• 9.02.2018 00:00

 Merak ediyorsanız, Fransa’da arabalarda bulundurulması hâlâ zorunlu. Trafik kontrolüne araçta ‘sarı yelek’siz yakalanmak suç, ‘sarı yelek’le yakalanmak değil.

Ha, bu arada Macron iktidarının isyancı Sarı Yeleklilerle imtihanı da bütün harareti ve can yakıcılığıyla devam ediyor.

Ve evet, bu şartlar altında bile... Fransızlardan hiçbir aklıevvel henüz ‘ne duruyoruz, sarı yelekleri yasaklayalım’ gibi parlak bir fikre kapılmadı.

Böylesi sivri fikirler, ancak bizdeki sivri kafalı sipsipullahlardan çıkabilirdi, öyle de oldu.

Ha bugün ha yarın peydahlanır derken çok geçmedi, sarı yeleği suç aleti sayma çağrıları duyuldu. Ne olur ne olmaz, birileri Fransa’ya özenerek sırtına giyip sokağa çıkmaya yeltenebilir gibi sağlam gerekçelerle hem de.

Paris’te sarı yelek satışları patlamış, fiyatlar uçmuş, giyen ‘çapulcu’lar ha bire çoğalıyor ve kazanıyor ama tedbir almaktan aciz iktidar.

Diktatörlükle suçlanan, istifası istenen, sokağın ateşini düşüremediği için iktidarı sallanan Macron’un etrafında yok ki böyle akıldaneler, kıvranıp duruyor.

Tedbiri baştan alıp işi şansa bırakmama sivrilikleri, bizim zinde trol kuvvetlerine mahsus.

Fol yok yumurta yokken, yakılıp kavrulan Fransa’yken, müthiş buluşlarını ortaya atıverdiler.

Neymiş, sarı yelek satışlarında kıpırdanma görmüşler.

Fransa’daki eylemler, reflektörlü yelek reklamına döndü bütün dünyada. Protestoların sembolü haline gelince, bundan ticari olarak yararlanmak isteyenler her yerde yüklenmeye başladı. Türkiye’de de talep görmediği için indirim kampanyaları yapılıyor...

Fakat tespit edilmiş ki öküzün altında buzağı saklanıyor. Sarı yelek kampanyaları, aslında yeni bir Gezi’nin hazırlığı.

Buluşlarıysa şu; e o halde kafadan yasaklayalım. Alanı satanı, giyeni bulunduranı terör suçundan içeri atalım...

İlk Gezi sarı yelekle yapıldı ya, aynı renk yelek tedarik edemezlerse ikincisini imkanı yok yapamazlar mantığı.

Fransa hükümeti gösterilere müdahaleyi terörle mücadele kapsamına sokmadan, bizim sipsipullahlar maşallah soktu bile. Ellerini çabuk tutmaları yakışırdı zaten onlara da.

Sarı yelek, Fransa’dan önce bizde suç aleti olursa şaşırın. Çünkü Fransa’da olma ihtimali sıfır ayrıca.

Macron’a ‘ha sarı yelek kullanmışsınız ha bomba’ dedirtebilir misiniz, silahla yeleği bir tutturabilir misiniz?

Sarı yelek, Fransız kara yollarında can simidi gibi hayat kurtaran bir araç olarak kalmaya ve bulundurulması zorunlu tutulmaya devam eder.

Siyasi kimliklerin, seçilmiş travma ve seçilmiş zaferlerle inşa edildiği yerlerde olur ancak böyle şeyler.

Beş yıl sonra hâlâ Gezi paranoyasını kaşıyarak, ‘öcü geri geliyor’ korkusuyla taraftar ve oy toplanabilir mi toplanamaz mı bizde, ona bakın.

Toplanabilir diyorsanız kızmayın, sipsipullahlar doğru yolda. Yasaklanması şart değil, seçime kadar tartıştırmak da aynı sonucu verir.

Hazır Gezi soruşturmaları beş yıl sonra canlandırılmış, ortam kızıştırılmış, Gezi’yi romantize edenler öfkeyle kendilerini göstermeye yani korkutulacak kesimlere görünür olup rövanş tehlikesini hatırlatmaya kışkırtılmış, çalışmaz mı mekanizma, hem de ne biçim çalışır.