• 31.05.2018 00:00

 Allah’ın her günü, rahatsız edici aykırı sesleri sansür ve  baskıyla susturduğu eleştirilerini duymaktan bunalmış olmalı. Şurasına kadar gelmese, ‘en iyi savunma saldırıdır’ silahıyla karşı atağa geçer miydi Putin?

Batı karşısında, o alıştıkları ezik ve kompleksli eski Rusya yok artık.

Görkemli bir maziyi ihya ederek çarlık ruhunu yeniden dirilten Putin’le, ihtişamlı günlerine geri döndü Ruslar. Hasbelkader parayı bulmuş şımarık Avrupalıdan demokrasi dersi mi alacaklardı!

Basın özgürlüğü tafraları satan kendini bilmezlere pabuç bırakmayacaklardı tabii ki...

Liderleri, geçen hafta Fransa Cumhurbaşkanı Macron’la ortak basın toplantısını bir fırsata çevirdi. Ve gevezeliği bırakmayan Batı’ya ağzının payını verdi.

Ağızlarını her açışlarında tutuklu gazetecilerden girip faili meçhul gazeteci cinayetlerinden çıkan Batılılara bir ders vermenin vakti gelmiş geçiyordu bile.

Ee Putin bu, kaçın kurrası, dünkü çırak değil ki.... Dünyadaki muhatapları seçimlerle sürekli değişirken o yerinde kalan birkaç müstesnadan biri. Rusya’nın değişmez lideri olarak, kıdemini ve ustalığını konuşturmaz mı, konuşturdu.

İki yüzlülüklerini öyle bir vurdu ki çirkin yüzlerine, çifte standartlarını öyle bir çarptı ki bet suratlarına... Görmeliydiniz bu ‘tek adam şovu’nu.

Bir karış beberuhi Macron cücesinin karşısında adeta devleşti. Yerin dibine soktu çıkardı zevzek Batı medyasıyla şürekası hadsiz siyasetçilerini.

***

Bakın basın özgürlüğü şampiyonluğunu, bir çırpıda nasıl aldı ellerinden...

Yok mu şu Kiril Vişinski adlı Rus gazeteci... Hani Ukrayna’da çalışırken devlete ihanet suçundan tutuklanıp 2 ay hapis cezasına çarptırılan Putin yanlısı meslektaşımız...

Görevlerini cesurca yapan gazetecilerin özgürlüğü ve canları korunmuyor diye Putin’in hür basını sahiplenmesine vesile olan kişi...

Kiev rejiminin ‘kanlı devlet suçları’ hanesine yazılmak üzere, Rusya’nın 2 hafta önce tutukluluğunu Avrupa Konseyi’ne taşıdığı gazeteci hani...

“Onun tutukluluğu sizi neden ilgilendirmiyor, niye dayanışmaya girmiyorsunuz? Meslektaşınız sırf gazetecilik yaptığı için devlete ihanetten tutuklandı, bu duyarsızlığınız garip” diye Batı’nın tepkisizliğine sert çıktı Putin.

Rusya’daki basın özgürlüğü dünyanın hiçbir yerinde yokken Rusya’ya laf etmeye hakları olmadığını haykırarak Batı’nın yüzsüzlüğünü teşhir etti.

Alın size Putin farkı, zekasıyla alt etti karşısındaki bir alay yabancı gazeteci ordusunu.

Ha, üstünden üç gün geçmeden, Putin yanlılarından aldığı ölüm tehditleri nedeniyle Ukrayna’ya kaçan tanınmış bir Rus gazeteci, Arkadi Babşenko, Kiev’de suikastçilere hedef oldu.

Can emniyeti yok diye ülkesinden kaçmış, Kremlin’i türlü karalamalarla dünyaya şikayet ederek kötülemiş, Rus dış politikalarını saldırgan diye eleştirmiş... Ama ‘Devletine, askerine ve şahsıma karşı gelip vatanına ihanet etti, müstahak ona’ demedi Putin.

Yine sessiz kalmadı, yine proaktif davranarak ön aldı, yavuzlanarak yine bastırdı Batı’yı.

Rus Dışişleri, menfur gazeteci cinayetlerinin Kiev rejiminde rutine bindiğini belirterek kınadı. Bir an önce aydınlatılmasını istedi.

Yetmedi; Rus makamları, vatandaşlarına karşı işlenen bu suçun sorumlularını ortaya çıkarıp hesap sormak üzere derhal bir kriminal soruşturma başlattı.

Nerede Putin’le baş edecek sümsük Batı, ele verir talkını kendi yutar salkımı. Rusya’ya tutuklu gazeteci uyarıları yapmadan önce, dön de bir kendine bak demezler mi!