa, bundan önce ABD’nin en az 10 kez bitmiş olması gerekirdi.

Filistin’e karşı hiçbir oylamada kazanamadılar ki şimdi kazanabilsinler.

Dünyanın ABD’den büyük olduğu da ilk kez kanıtlanmıyor.

Daha önce de ‘dünya beşten büyüktür’deki 5 daimi üyeden 4’ü, dünyanın geri kalanıyla bir olup Filistin’den yana ABD’yi yalnız bıraktı.

Rusya’yla Çin, İngiltere’yle Fransa oylamayı ‘beş büyükler çetesi’ne bir meydan okuma olarak görseydi, sonuç farklı olmaz mıydı?

BM’deki adaletsiz statükoya vurulmuş sarsıcı bir darbe olarak görülmesi için, diğer daimilerin de yenilen tarafta yer alması lazımdı.

Oysa uydularıyla birlikte kazanan taraftalar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Putin’e teşekkür telefonu da bunu gösteriyor. Aynı teşekkürü diğerleri de hak etmedi mi?

AF ÖRGÜTÜ DE BİZDEN YANAYDI

Hatta Erdoğan’ı devirmek için Türkiye’ye operasyon çektiği söylenen Uluslararası Af Örgütü var ya... O dahi Erdoğan’la ağız birliği etmişçesine Trump’a karşı sert kampanya yürüttü. “İşgali meşrulaştırma kararını tehditle dayatması kabul edilemez” diye Trump’ı tefe koydu.

Trump’ın büyük bir fiyaskoya dönüşmesine deliler gibi sevindiğini saklamayan Amerikan akilleri de bu sınıfa giriyor.

Kısacası, başarının haklı gururunu sonuna dek yaşayalım.

Fakat popülizmin coşkusuna, şehvetine kaptırıp ‘Amerika bitti’ havalarına girmektense... Trump’a karşı oluşan bu küresel konsensüsü lehimize kalıcılaştırmaya bakalım.

Arap siyasetçileri varsın küçük hesaplarla rol çalma yarışına girsin, kendilerine yontarak köpürtsünler...

Kudüs tasarısını Güvenlik Konseyi’ne ilk Mısır getirdi diye tek başına sahiplenemez, zaferi kendine mal edemez. Sonuçta, İslam İşbirliği Teşkilatı adına Türkiye ile Arap Birliği adına Yemen de Genel Kurul’a taşıdılar...

Yani ortak bir girişim söz konusu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan yakışanı yapıyor, çorbada tuzu olan herkesi kutlayarak, hepsine teşekkür ederek zaferi paylaşıyor.

Ve bana sorarsanız, en çok da Trump’ın “Hem paramızı yiyeceksiniz, hem de sizden azar mı işiteceğiz, yağma yok” küstahlığına rağmen, kaybedecekleri fonlar olup ‘pabuç pahalı’ demeden dik duran ülkeler kutlanmalı.