• 24.02.2018 00:00
  • (1758)

 Radyo Sputnik’te, Yavuz Oğhan ve İsmail Saymaz’la bir programa başladık diye ‘Avrasyacılar’ ayağa kalktı.

‘Avrasyacılar’ tanımlaması benim yakıştırmam değil. Tepkilerini, Avrasyacı medyada ne aradığımı sorarak göstermelerinden çıkarıyorum.

Bana kalsa ‘Avrasyacı’ yerine ‘Rusçu’ bile demezdim. Rusçu görünümlü Esadçı demeyi yeğlerdim, bu arkadaşlara.

Kamuoyundaki ‘Rusofobi’nin baş sorumlularından olmakla suçluyorlar beni.

Yazılarımda anti-Rusçuluk yapıyor, halka Rusya fobisi zerk ediyormuşum.

Bunu nasıl yaptığımı ise sormayın...

***

Değil mi ki Türkiye’nin de YPG’nin de Esad’la anlaşmasını isteyen, bu tezi savunmak için kendini paralayan Aydınlık gazetesine sorular soruyorum...

Diyorum ki tamam, istediğiniz gibi olsun...

Türkiye önce YPG’yi Esad’la anlaşmaya zorlasın. Doğu Perinçek’in buyurduğu gibi YPG, TSK’nın askeri baskısı altında ABD’den kopsun, şartlarını kabul ederek Esad rejimine teslim olmaya mecbur kalsın...

Sonra da Türkiye, Esad’la el sıkışıp barışsın, dost ve müttefik geçinsin...

Bunları da Suriye’nin kuzeyinde bir terör koridoru projesini bozmak, otonom bir PKK devleti kurulmasını önlemek için yapsın...

YPG’yle komşu olmak yerine, Esad’la komşu olmayı tercih etmesi gerektiği için içine sindirsin bunları...

YPG yerleşeceğine, Esad’ın gelip sınırımıza yerleşmesi önümüzdeki en doğru, en güvenli çözüm olduğu için anlaşsın Esad’la...

Fakat sizin hesabınıza göre Afrin harekatı, hem Türkiye’nin hem de YPG’nin Esad’la anlaşmasıyla sonuçlanıyor.

Yani YPG’yle kanı canı pahasına Türkiye savaşıyor, bedelini biz ödüyoruz ama sonunda Esad’ın dediği oluyor, Rus ve İran planları kazanıyor.

Ve siz tam da buna çalışıyorsunuz. Türkiye, YPG’nin burnunu iyice sürtsün, haddini çok fena bildirsin, sonra ikisi de Esad’ın dediğine gelsin istiyorsunuz.

Sessiz kalamayan ben de, Esad’ın Suriye’ye yeniden hakim olup egemenliğini bizim sırtımızdan tesis etmesini, toprak bütünlüğünü koruması için bizim savaşıp YPG’yi onun teslim almasını savunmak size mi düştü diye sorunca...

Ben Rusya düşmanı, ben Rusofobik, ben Amerikan emperyalizminin işbirlikçisi oluyorum.

Siz ise Avrasyacı, siz ise Türk-Rus dayanışmasının yılmaz savunucusu, siz ise anti-emperyalist ittifakın gözü pek mücahidi, siz ise emperyalizmle mücadelenin önde giden kahramanı ha!...

***

Size şu kadarını söyleyeyim mi!... Evet, bir fobi yaydığım konusunda haklısınız, tespitiniz doğru.

Ama üstüne yanlış ve yanıltıcı bir yafta yapıştırıyorsunuz.

Hiç saptırmayın; yaydığım korkunun adı, Suriye’de ketenpereye getirilme korkusudur.

Sizin gibi oyunbaz Rusçuların üçkağıdına gelip, Esad’ın ‘bir taşla iki kuş vurma’ planlarına alet olma fobisidir o.

Rusya’yla iyi ilişkileri hep destekledim ve desteklemeye devam ediyorum. Fakat Rusçuluk maskesi takmış Esadçılar marifetiyle, Esad’a her türlü yararken bizim çırak çıkarılacağımız bir senaryoya hizmet etme, kandırılma ve aldatılma fobisini de içimden atamıyorum vesselam.