• 16.07.2020 00:00

  15 Temmuz darbe girişiminin üstünden 4 yıl geçti. Amansız mücadelede ne tür başarılar mı elde edildi? 

 
Anadolu Ajansı, yıldönümü vesilesiyle bu soruya cevap oluşturacak bir çetele yayınladı. Şu başlıkla: "FETÖ'nün ünlü isimleri de hesap verdi".
 
FETÖ'nün ünlü isimleri deyince aklınız başka yere gitmesin. Medya ayağından örnek vereyim. Şemaya yüzleri konan belli başlı isimler arasında Ahmet Altan, Nazlı Ilıcak ve Mümtazer Türköne öne çıkıyor.
 
Altan ve Ilıcak, 'darbe çağrışımı' davasında subliminal mesajla 'örgüte yardım'dan ceza almıştı. Üyelik suçundan değil.
 
Türköne ise 'Zaman yazarları' davasında üyelikten hapse çarptırılmıştı. Cezası istinafta onandı ama kesinleşmedi, Yargıtay safhasında bekliyor.
 
MHP lideri Bahçeli'nin Türköne'yle ilgili çıkışı da malum. Adil ve hakkaniyetli yargılama istedi. Cezasını tekraren ve titizlikle gözden geçirmeye, haksızlık varsa düzeltmeye çağırdı.
 
Demek ki cezasını hak ettiği, adil ve hakkaniyetli yargılandığı konusunda şüpheleri var. 
 
Bu mudur peki başarı kıstası, tartışmalı yargılama ve cezalarla mı ölçülür?
 
FETÖ'nün mimli, namlı, gedikli isimleri denince akla Altan, Ilıcak ve Türköne'yle Can Dündar ve Osman Kavala da geliyorsa yandık. Başka söze gerek yok zaten.
 
Ünlü FETÖ'cüler sayılıyor bunlar. Mahkemede çoğunun yargılandığı suçlama bile FETÖ'cülük değil. 
 
Ajans da farkında ki 'soruşturmada şüpheli, davada sanık olarak hesap verdiler' diyor, 'mahkum oldular' diyemiyor.
 
Kaldı ki FETÖ'yü bitirmek, kirli ve sinsi yöntemlerini bitirmek değil miydi?
 
Ne miydi o yöntemler?
 
Yargının siyasete alet edilmesiydi. 
 
Devlet içinde paralel çeteleşmeydi.
 
Polis, yargı ve ordu başta, içeriden ele geçirerek devlete çökmekti.
 
Kadrolaşması üzerinden, devlet gücüyle kanun yetkisini kötüye kullanmaktı.
 
Sahte suç ve düzmece delil üretmekti. Adaleti araçsallaştırmaktı. Ayarlanmış mahkemelerle adil yargılanma hakkını yok etmek, tanımamaktı. 
 
Kara proganda, yıpratma kampanyaları ve psikolojik savaş planlayıp icra etmekti.
 
Tehdit ve şantajdı.
 
Siyaseti ve toplumu, mühendislik projeleriyle dizayn etmeye çalışmaktı.
 
Bu karanlık yöntemler ve kötü alışkanlıklar, FETÖ'den miras kaldı.
 
Başarı, onları ortadan kaldırmakla ölçülür. Doğruyla yanlışı, yaşla kuruyu ayırmadan yargılanan şöhretli isim sayısıyla değil. 
 
Yoksa FETÖ gider, METÖ gelir; adı değişir sadece. Yöntem ortadan kalkmadıktan sonra ne fark eder!
 
 
 
Yardım paralarını değerlendirecek vakfa sorular
 
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan aramışlardı. Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfı’nın açıklamasını göndermişlerdi. Hani, “Dağıtılmayan paralar gün geçtikçe eriyor” şeklindeki iddiaları yalanlıyorlardı.
 
Mehmet Yılmaz’ın T24’teki ısrarlı takibine değinmiş, sorularını aktarmıştım.
 
15 Temmuz şehit yakınları ve gazileri için bağış toplanmıştı. 
 
Ama bu bağışları ulaştıracak vakıf, ancak 3 yıl sonra aktifleştirilmişti. 
 
338 küsur milyonun da 9 milyon lira kadarı, ancak 4 yıl sonra, o da salgın vesilesiyle üç çarpı biner lira olarak dağıtılmıştı.
 
Açıklama ise “Vakıf görüldüğü gibi çalışıyor, paralar da dağıtıldığı halde artıyor” mealindeydi. Nemalanarak 344 milyon liraya çıkmıştı bakiye.
 
Ne ki Mehmet Yılmaz ikna olmadı, itirazı var.
 
“Elleri şehit ve gazilerin cebinden çıkmıyor!” başlıklı yazısında beni de öne sürüyor.
 
“Soruyu ben sormuştum, yanıt Akif’e gitmiş ki benim açımdan sorun yok”tan giriyor...
 
“Boş laf değil, açık ve net yanıtlar istiyorum. Dilerseniz yanıtlarınızı yine Akif üzerinden yollayabilirsiniz, benim için sakıncası yok”tan çıkıyor.
 
Ola ki cevapsız bırakmak istemezlerse, yine benim üstümden iletebilmelerine imkan vermek için aşağıya alıyorum. 
 
Paranın dolar karşısında yarı yarıya eridiği iddiasından geri adım atmıyor. Diğer soruları da özetle şöyle:
 
–Vakfın mütevelli heyeti üyeleri maaş ya da hakkı huzur alıyorlar mı? Ne kadar?
 
– Vakıf görevlilerinin toplam maaş ve genel giderleri ne kadar tutuyor? Kaç personel istihdam ediliyor?
 
--Vakfın ana parasının eksilmemesi için  giderler ve ödemeler çıktıktan sonra kazandığı “nemanın” enflasyonun üstünde olması gerek. Bu nasıl sağlanacak?
 
– Bugüne kadar üç kez biner lira vererek, şehit yakınları ve gazilere yeterli destek olunmuş sayılıyor mu?
 
– Beşiktaş’ta şehit olanların yakınlarına ve gazilere ne kadar ödeme yapıldı?