• 5.01.2020 00:00
  • (460)

  Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı’daki İslamofobik önyargılara şöyle tepki gösterdi: 

“Şiddet içeren bir hadisede zanlı Müslümansa olaya terör saldırısı, zanlıya da terörist damgası vuruluyor...” 

Bunun daniskasını Trump yapıyor. Daha seçimin son günü bile “Ben kaybedersem İslamcı terör kazanır” diye korkutuyordu seçmeni. 

“Biden gelirse terörist ülkelerden göçmen nüfusunu yüzde 700 arttıraacak, ABD mülteci kampı gibi olacak, sokağa çıkamayacaksınız, sizi radikal İslamcı teröristlerden ancak ben korurum” tivitleri sallamadı mı? 

İslam düşmanlığını körükleyerek, Müslümanları öcüleştirerek seçim almaya oynamadı mı? 

Evanjelik seçmenin gözünü boyamak için Haçlı ordularının başkomutanı, Kudüs fatihi pozları kesmedi mi? 

Suudi Arabistan’la İran dahi Fransa ve Avusturya'daki vahşeti kınadı. Radikal İslamcılığın hamiliğini bıraktılar. Dini kullanan şiddeti, IŞİD’den ibaret görmeden reddettiler. İran Dışişleri, dini fanatizmin Batı’daki İslamofobiden beslendiğini, o biterse öbürünün de biteceğini söyledi.  

Suud ve İran bile ‘akil devlet’ rolünde İslamofobiyle mücadele ediyor. Dini istismar eden aşırılığı mazur ve haklı göstermeye çalışmıyor, sahip çıkmıyorlar artık. 

Kim öyleyse Trump’ın ‘İslamcı terörist ülkeler’ dediği? 

Bütün Müslümanları terörist diye hedef göstermiyor mu? 

Yeryüzündeki bir numaralı İslam ve Müslüman düşmanı şu an Trump.  

Viyana saldırısını fırsat bilip yalan ve karalamalarına katık etmekten çekinmemiş bir ırkçı. Faşistin önde gideni... 

“Ben gidersem öcüler gelecek. Herkes Çince öğrenmek zorunda kalacak. Korona değil Çin vebası. İstila edecekler” mavalları okuyan bir ayrımcı.  

Halkını ayrıştırarak, birbirine karşı doldurarak, kin ve nefrete kışkırtarak şansını zorlayan bir bencil.  

Üç oy, üç kuruşluk çıkarı için yapmayacağı fenalık yok.  Gözünü kırpmadan kendi ülkesini ateşe atacak, bunu da vatanseverlik şovuyla satacak kadar... 

Ülkesinde kaçırdığı vergiyi Çin’de ödediği, Çin’de kamu şirketiyle ortaklık kurduğu belgelendi, maskesi düştü.  

Yüzü kızarmadan hala “Çin’le savaşan kahramana oy verin” tiyatrosunu sürdürüyor. 

O kazanırsa popülist şarlatanlık, aleni sahtekarlık, planlı kötülük, ırkçılık, İslam düşmanlığı kazanmış olacak, orası kesin. 

Fakat ne hikmetse İslamofobiyle mücadelenin yerli ve milli bayraktarları, onun kazanmasını istiyor. 

Sayım sürerken erken zafer ilan etti. Oldu-bittiyle oy gaspetmeye kalkıştı. Kılıfını baştan uydurmuştu, bekleniyordu zaten. Hazırlığını, el çabukluğuyla seçim çalmaya göre yapmıştı. Yine de aramızdaki Trump muhiplerini sevindirmeye yetti. 

“ABD layığını buldu, müstahak. Beter olsun. Pis ayaklar ABD’de tekrar baş oldu, ne kepazeler” diye değil sevinmeleri.  

“Utanmaz, yüzsüz bir madrabazı seçtiler” diye değil.  

“ABD’yi yeniden büyük yapacağı sloganıyla seçmeni kandırıp bir dönem daha rezil rüsva edecek, gözünü de çıkarsın maskara” diye değil. 

“Yaşasın, bizimki kazandı” diye atılan göbekler bunlar. Zil takıp çiftetelli oynayacaklar neredeyse. 

Favori adaylarının bir hokkabaz olduğunu saklamıyor Trumpsever fedailer. 

Kaybetme ihtimaline bile az daha karalar bağlayacaklardı. Dünyanın sonuymuş gibi. 

Ya sandıklar, arifeyi gösterip bayramı göstermezse! 

Yürekleri ağızlarında, Trump için atıyor.  

Kazanırsa rahat nefes alacaklar. 

O düşerse kendilerinin de hükmen mağlup sayılacağına mı inanıyorlar? Kaderlerinin bir olduğunu nereden çıkardılar?  

Nasıl bir bağ kuruyorlar, kurabiliyorlar aralarında? Akıl alır şey değil. 

‘Faiz lobisi’ diye diye 

Sene başından beri dolar kurundaki artış, dış borcumuzu bir trilyon liradan fazla arttırdı. Bu ana parası. Bir de Hazine’nin dolar cinsinden ödediği faizlere etkisi var.  

İmar affından sağlanan 20 küsur milyar liralık gelirin 50 katından fazla. 

İktidar, sıkıştıkça ilave salma salıyor. Ama dolardaki 30 kuruşluk artış ne topladıysa alıp götürüyor. Onun yerine kurla doğru mücadele etse bir kalemde 50 katı tasarruf elde edecek oysa. 

Babacan, her fırsatta söylüyor. Bütçedeki faiz gideri, son 5 yılda üçe katlanmıştı. Kur farkını da üstüne koyun...