• 30.03.2019 00:00
  • (1570)

 Yarın sandık başına gittiğinizde aklınızda bulunsun. 5 gün önce Londra’dan kalkan bir uçak Almanya yerine İskoçya’ya indi...

Yanlış yerde indirilmemek için nereye bilet aldığınıza, bindiğiniz vasıtanın yolcusu olup olmadığınıza dikkat edin. Gaflet ve rehavete kapılmayın, dikkatiniz dağılmasın, odak kaymasına gelmez. Gözünüzü dört açarak atmalısınız oyunuzu.

Nereye gidiyor, sizi istediğiniz yere götürüyor mu, götürmüyor mu? Emin olmalısınız tercihinizden.

Düsseldorf’a niyet edip yanlışlıkla Edinburg’da açabilirsiniz sonra gözlerinizi...

Yolcuların kabahati değildi gerçi, pilot istemeden uçağı kaçırdı. Mürettebat da yolcular gibi sistem karmaşasına kurban gitti yani.

Fakat kimse mi iş işten geçmeden farkına varmaz dönen saçmalığın? Ancak İskoçya’nın başkentine tekerleri değdikten sonra uyandı hepsi.

Yolcular, “Edinburg’a hoş geldiniz” anonsuyla kendine geldi.

Mürettebatsa şaşkınlık ve homurtular yükselince bir terslikten işkellenebildi.

Pilot derseniz, Düsseldorf'a gitmek isteyen yolculardan ellerini kaldırmalarını istediğinde bütün yolcuların el kaldırmasıyla ne yaptığını anladı.

Bakarsanız, hepsi gafil avlandı. Hepsi neye uğradığını şaşırdı. Yaşadıkları hayal kırıklığında eşit sorumluluk taşımasalar da az çok hepsinin payı var.

Yol nasıl kısalır diye şüphelenmez mi deneyimli Düsseldorf yolcusu? Arada, varılacak yerle ilgili bilgilendirme anonsları, kalkışla varış noktalarını gösteren rota haritası filan da mı gözüne çarpmaz kimsenin? Mürettebatı uyaran tek yolcu çıkmaz mı?

Ya mürettebat? Yol boyunca hiç mi laflamaz; gidilecek yerle, hava durumuyla ilgili şakalaşmaz mı bir yolcuyla? Kaptana, bir tuhaflık olduğunu söyleyecek bulunmaz mı?

İskoçya'ya kalkan uçağa Almanya yolcuları bindirilmiş; uçuş planına uyan kaptanın suçu ne! Davul kendi boynunda ama tokmak sistemin elinde. Kabinde kurulmuş yardımcı pilota takılırken ne iyi uçurduğunu zannediyor, yerde kendisini bekleyen şoktan bihaber.

Yolcular mürettebata, mürettebat kaptana, kaptan sisteme gözü kapalı güvenedursun, eşi benzeri görülmemiş bir oto-pilot korsanlığına uğramasın mı uçak! Sıradışı ve zincirleme bir dikkatsizlik skandalı!

Sistemden başka kimi suçlayabilirsiniz ki; zaten suçu kaptana atsanız, havayolu şirketi üstlense ne yazar, olan olmuş...

Gizli güçler sisteme sızarak kumandayı ele geçirip uçağı kaçırdı gibi komplo senaryolarıyla rezaletin üstünü kapatmaya bile çalışmadılar.

O saatten sonra gerçeği dürüstçe kabullendi tüm taraflar, öyle diyor haberler. Ne şu mazeretin, ne bu kumpas paranoyasının arkasına saklanmadılar. Şafak çok geç atmış, artık neyi kurtarırdı ki!

***

Kıssadan hisse; siz siz olun dolduruşlara gelerek, havada karada gözü kapalı oy vermeyin.

Yarışan adaylar da bilsin ki desteğiniz şartlı veriliyor, söz ve taahhütlerini tutmalarına bağlı, kayıtsız şartsız değil.

Kime verdiğinizden çok, ne maksatla, hangi gerekçeyle oyunuzu belirlediğinize odaklanın.

İnadına, kıskanç düşmana nispet olsun diye, küffar tepelemek terörist tokatlamak için, şunu kudurtmak bunu hasedinden çatlatmak üzere, berikini çıldırtmak öbürünü delirtmek motivasyonuyla mı oy atıyorsunuz?...

Yoksa kim daha iyi yönetir, hizmetinizi daha sağlam görür, menfaatinizi daha ala temsil eder diye bakıp da mı?...

Gün; gerçekçi, mantıklı ve pragmatik davranma günü. Yanlış kapıya çıkmanın şakası, kazası, telafisi yok. Şimdiden hayırlı olsun, haydi sandığa!