• 14.12.2018 00:00
  • (1220)

 İkinci 100 Günlük Eylem Planı’nı açıkladığı sıralar, Cumhurbaşkanı konuşuyor. 

Fakat daha Erdoğan, adli ve idari soruşturma başlatıldığını, üç kişinin gözaltına alındığını, tüm boyutlarıyla inceleneceğini, sorumluların ortaya çıkarılması için gereken her şeyin yapılacağını söylemeye kalmadan...

Ankara’daki elim tren faciasıyla ilgili gündemi, korsanlar kaçırıyor. Korsanlar, yani iktidar parazitleri...

Ne beklersiniz; tüm dikkatlerin Erdoğan’ın ağzından çıkacak sözlere çevrilmesini.

Oysa, uzağa komplo fışkırtma, en deli saçması kılıfı uydurma yarışına giren hazır kıta işgüzarlar boş durur mu?

Erken kalkan çoktan yol almış o saatte, durumdan vazife çıkararak ajandayı rayından saptırmışlar bile...

Ölen üç makinistten casus, intihar komandosu çıkarmaya kadar vardırılmış iş.

Kaza değil düşman saldırısı kılıfına sokulmuş.

Zamanlama yine çok manidar, suçlu yine dışarıda bulunmuş.

Fırat’ın doğusuna operasyon kararımızı duyan dış gücün düğmeye bastığı tespit edilmiş. Bu kadarının tesadüf olamayacağı, rastlantıyla izah edilemeyeceği belirlenmiş.

Dolayısıyla pis kokular gelirken altında kötü yönetim, tedbirsizlik, ihmal ve kusur gibi başka nedenler aramaya hacet kalmamış.

Kesin hüküm verilerek adli ve idari makamlara soruşturulacak bir şey bırakılmamış, resen kapatılmış dosya.

Kaza süsü verilmiş bir emperyalist oyunla daha karşı karşıyaymışız. İçeride üstlenilecek bir sorumluluk yokmuş ki kimin günahını alacakmışız şimdi.

Kaç cana mal olduğu, ateşin düştüğü kaç yeri yaktığı, yüreklerin acıdan kaç parça burna geldiği umurları değil.

Görevleri idareye laf getirmemek hesapta.

Sorsanız; kaza mahalli hudutlarında soluksuz vatan nöbeti tutuyorlar.

Kirlilik boca ederek tabloyu bulandıracaklar, planlı bir sabotaj olduğu safsatasıyla güya idareyi sorumluluktan kurtaracaklar.

Ortada düzenlendiği kesinleşmiş bir sabotaj varsa, o da Erdoğan’ın sözlerini sabote eden kendi girişimlerinden başkası değil halbuki.

İkinci 100 günlük icraat programını kaşla göz arasında kundaklamaları da yan zayiat.

Hayır, yani misyonlarının sonlandırıldığını dahi kavramaktan aciz bu parazitleri iktidar, ne yapsın!

***

Durumu, dün bir kez daha tebliğ etti Cumhurbaşkanı, duymuyorlar mı?

“Milletimiz bizden bahane değil hizmet bekliyor. Hayat standartlarını yükseltmemizi bekliyor. Hiçbirimizin bu beklentileri boşa çıkarma, vaktimizi boşa geçirme lüksü yoktur” diye kime söylüyor Erdoğan?

Artık mazeret bulmak, bahanelere sığınmak yoktu. Millet ne istediyse her yetkiyi yürütmeye vermişti; unuttular mı?

Daha ilk 100 günün başında, yeni sistemin kabinesini açıklarken deklare etmemiş miydi Erdoğan, ‘bundan sonra kimsenin bahaneler öne sürmeye, mazeretlerin arkasına saklanmaya hakkı yok’ diye.

İkinci 100 gün geldi, mazeret bulucular kadroyu boşaltmadı hala. O fasıl bitmemiş, o ‘kıta dur’ komutu ulaşmamış gibi tınmıyorlar. Oyalama-göz boyalama mevzilerine kurulmuş, kaldıkları yerden tam zamanlı mesaiye devam ediyorlar.

Bir fasıla, bir teneffüs arası da mı vermez insan. Soluklanın da millet bir nefes alsın hiç değilse, insaf yahu!