• 17.06.2018 00:00

 Psikiyatri profesörü Erol Göka, geçen hafta Yeni Şafak’ta narsistliği özgüvenden ayıran karakteristik özellikleri yazdı. Yazmadı, üç esaslı yazı döşendi.

Bağlamı apolitikti. Narsist tipleri, gördüğünüz yerde tanımanızı sağlayacak ip uçları veriyordu.

Bayramlar, sosyal gözleme çok elverişlidir. Bayramlaşma ortamlarında her tiplemeye rastlamak olası...

Erol Hoca’nın çizdiği tipolojik tarifi alın elinize, bağlamını saptırmadan etrafınızla karşılaştırın.

Bakın bakalım; Hoca’nın verdiği eşkale uyan kaç kişiyi, burnu Kaf dağlarında caka satarken teşhis edeceksiniz?

Hoca’nın yazı başlıkları şöyle: “Özgüvenli kişi narsist değildir”, “Özgüven başkalarına saygıya mani değil” ve “Narsist”...

Aşağıdaki belirtiler, bu yazılardan çıkarılmıştır.

Buyurun, kendini beğenmişliğin bile sınırlarını aşıp kendine aşık olanların enaniyet arazlarını temaşaya...

***

Narsist ile özgüvenli insanı ayırt etmede birinci ölçüt, başarısızlık ve travmalarla karşılaştıklarında ne yaptıklarıdır.

Narsist alkış delisidir, takdir görmemeyi taşıyamaz. Kibri, yenilgiye dayanıksızdır. Mağruriyeti, beğenilmemeye tahammül etmez. Eleştirilmekten hoşlanmaz. Övgü almamak bile şımarık egosunu hırçınlaştırmaya yeter.

Bir narsist, ancak karşısındakini aşağılayarak yaralı, hırpalanmış benliğini avutur. Güç yetirdiklerini ezerek kendini tatmine, başkalarının zaafları üstünden zayıflıklarını kapatmaya yönelir.

Nerede gerçek bir rekabetten, yarışmadan, sınavdan ödü patlayan kimse görürseniz, bilin ki narsistik komplekslerle malüldür.

Çünkü narsist kafa için test etmek gereksizdir, tüm yarışmaların birincisi zaten kendisidir, insanlar bunu göremiyorsa hata onlardadır.

Eğer kaybetmişse o mağlubiyet narsistin kusurundan değildir, harici sebeplerdendir, hepsinin bir mazereti vardır, suçlu mutlaka bir başkasıdır.

Özgüvenli insan, iyi bir dinleyicidir, empati yapar, anlamaya çalışır. Fakat narsist, kendi böbürlenmelerine ve başkalarının şişirmelerine hapsolduğundan bunların hiçbirini beceremez, geçimsizliğe mahkumdur.

Gerçek bir narsiste göre başkaları onu takdir etmekle mükelleftirler, varlık nedenleri budur. Herkes ona borçludur, o hep üstte, hep alacaklı...

Bencilliğinde öyle kaybolmuş, egoizmine öyle gömülmüştür ki o varsa herkes vardır, yoksa hiçbiri yok...

Kendine tapınmacıdır narsist, azmanlaşan nefsi tüm dünyasını kaplamıştır. Hatta ay, güneş ve yıldızlar dahi pervane olup onun etrafında döner.

Özgüvenli biri ile narsist arasındaki en büyük ayrımlardan biri de affetme alanıdır. Narsistin putlaştırdığı nefsi, başkalarını affetmesinin önüne geçer. Hele hele o insan, kendisini yeterince takdir etmemek gibi korkunç bir günah işlemişse...

Son olarak; rastlaşırsanız hatırınızda bulunsun, sakın zatı şahaneleriyle tartışmaya girme gafletinde bulunmayın. Bir narsist, her zaman haklıdır, haksızlığı hep karşı tarafta görür, kendine kör ve daima muzafferdir.

Yedi kat tepeden bakar, büyüklenerek yürür, uzaktan bile tanırsınız vesselam.